YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15977
KARAR NO : 2016/7013
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
MAHKEMESİ : … Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2015
NUMARASI : 2014/1381-2015/654
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ve vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların ve asilin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili hakkında başlatılan iki ayrı icra takibine konu üç adet çekin imzalı ancak boş olarak çalındığını, müvekkilinin çekin arkasındaki ciranta ve davalıyla arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, çek üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını, çeklerin takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, çekleri ibraz eden … tarafından ibrazdan sonra davalı takip alacaklısına çeklerin temlik edildiğini, alacaklı olduğunu iddia eden davalının bu alacağını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, takip öncesi temerrüde düşürülmeyen müvekkilinden faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek, iki ayrı icra takibine konu 3 adet çek sebebiyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takiplerin ve çeklerin iptaline, takip öncesi faiz sebebiyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bu güne kadar borca herhangi bir itirazda bulunmadığını, takiplerde satış aşamasına gelindiğinde bu davanın açıldığını, davacının takiplerde ödeme emrine itiraz dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmadığı halde iş bu davada zamanaşımı definde bulunduğunu, davacının savcılıkta vermiş olduğu ifadesinde işlerinin kötü gitmesi üzerine müvekkilinden aldığı borç para karşılığında çek verdiğini ikrar ettiğini, dava konusu çeklerin müvekkilinin …’a olan borcunu ödemek amacıyla ona teslim edildiğini, çekler karşılıksız kaldığında müvekkilinin nakit olarak çek bedellerini adı geçenin banka hesabına ödediğini, … tarafından çeklere dayalı olan alacağını müvekkiline temlik ettiğini, ilamsız icra takibine konu çeklerin yazılı delil başlangıcı teşkil ettiğini savunarak, davanın reddi ile %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, zamanaşımına uğramış çekler nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine yönelik olarak açılan iş bu menfi tespit davasında davalı alacaklı vekilinin çeklerin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, davacının davalıdan aldığı borçları nedeniyle çeklerin düzenlendiğini ileri sürerek temel ilişkiye dayandığı, davacı asilin isticvap beyanında davaya konu çeklerin o tarihte ortağı olduğu …’nin ödeme güçlüğü içerisinde olması nedeniyle 300.000,00.-TL’nin şirket için alınan borç para karşılığında 3 parça halinde ve 480.000,00.-TL olarak düzenlenip davalıya verildiğini ileri sürerek temel ilişkiyi kabul ettiğinden davalı alacaklının alacaklı olduğunu ayrıca ispatlamasının gerekmediği, temel ilişkinin kabul edilmiş olmasına göre, davacı borçlunun zamanaşımına uğramış çekler nedeniyle ödeme yaptığını ispatlayamadığı, davacı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden dava konusu çekler sebebiyle icra takip dosyalarında işlemiş faiz alacağı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının Antalya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2014/5513 sayılı takip dosyasından talep edilen 187.567,68.-TL ve Antalya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4286 sayılı dosyasından talep edilen 52.867,53.-TL tutarındaki işlemiş faizlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, mahkemece verilmiş bir tedbir bulunmadığından davalının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.