Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/17467 E. 2016/7583 K. 27.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17467
KARAR NO : 2016/7583
KARAR TARİHİ : 27.04.2016

MAHKEMESİ : … Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2015
NUMARASI : 2014/401-2015/42

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının 2011 yılında müvekkilinden bir takım yazılım programları satın aldığını, söz konusu satıştan dolayı müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının müvekkili hakkında takip başlattığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan 4.000 TL bedelle satın aldığı üretim modülüne ilişkin yazılım programının çalışmayıp ayıplı olduğunu, ayıplı ürün bedelinin tahsili için takip başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, programın kullanılmayacak derecede ayıplı olduğu, bu nedenle davalının bu program için ödediği bedelin iadesinin gerektiği, davalı her ne kadar 4.000 TL’nin tahsilini istemiş ise de fatura bedelinin 3.540,00 TL olduğundan davacının davalıya 460,00 TL borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında satım sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan TTK’nun 25/III maddesine göre, teslim sırasında ayıp açıkça belli ise 2 gün içerisinde, açıkça belli değil ise 8 gün içerisinde kontrol ve muayene ettirilerek ayıbın satıcıya bildirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davalı alıcı programı aldığı günden itibaren çalıştıramadığını beyan ederek ürünün açık ayıplı olduğunu savunmuştur. Bu durum, taraflar arasındaki e-mail yazışmalarından görüleceği üzere yaklaşık 6 ay sonra satıcıya bildirilmiş olup, TTK’nun 25/III maddesindeki amir hüküm gözetilerek davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya kapsamıyla bağdaşmayan gerekçeye dayanarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 27/04/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Taraflar arasındaki e-posta yazışmalarının içeriğinden davalının ayıplı malla ilgili süresi içinde davacıya ayıp ihbarında bulunduğu anlaşıldığından sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerektiği görüşünde olduğumdan saygıdeğer çoğunluğun bozma kararına muhalifim.27.04.2016