YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17116
KARAR NO : 2016/6257
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : … Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 02/06/2015
NUMARASI : 2014/1324-2015/448
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, tarafların 19.07.2012 tarihinde boşandıklarını, boşanmadan sonra davalının müvekkilinin elinden zorla aldığı senedi kullanarak aynı evde yaşamaya zorladığını ve müvekkili ile anlaşma taahhütnamesi başlıklı protokol imzaladığını, müvekkilini ahlaka aykırı bir sözleşme yapmaya zorladığını, protokolün 3. maddesinde 19.07.2012 tarihinde verilen 50.000 TL bedelli senedin 1 sene beraber yaşadıktan sonra müvekkiline verileceğinin, verilmese bile hiçbir hükmü kalmayacağının belirtildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının açıkça anlaşıldığını, takibe konulan senet nedeniyle müvekkilinin maaşından kesinti yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız yere tahsil edilen 7.915,44 TL’nin davalıdan istirdadına ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, boşanma kararından sonra davalının davaya konu senedi kullanarak davacı ile aynı evde birlikte yaşama konusunda Anlaşma Taahhütnamesi başlıklı protokol imzaladıkları, bu protokolün 3. maddesinde “19.07.2012 tarihinde verilen 50.000 TL bedelli senet 1 sene beraber yaşadıktan sonra davacıya verilecek, verilmese bile hiçbir hükmü kalmayacaktır. Senet geçersiz olacaktır.” şeklinde düzenleme olduğu, dava konusu bononun ahlaka ve adaba aykırı bir durumun gerçekleşmesini teminen verildiği, bononun 6098 sayılı TBK’nun 27/1. maddesi uyarınca geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı geçersiz ve bedelsiz olduğunu bildiği halde davacı hakkında haksız ve kötüniyetle takip yaptığından asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.