Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/2195 E. , 2021/5254 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/2195
Karar No:2021/5254
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …Polyester San. A.Ş. hissedarı davacı tarafından, ……San. A.Ş. (…) ve yöneticileri hakkında …Enerji Üretim A.Ş.’nin (…) 30/06/2006 tarihli sermaye artırımına katılmamaları ve rüçhan haklarını bedelsiz olarak … Holding A.Ş.’ye kullandırmaları nedeniyle haklarında işlem tesis edilmesi talebi üzerine herhangi bir işlem tesis edilmemesine ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu’nun (Kurul) …tarih ve …sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Enerjisa’nın 30/06/2006 tarihli sermaye artırımına katılmamaları ve rüçhan haklarının bedelsiz olarak …Holding A.Ş.’ye kullandırması iddiasına karşılık, sermaye artırımı sonrasında …’nın ortaklık yapısını güçlendirmesi amacıyla uzmanlık gerektiren enerji alanında yabancı ortak arayışına girilmesi gerektiği, bu arayışa girilmemesi hâlinde pay değerlerinin çok düşeceği değerlendirilmesinin şirket menfaatini koruyan bir değerlendirme arzettiği, davalı Kurul’un şirket malvarlığının eksilmesi ve küçük yatırımcının zarara uğramasının önlenmesi için gerekli işlemleri yapmadığı, halka açık olan …’nın yönetim kurulunun muvazaalı işlemleri ile zarar ettirildiği, 2000 yılından itibaren …’nın malvarlığının eksiltildiği, içinin boşaltıldığı ve küçük yatırımcının zarara uğratıldığı iddialarının ise somut olarak ortaya konulamadığı, … firmasının … firmasından 2004-2006 döneminde …’dan temin etmiş olduğu bir kısım borçların şirkete fatura ederek ödediği tespiti dışında başkaca somut tespitin bulunmadığı gözönüne alındığında, kanunda belirtilen örtülü kazançtan söz etme imkânının olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gerek …Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takipsizlik kararının gerekse temyize konu Mahkeme kararının gerekçesinin 28/06/2010 ve 04/02/2009 tarihli Denetleme Raporlarına dayandığı, bu iki rapor dışında gerek Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse Mahkeme’nin şikâyet ve dava konusuyla ilgili başkaca hiçbir araştırma ve inceleme yapmadığı, işleminin iptali istenen Kurul’un davalı olmasına rağmen kendi bünyesinde düzenlenen raporlar yeterli sayılarak karar oluşturulduğu, oysa 28/06/2010 tarihli Denetleme Raporu’nda … yönetim kurulu üyelerinin 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 49. ve 15. maddelerine aykırı eylem ve işlemlerinin bulunduğu belirtilerek bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasının öngörüldüğü, gerek Cumhuriyet Başsavcılığı’nın gerekse Mahkeme’nin bu raporda 2499 sayılı Kanun’a aykırılık bulunmadığı şeklinde sonuca ulaşıldığı şeklindeki gerekçelerinin rapor içeriği ile örtüşmediği, öte yandan işlemi şikâyet ve dava konusu edilen Kurul’un kendi uzmanlarının hazırladığı raporlarının hükme dayanarak alınmasının usul itibarıyla da doğru olmadığı, Mahkemece Kurul yazısı ve raporlarıyla yetinilmeyerek dava konusu iddialar hakkında uzman bilirkişiler vasıtasıyla inceleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken Kurul’un beyanına itibar ederek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafça … yetkilileri hakkında yapılan suç duyurusunun ve bu suç duyurusu neticesinde Savcılık tarafından tesis edilmiş takipsizlik kararının işbu dava ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, Kurul tarafından … yönetim kurulu üyeleri tarafından gerçekleştirilen işlemler incelenerek gerekli tedbirlerin alındığı ve 2499 sayılı Kanun’un 15. maddesi kapsamında değerlendirilerek yapılacak herhangi bir işlem olmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacı tarafından zikredilen 28/06/2010 tarihli Denetleme Raporu’nda yer alan tespitlerin de bunu gösterir nitelikte olduğu, Kurul tarafından hazırlanan denetleme raporlarının hükme esas alınamayacağı iddiasının hiçbir yasal dayanağı bulunmadığı, Kurul’un yazılı başvurusu olmaksızın, savcılık makamının sermaye piyasası suçları bakımından re’sen harekete geçerek kovuşturma yapmasının mümkün olmadığı, söz konusu denetleme raporları tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2499 sayılı Kanun’un 49. maddesinde düzenlenen 47. madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma yapılması amacıyla yazılı başvuruda bulunup bulunmama hususunun Kurul’un karar organının takdirinde olduğu, Kurul’un bir suç oluştuğu kanaatine vardığı takdirde Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağı, dolayısıyla, 2499 sayılı Kanun’un 88. maddesinin verdiği yetki kapsamında gerçekleştirilen denetim çalışmaları neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren ve somut olayda suçun maddi unsurunun oluşmadığı sonucuna varan Kurul’un, örtülü kazanç aktarımı suçu nedeni ile suç duyurusunda bulunmaya zorlanmasının hukuka uygun olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.