YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1011
KARAR NO : 2016/3082
KARAR TARİHİ : 24.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet (sanık … hakkında), denetim görevini ihmal ederek zimmete sebep olmak (katılan sanık … hakkında)
HÜKÜM : Sanık …’in zimmet suçundan mahkumiyetine, sanık …’nin ise denetim görevini ihmal ederek zimmete sebep olma suçundan mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
… vekilinin 23/01/2013 havale tarihli dilekçeyle sanıklar hakkında verilen hükümleri temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca müşteki … vekilinin sadece zimmet suçu yönünden davaya katılmasına, sanık … hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete sebep olmak suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, katılan sanık müdafiin itirazının, mercii olan … Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek reddine karar verildiği anlaşıldığından, incelemenin sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılan sanık … vekilinin 29/07/2010 günlü dilekçeyle, sanık …’in davaya konu devlet alacağını ödememesi nedeni ile kendilerinin ödeme yaptıklarını ve ödemeye ilişkin makbuzları dilekçe ekinde sunduklarını bildirmesi, sanığın da ceza alma korkusu ile emekli ikramiyesinin kesilmesi ve en son 25/03/2008 tarihinde iddianame tanzim edilmeden önce tüm ödemelerin yapıldığını, verilen cezadan TCK’nın 248/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğini savunması karşısında, zimmete konu ödemenin kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı tespit edildikten sonra sanık hakkında TCK’nın 248. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının ve hangi oranda indirim yapılması gerektiğinin belirlenmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.