Danıştay Kararı 12. Daire 2021/7876 E. 2021/7043 K. 22.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/7876 E.  ,  2021/7043 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7876
Karar No : 2021/7043

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …. Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:…, Temyiz No:….sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa Linyitleri İşletmesi Müdürlüğünde daimi işçi olarak çalışmakta iken, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 17/03/2015 tarih ve 2015/14 sayılı kararı uyarınca özelleştirme uygulamaları kapsamında 22/06/2015 tarihinde … Elektrik Üretim A. Ş.’ne devredilen ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesi kapsamında istihdam edilen davacı tarafından, 22/06/2015 tarihi itibarıyla tercih hakkı verilerek davalı idarenin birimlerinden birine nakledilmesi, mahrum kaldığını ileri sürdüğü ücret ve sosyal haklarına karşılık 22/06/2015 tarihinden itibaren 200.000,00-TL’nin yasal faiziyle ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 02/04/2020 tarih ve E…. sayılı Elektrik Üretim A. Ş. Genel Müdürlüğü işleminin iptali ile yoksun kaldığı mali haklarına karşılık şimdilik 1.000,00-TL’nin 22/06/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; özelleştirme uygulamaları kapsamında nakil hakkı bulunmayan personelin kamu kurumlarında 4/C statüsünde çalıştırılmasına imkan tanıyan ve 31/12/2014 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı uyarınca devrin tamamlandığı 22/06/2015 tarihindeki hukuki koşullarda hiçbir değişiklik olmadığı halde davacının 07/04/2020 tarihinde yaptığı başvuru, 2015 yılında kesinlik kazanan özelleştirme ve devir işlemlerinin yeniden gözden geçirilmesine yönelik olduğundan, anılan başvurunun 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında olduğu, bu durumda, 2015 yılında kesinlik kazanan özelleştirme ve devrin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlayan 60 günlük idari dava açma süresi içerisinde başka bir işletmeye atanması için tercih hakkı verilmesi istemiyle davalı idareye başvurulması gerekirken, aradan beş yıl geçtikten sonra 07/04/2020 tarihinde 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında yapılan başvuru dava süresini canlandırmayacağından, süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … Kurulunun …. tarih ve …sayılı kararı uyarınca davalı idareye bağlı … İşletmesinin 22/06/2015 tarihinde özelleştirildiği, muvafakatı ve bilgisi olmadan … Holdinge devrinin sağlandığı, işletmenin, işyeri, demirbaşlar ve çalışanları ile birlikte anılan firmaya devredildiği, 22/06/2015 tarihinde özelleştirme ile çıkışlarının yapıldığı ve aynı günde adı geçen şirkete girişlerinin yapılarak devrin gerçekleştirildiği, daha sonra ise ücret ve sosyal haklar bakımından menfaati korunması gerekirken şirket tarafından çıkışlarının yapıldığı ve 4/C geçici kadro ile çalışmak durumunda bırakıldıkları, idarenin farklı şubelerinde daimi işçi kadrosu ile geçiş yapması yahut 4/C statüsünde çalışması hususunda tercih hakkı tanınmadığı, oysa davalı idareye bağlı bazı işletmelerin özelleştirilmesinde tercih hakkının tanındığı, bunun Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ücret ve diğer sosyal haklar açısından mağduriyete sebebiyet verdiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : … A.Ş. tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : … İşletmelerinde daimi işçi olarak görev yapmakta iken, özelleştirme uygulaması neticesinde … Tunçbilek Elektrik Üretim A.Ş.’ne devredilen davacının, özelleştirme kapsamında idarenin farklı şubelerine geçiş yapması yahut 4/C statüsünde çalışması hususunda tercih hakkı tanınmadığından bahisle tarafına tercih hakkı verilmesi, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000-TL’nin yasal faiziyle ödenmesi istemiyle idareye başvuru yaptığı, taleplerinin reddine ilişkin işlem ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL’nin kanuni faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle dava açtığı, her ne kadar davacının dava dilekçesinde şimdilik 1000-TL isteminde bulunması ve dava sürecinde davasını ıslah etmemiş olsa bile davalı idareye başvurusunda 200.000-TL talebinde bulunması karşısında temyiz sınırının üzerinde olan temyiz isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması ve işin esasına girilmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafından, özelleştirme uygulamaları sırasında davalı idare bünyesinde istihdamı konusunda tercih hakkı tanınmadığı ileri sürülerek, bu nedenle davalı idare bünyesindeki işletmelere tercih hakkı tanınarak naklinin sağlanması ve bundan kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi istenilmekte ise de; davacının 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 22. maddesinde tahdidi olarak unvanları sayılan (genel müdür, müdür yardımcısı vb.) personelden olmadığı, dolayısıyla kamu kurumuna nakledilme hakkına sahip (nakle tabi) personel olduğundan bahsedilemeyeceği, 4857 sayılı İş Kanun’un “İşyeri veya Bir Bölümünün Devri” başlıklı 6. maddesi çerçevesinde İş Kanunu’na tabi olarak çalışan ve toplu iş sözleşmesine tabi olan personelin ilgili işletmenin özelleştirilmesi esnasında işletme ile beraber devralan işverene nakledileceği, 31/12/2014 tarih ve 29222 (4. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2015 tarihinde yürürlüğe giren 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar”ın, davacının çalıştığı işyerinin özelleştirildiği tarih olan 22/06/2015 tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle “Kapsam ve aranacak şartlar” başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, “24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan kuruluşlarda (iştirakler hariç) istihdam azaltımına gidilmesi veya bu kuruluşların kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde veya diğer sebeplerle bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla İş Kanunu hükümlerine tabi daimi veya geçici işçi statüsünde istihdam edilen ve 4046 sayılı Kanunun değişik 22’nci maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelden iş sözleşmesi özelleştirme tarihinden önce kamu tarafından veya özelleştirme tarihinden sonra 2 yıl içinde özel sektör tarafından; kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenler 657 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin mülga (C) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edileceği,” kuralının getirildiği, davacının 657 sayılı Kanun’un mülga 4/c maddesi kapsamında istihdam edilmesinin davacının iddia ettiği gibi mağduriyete sebep olmadığı, aksine özelleştirme uygulamaları sırasında iş akdi sonlandırılan işçiler için kamuda istihdam olanağı yarattığı gerekçesiyle davanın esastan reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Temyiz isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.