Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/15803 E. 2016/755 K. 21.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15803
KARAR NO : 2016/755
KARAR TARİHİ : 21.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 241. maddesinde tefecilik suçunun; “Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi,…” biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyeceği,
Ayrıca, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği anda suçun işlendiği kabul edilmekle birlikte 5237 sayılı Yasanın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun maddede yazılı tipik hareketin bir kez işlenmesiyle oluşan sırf hareket suçu niteliğinde bulunduğu, bu suçun ivaz karşılığında ödünç paranın borç alana verilmesiyle tamamlandığı, suçun tamamlanması için ivazın temin edilmiş olmasının şart olmadığı, hatta ödünç olarak alınan paranın vadesinde geri ödemesinin yapılmamış olmasının da suçun oluşması üzerinde bir etkisinin bulunmadığı, aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında önemli miktardaki paraların karşılıksız verilmesinin de hayatın olağan akışına ve genel hayat tecrübelerine uygun düşmediği anlaşılmakla,
Olay hakkında bilgi ve görgü sahibi olduğu anlaşılan …ve …’ın CMK’nın 43 vd., mağdur…’ın ise aynı Kanunun 236/1. maddeleri gereğince dinlenilmesinden, atılı suçla ilgili zabıta araştırması yaptırılmasından, …İcra Müdürlükleri nezdinde sanığın alacaklı olduğu takip dosyaları bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa borçluların tanık sıfatıyla beyanlarının alınmasından ve gerekirse dava konusu olaya ilişkin vergi tekniği raporu aldırılmasından sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve aleyhe olan katılan ile tanık anlatımlarına neden itibar edilmediği, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı denetime olanak verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Gerekçeli kararın mahkeme mühürü ile mühürlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK’nın 232/7. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Sanığın eylemleri sabit görülmeyerek beraatine karar verilmesine rağmen, hükümde CMK’nın 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) yerine (b) bendine yer verilmek suretiyle aynı Kanunun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Adli emanetin 2011/7 esas sırasında kayıtlı eşyalar hakkında bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 21/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.