Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/4085 E. 2016/6307 K. 14.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4085
KARAR NO : 2016/6307
KARAR TARİHİ : 14.06.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zimmet suçundan sanık …’nin mahkumiyetine, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar … ve …’ın beraatlerine

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelendi;
07/02/2014 tarihli dilekçe ile temyiz yoluna başvuran şikayetçi … vekilinin, 23/07/2014 tarihli Olura dayanarak, 12/08/2014 tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla; incelemenin, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik adı geçen sanık müdafiin temyiz itirazlarıyla sınırlı şekilde yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
… Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan sanığın, 2007 yılında imzasız gider pusulalarında harcama olarak gösterdiği toplam 1.330,00 TL’yi ve 2008 yılı gelir ve giderlerine göre yeni yönetime devretmesi gereken toplam 17.427,89 TL’yi zimmetine geçirdiği iddia olunmakla; 31/12/2007 tarihli gider pusulalarında adı geçen …tanık sıfatıyla dinlenerek makbuzlarda geçen işi yapıp ücretini alıp almadıklarının sorulması, kayıtlara girmeyen ancak sanık tarafından yapıldığı bildirilen diğer harcamaların doğru olup olmadıklarının belirlenmesi bakımından, …Tarım A.Ş. yetkilisi ile banka dekontlarında adı geçen… ile …’ün tanıklığına başvurulup, belgelerdeki miktarların sanık tarafından kooperatifin işleri kapsamında kendilerine ödenip ödenmediğinin ve 24/12/2008 tarihli faturadaki işlerin sanığın yönetimde bulunduğu dönemde yapılıp yapılmadığının araştırılması, 06/09/2007 tarihli ve 8.000 TL bedelli dekontta “Mahmatlar
Köyü Teslimatı” açıklamasının neden kaynaklandığının sanıktan ve tanık… ayrıca sorulması, bu eksikliklerin giderilmesinden sonra gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp sanığın zimmetinde kalan para olup olmadığının kesin olarak ortaya konulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçun zincirleme olarak işlenmesine karşın sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
TCK’nın 248. maddesinin uygulanabilmesi için; zararın aynen iadesi veya tamamen tazmini gerektiği gözetilmeden, kooperatif vekilinin, zararın kısmi nakit ödeme ve bono verilmek suretiyle karşılandığını ve kooperatifin zararının kalmadığını değerlendirdikleri biçimindeki beyanına itibar edilerek, koşulları oluşmadığı halde aynı Kanunun 248/2. maddesinin uygulanması,
Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nın 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin kararının dikkate alınamaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.