Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/3181 E. , 2021/5255 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/3181
Karar No:2021/5255
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …,
Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın ili, Nazilli ilçesi, … Mahallesi, …parselde kayıtlı bulunan taşınmazın satışına ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle gerçekleştirilecek olan 08/01/2018 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacının mülkiyetinde iken mülga İsabeyli Belediye Başkanlığı tarafından “Çöp Dökme Sahası ve Hayvan Barınağı” yapılmak üzere kamulaştırılan ve zeytinlik olarak kullanılan taşınmazın satışının yapılması amacıyla ihaleye çıkarılacağının ilan edilmesi üzerine davacı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 22. maddesinde düzenlenen geri alma hakkının kullandırılmadığı gerekçesi ile bakılan davanın açıldığı,
2942 sayılı Kanun’un 22. maddesine 10/09/2014 tarihinde 6552 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile eklenen 3. fıkrayla, bu madde hükümlerinin, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde uygulanamayacağı düzenlemesinin getirildiği, bu kural uyarınca kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde geri alma hakkının kullanılmasında uygulanabilecek tek maddenin anılan Kanun’un 23. maddesi olduğu ve bu maddede idareyi, eski maliklere Tebligat Kanunu hükümlerine göre bildirimde bulunmaya zorlayan bir hükmün bulunmadığı, kamulaştırmanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçmiş ise 5 yılın son bulduğu tarihten itibaren 1 yıl içerisinde eski malikin geri alma hakkını kullanmaması durumunda hakkının düşeceğinin açık olduğu,
Davacılardan …’ın 2942 sayılı Kanun’un 23. maddesi uyarınca geri alma hakkının, taşınmazın kamulaştırıldığı 20/12/2011 tarihinden itibaren 5 yıl eklendiğinde 20/12/2016 tarihinde başlayarak 20/12/2017 tarihinde son bulduğu ve geri alma hakkına ilişkin bir başvurusunun bulunmadığı anlaşıldığından taşınmazın ihaleye çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Öte yandan, davacılardan …’in dava tarihinden önce taşınmaza ilişkin herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığı, 22/08/2017 tarihli dilekçesiyle taşınmazı satın almak için başvurduğu, bu başvurunun geri alma talebi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmaması sebebiyle anılan şahıs bakımından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın, kendisine aitken kapatılan İsabeyli Belediyesi tarafından kamulaştırılarak sonrasında kül olarak Nazilli Belediyesi’ne devredildiği, her ne kadar ihaleyle satışına karar verilmiş ise de, 2942 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre kendisine geri alma hakkı tanınması ve bu hakkını kullanmaması durumunda ihaleyle satışın gündeme getirilmesi gerektiği, Mahkeme kararında gerekçe olarak gösterilen 2942 sayılı Kanun’un 22. maddesinin 3. fıkrasının 10/09/2014 tarihinde eklendiği, taşınmazın ise 20/12/2011 tarihinde kamulaştırıldığı, kanunların geriye yürüyemeyeceği, anılan Kanun’un Geçici 9. maddesinin bazı kısımlarının Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiği, Mahkeme kararında Geçici 9. maddenin iptal edildiğinin gözardı edildiği, 2942 sayılı Kanun’un 23. maddesi alternatif olarak göz önüne alınıp değerlendirilmiş olsa da dava konusunun anılan madde ile ilgili olmadığının açıkça ortada olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Mahkemenin davanın reddi yönündeki kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; temyize konu Mahkeme kararında davanın, … bakımından ehliyet yönünden, … bakımından esas yönünden reddine karar verilmiş ise de; davacının yalnızca … olduğu, …’in davacının vekili sıfatını taşıdığı görülerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
…tarih ve …sayılı İsabeyli Belediye Encümeni kararıyla, davacı adına kayıtlı olan Aydın ili, Nazilli ilçesi, …Mahallesi, …parselde kayıtlı taşınmazın da aralarında bulunduğu taşınmazların “Çöp Dökme Sahası ve Hayvan Barınağı” yapılmak üzere kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
…tarih ve …sayılı Uzlaşma Komisyonu kararıyla, uzlaşılan 28.000,00-TL bedel üzerinden taşınmazın satılmasına karar verilmiş, taşınmaz …tarih ve …yevmiye numarasıyla İsabeyli Belediyesi adına tapuya kaydedilmiştir.
6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince İsabeyli Belediyesi’nin kapatılması sonucunda taşınmaz Nazilli Belediyesi’ne devredilerek …tarih ve …yevmiye numarasıyla yapılan devir tapuya işlenmiştir.
06/09/2017 tarih ve 78 sayılı Nazilli Belediye Meclisi kararıyla, taşınmazın satılmasına karar verilmiş ve taşınmaz 105.860,00-TL bedel üzerinden 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesine göre açık teklif usulüyle ihaleye çıkarılmıştır.
…tarih ve …sayılı Belediye Encümeni kararıyla, taşınmazın satışı için gerçekleştirilen ihaleye iştirakçi çıkmadığından ihalenin 15 gün pazarlığa çıkarılmasına, katılımcı çıkmazsa dosyanın muameleden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulu’nca 10/12/2019 ve 10/03/2020 tarihli ara kararlarıyla, diğer hususların yanı sıra taşınmazın İsabeyli Belediye Başkanlığı’nca yapılan kamulaştırma işleminden sonra “Çöp Dökme Sahası ve Hayvan Barınağı” olarak kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsis edilip edilmediği, tahsis edilmiş ise tahsise ilişkin Belediye Meclisi kararı bulunup bulunmadığı, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmışsa hangi tarih aralıklarında kullanıldığı hususlarının davalı idare ile Aydın Valiliği, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Aydın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Aydın İl Sağlık Müdürlüğü’nden sorularak, konuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş,
Ara kararına verilen cevaplardan, taşınmazın tarla vasıflı olarak imar planı dışında kaldığı, kamu yararı amacıyla herhangi bir ihtiyaca tahsis edilmediği ve atıl vaziyette durduğu anlaşılmıştır.
Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulu’nun 03/03/2021 tarihli ara kararıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 22. maddesinin 3. fıkrasının (Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde uygulanmaz.) Anayasa’nın 2. ve 35. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle anılan kuralın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırıldığı tarih itibarıyla “Tarafların anlaşmasıyla vazgeçme ve devir” başlıklı 22. maddesinde, “Kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması hâlinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, aldığı kamulaştırma bedelini üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malını geri alabilir.
Ancak, kamulaştırılan taşınmaz mala kamulaştırmayı yapan idare dışında başka bir idare, kamulaştırma yoluyla gerçekleştirebileceği bir kamu hizmeti amacıyla istekli olduğu takdirde, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmayarak bu kanunun 30. veya 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu’nun 23. maddesine göre işlem yapılır.” kuralı yer almıştır.
Söz konusu maddede yapılan değişiklikler ile madde başlığı “Vazgeçme, iade ve devir” olarak değiştirilmiş ve 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle yapılan değişiklik sonrasında madde, dava konusu ihale tarihi itibarıyla “Kamulaştırmanın (…) kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması hâlinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi hâlinde kamulaştırma bedelinin faizi alınmaz.
Bu madde hükümlerine göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının 23. maddeye göre geri alma hakları da düşer.
Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde uygulanmaz.
Ancak, kamulaştırılan taşınmaz mala kamulaştırmayı yapan idare dışında başka bir idare, kamulaştırma yoluyla gerçekleştirebileceği bir kamu hizmeti amacıyla istekli olduğu takdirde, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmayarak bu Kanun’un 30. veya 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu’nun 23. maddesine göre işlem yapılır.” hâlini almıştır.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
2942 sayılı Kanun’un 22. maddesine 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle eklenen 3. fıkranın, Anayasa’nın 2 ve 35. maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle iptali için Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi’nin 29/04/2021 tarih ve E:2021/41, K:2021/30 sayılı kararıyla, “3. Bakılmakta olan davaya konu taşınmaz, satın alma usulüyle kamulaştırılmak suretiyle 20/12/2011 tarihinde idare adına tapuda tescil edilmiştir. Söz konusu taşınmazın 08/01/2018 tarihli ihale ile satılacağının duyurulması üzerine, geri alma hakkının kullandırılmadığı gerekçesiyle davacı tarafından ihalenin iptali talebiyle dava açılmıştır.
4. 2942 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 22. maddesinde genel olarak kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmazın kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsis edilmesine gerek kalmaması hâlinde mal sahibi veya mirasçılarının taşınmaz malını geri alabilme hakkına ilişkin kurallara yer verilmiştir. Anılan madde 11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle değişikliğe uğramıştır. Söz konusu değişiklikten önce 11/02/1959 tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak tebligat üzerine mal sahibinin veya mirasçılarının herhangi bir faiz ödenmeksizin aldıkları kamulaştırma bedelini üç ay içinde iade etmek suretiyle taşınmaz malı geri alabilecekleri düzenlenmişti. Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle mal sahibinin veya mirasçılarının, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödemeleri hüküm altına alınmıştır. Ayrıca maddeye yeni eklenen ikinci fıkrada, bu madde hükümlerine göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibinin veya mirasçılarının 23. madde uyarınca geri alma haklarının da düşeceği; itiraz konusu üçüncü fıkrada ise, bu madde hükümlerinin kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde uygulanmayacağı öngörülmüştür.
5. 2942 sayılı Kanun’un 22. maddesinde yapılan söz konusu değişikliklerin, yürürlük tarihi olan 11/09/2014 tarihinden önce açılan ve henüz kesinleşmeyen davalarda da uygulanmasını öngören Geçici 9. maddenin birinci cümlesinde yer alan “… 22. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile …” ibaresi, “Mal sahibi veya mirasçılarının daha önce yararlanabildiği birtakım imkânları sona erdiren veya bunlara daha önce var olmayan bazı yükümlülükler yükleyen düzenlemelerin, yürürlüğe girme tarihinden önceki olay ve durumlara da uygulanacağının düzenlenmesi, kişilerin işlemin yapıldığı tarihte var olmayan, dolayısıyla öngörmeleri mümkün bulunmayan kurallara tabi kılınmaları sonucunu doğurmakta, böylece kişilerin mülkiyet hakkına ilişkin hukuki güvenliklerini ihlâl etmektedir.” biçimindeki gerekçeyle Anayasa Mahkemesi’nin 14/05/2015 tarih ve E:2014/177, K:2015/49 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
6. Kamulaştırılan taşınmazın sahibinin haklarının, kamulaştırma tarihinde yürürlükte olan kurallara göre belirlenmesi gerekir. Nitekim bu husus idari yargı içtihatlarıyla da kabul edilmiştir. İtiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında 2942 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde 6552 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin bu tarihten sonra kesinleşen kamulaştırmalarla ilgili olarak tatbikinin mümkün olduğu görüşü benimsenmiş, bir başka deyişle 11/9/2014 tarihinden önce yapılan kamulaştırmalar ile ilgili olarak ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda 6552 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak kural olarak görülmemiştir.
7. Bu itibarla bakılmakta olan davaya konu kamulaştırma işlemi, 2942 sayılı Kanun’un 6552 sayılı Kanun’la değişik 22. maddesinin yürürlük tarihi olan 11/09/2014 tarihinden önce 20/12/2011 tarihinde gerçekleştiğinden itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin 16/3/2016 tarih ve E:2016/12, K:2016/13 sayılı kararı da aynı yöndedir.
8. Açıklanan nedenlerle kuralın itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” gerekçesiyle 2942 sayılı Kanun’un 22. maddesinin 3. fıkrasının itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından, fıkraya ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacının mülkiyetinde iken kamulaştırılan, kamu yararı amacıyla herhangi bir ihtiyaca tahsisi yapılmayan ve satışı amacıyla ihaleye çıkarılmakla kamulaştırma amacına ve kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmadığı anlaşılan taşınmazın; Anayasa Mahkemesi kararında belirtildiği üzere kamulaştırma tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle 2942 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca, bedeli mukabilinde geri alma hakkını kullanmasını teminen mal sahibi olan davacıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyuru yapılması gerekirken bu usul işletilmeksizin satışına ilişkin 08/01/2018 tarihli dava konusu ihalede hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı ….-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ….-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.