YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25336
KARAR NO : 2015/18139
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, taraflarca temyiz edilip, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı… vekili Av…. tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 06.10.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı… vekili Av…. ile davacı … vekili Av… geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi.
Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01.06.2009-10.06.2013 tarihleri arasında ambalaj malzemeleri matbaa ustası olarak 1.375,00-TL net ücretle çalıştığını, SGK’na asgari ücretten bildirildiğini, fazla mesai, bayram tatili ücretlerinin de ödenmediğini, 2013/Mayıs ayı ücretinden 375,00-TL kesinti yapıldığını, bu nedenlerle iş akdini haklı nedenle feshettiğini, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin tamamını kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifaen çıkışının yapıldığını, son olarak 887,00-TL net maaş aldığını, bordoları ihtirazi kayıtsız imzaladığını, ücretlerinin bankaya yatırıldığını, davacının usta değil vasıfsız baskı işçisi olarak çalıştığını, haftanın 5 günü 08:00-18:30 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi ile haftada 45 saat çalıştığını, fazla çalışma yapmadığını, olağan iş akışı içinde dini ve ulusal bayramlarda çalışılmadığını, işlerin yetiştirilmesi için arızi olarak Cumartesi günü yapılan çalışmaların karşılığının bordroda tahakkuku yapılarak ödendiğini, tüm yıllık izinlerini kullandığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının iddia ettiği gibi net 1375,00TL ücretle çalıştığı, fazla mesai yaptığı, kullanmamış yıllık izin ücretinin bulunduğu, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi nedeni ile kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fazla mesai ücreti ile ilgili taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Çalışma saatlerini ve günlerini belirleme işverenin yönetim yetkisi kapsamında olup bu bağlamda işyerinde fazla çalışma yapılıp yapılmayacağı, şayet yapılacaksa hangi günlerde ve hangi saatler arasında yapılacağı işveren tarafından belirlenecektir. Bu belirlemenin de işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu, işyeri politikası v.b gibi sebeplerden dolayı zaman içerisinde değişkenlik gösterebileceği kuşkusuzdur.
Dolayısıyla fazla çalışmaya ilişkin ispat külfeti altında olan davacının talep ettiği döneme ilişkin fazla çalışma ücretini, tanık deliline dayanarak ispat etmek istemesi halinde ancak bu dönemde aynı işyerinde çalışan tanık anlatımları ile ispat külfetini gerçekleştirebilceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda daha ziyade davacı tanık anlatımlarına göre 10.06.2009-10.06.2013 tarihleri arasındaki dönem için fazla mesai ücreti hesap edilmiş ise de, davacı tanıklarından … davacı ile 2012 Aralık-2013 Haziran; … ise 25.11.2012-06.06.2013 tarihleri arasında çalışmıştır. Bu itibarla davacının sadece tanıklarının kendisi ile birlikte çalıştıkları süre ile sınırlı olmak üzere iddiasını ispat ettiği kabul edilerek bu döneme münsahır olmak üzere fazla mesai ücreti hesap edilmelidir.
Öte yandan dosya içinde bulunan davacının imzasını içeren puantajlarda mesainin başlangıç ve bitiş saatleri yazılı değil ise de, 2012/7, 2013 yılı 1-2-3-4-5. aylara ait puantajlarda saat bazında fazla mesai süresi yazılı olup bunların %50 zamlı saat ücreti üzerinden karşılığı olan miktar ile bordrolardaki “ek kazanç” adı altındaki tutarların uyumlu olduğu görülmektedir. Bu itibarla bordrolarda “ek kazanç” adı altında görünen tahakkukların fazla mesai karşılığı olup olmadığı değerlendirilerek fazla mesai karşılığı olduğunun anlaşılması halinde “ek kazanç” adı altında tahakkuk bulunan ve ihtirazi kayıt içermeyen aylar bakımından fazla mesai ücreti hesap edilmemelidir.
3-Bilirkişi tarafından hesap edilen davacının ödenmeyen aylık ücreti brüt 1081,72 TL olduğu halde 1181,72 TL ücret alacağının hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
4-Davacı vekili iş sözleşmesinin feshine ilişkin 10.06.2013 tarihli ihtarnamede aynı zamanda dava konusu ettiği alacakları kalem kalem sayarak 3 gün içinde ödenmesini talep etmiştir. Bu ihtarname davalı tarafa 14.06.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili gerek dava gerekse ıslah dilekçesinde kıdem tazminatı dışındaki alacaklara ihtarname ile oluşan temerrüt tarihinden itibaren faiz istemiştir. Hal böyle olunca hüküm altına alınan kıdem tazminatı dışındaki alacaklara 18.06.2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ihtarnamede alacakların miktarının yazılı olmadığı gerekçesi ile dava ve ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, davacı ve davalının yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya, 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 06/10/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.