Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1260 E. 2021/3259 K. 22.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1260 E.  ,  2021/3259 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1260
Karar No : 2021/3259

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 08/07/2020 tarih ve E:2017/2887, K:2020/3357 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararına yönelik yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi ve dava konusu kararın dayanağı olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun) 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 08/07/2020 tarih ve E:2017/2887, K:2020/3357 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ile davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun …Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, …Cumhuriyet Başsavcılığının …tarih ve …sayılı CBS Soruşturma Dosyası sayılı üst yazısı ekinde Hâkimler ve Savcılar Kuruluna gönderilen ByLock kullanıcı bilgilerini içeren belge ile “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden; davacı tarafından …GSM numarasından, …, …, …IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiği, davacının “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, öğrenci iken örgüt evlerine ders çalışmaya gittiğine, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüt tarafından verilen ve örgüt içi haberleşme için kullanılan tabletlerden kullandığına, ByLock kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Diğer hususlar yönünden, davacı tarafından uluslararası bir sivil toplum kuruluşundan organize bir şekilde maddi yardım talebinde bulunulmasının, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, usul yönünden, 08/07/2020 tarihinde yapılacağı belirtilen duruşma için 2577 sayılı Kanun’da belirtilen otuz günlük süreden önce davetiye tebliğ edilmediği, bu suretle savunma hakkını kullanamadığı; esas yönünden ise hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmasına ilişkin özel usul kurallarına uyulmadığı, örgütle irtibat ve iltisakının, bunları gösteren fiillerinin somut olarak ortaya konulamadığı, başarılı bir meslek hayatı bulunduğu, mesleğine ilişkin olarak tarafsızlığını ve bağımsızlığını yitirdiğine yönelik somut bir iddia ve delil bulunmadığı, uyuşmazlıkta 2802 ve 6087 sayılı Kanunların ve Anayasa’nın hâkimlik teminatına ilişkin hükümlerinin doğrudan uygulanması gerektiği, suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, işlemin niteliğinde hataya düşüldüğü, işlemin açık bir meslekten çıkartma işlemi olduğu, soruşturma yapılmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, delillerle yüzleşme imkânı tanınmadığı, yeniden inceleme talebinin savunma hakkının kullanılması olarak nitelendirilemeyeceği, işlemin kişiselleştirilmediği ve soyut olduğu, dellillerin işlem tarihinde mevcut olmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki karşılıklarının bulunmadığı ve muğlak olduğu, öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerinin ihlal edildiği, söz konusu yapının terör örgütü olduğuna dair 13/07/2017 tarihinden önce kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı, kişiye özgü gerekçeler ile delillerin maddi olayı yansıtmadığı, bir iletişim programı kullanmanın suç olmadığı, bunun geriye dönük olarak yargı kararıyla belirlenemeyeceği, delillerin hukuka uygun usullerle elde edilmediği, bu dijital delille ilgili teknik çelişkiler bulunduğu, Muğla Emniyetinin bu programı kullanmadığına dair dijital inceleme raporu mevcut olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişilerin ifadelerinin delil olamayacağı, ifadelerin gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu,bir suça dayanak olamayacak kadar zayıf ve basit bulunduğu, YARSAV üyeliği hakkındaki değerlendirmelerin örgütlenme özgürlüğüne uygun olmadığı, Avrupa Yargıçlar Derneğinden yardım almanın hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı, dava konusu işlemin ölçülü olmadığı, çekirdek haklara müdahale ettiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 08/07/2020 tarih ve E:2017/2887, K:2020/3357 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 22/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.