YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3782
KARAR NO : 2016/4200
KARAR TARİHİ : 25.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
… ilçesi kaymakamı ve malmüdürü olan sanıkların, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının amacına aykırı biçimde 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu kapsamında olmayan kişilere yardımda bulunmak suretiyle görevlerini kötüye kullandıklarının iddia edilmesi karşısında, usulsüz yapıldığı iddia edilen yardımlarla ilgili alınan Vakıf Mütevelli Heyeti kararlarına dayanak dosyaların getirtilip incelenmesi, kararlara iştirak eden diğer üyelerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, yardımda bulunulan kişilerin gerçek ve dosyaya yansıyan ekonomik durumlarının belirlenmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek anılan kanun kapsamında kalıp kalmadıklarının ayrı ayrı saptanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, suç kastındaki yoğunluk, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerekirken, olayın oluşumu ve cereyan tarzına uygun düşmeyen, hangi somut verilere dayanıldığı da gösterilmeden, yasadaki ifadelerin aynen tekrarı sonucu temel cezalarının teşdiden belirlenmesi,Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup kazanılmış hak teşkil etmeyen TCK’nın 53. maddesi uygulanmaması ve Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesi doğrultusunda anılan maddenin uygulanması ile ilgili olarak değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.