Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/18330 E. 2015/21666 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18330
KARAR NO : 2015/21666
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili; iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini ve sendikal fesih nedeniyle tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, feshin geçerli nedene dayalı olduğunu ve sendikal tazminat talebinin yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş akdinin ekonomik sıkıntılar nedeniyle feshedildiği belirtilmiş ise de; davalı şirketin davacının işten çıkarılmasından sonra işçi alımı yapmaya devam ettiği ve feshin davacının sendika üyesi olmasından kısa bir süre sonra feshedildiği, … sendikasının 08/01/2014 tarihli yazısı, davacının sendikaya üye kayıt fişi, davacı tanığının beyanları nazara alındığında davalı işverenin davacının sendika üyesi olması ve üyelikten ayrılmaması nedeniyle davacı işçiyi sendikal nedenlerle işten çıkardığı gerekçesiyle davacının işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Somut olayda, davacının ekonomik nedenlerle istihdam fazlasını azaltmaya yönelik işçi çıkarımı yaptığını savunmasına rağmen işçi alımına gitmiş olması işletmesel kararın tutarlı uygulanmadığını göstermekte olup bu nedenle mahkemece haklı yada geçerli bir fesih nedeninin bulunmadığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak taraflar arasında iş akdinin feshinin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, mahkemece toplanan deliller incelendiğinde, işyerinde toplam 93 işçinin sendika üyesi olduğu, davacı da dahil olmak üzere davalı şirkete ait …’de bulunan fabrikada çalışan sendika üyesi 7 işçinin iş akdinin farklı tarihlerde feshedildiği, 10 işçinin ise sendika üyeliğinden istifa ederek işyerinde çalışmaya devam ettiği, işyerinde yetkili bir sendika bulunmadığı, sendika tarafından iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği bildirilen Hamdi Dinçer ve Abdullah Korkut isimli işçilerin iş akdinin haklı nedenle feshedildiği ve açmış oldukları işe iade davalarının reddine yönelik kararların Dairemizce onandığı ( 23.12.2014 tarih 2014/15941 E ve 23110 K sayılı ve 26.03.2014 tarih 2014/1434 E ve 6906 K sayılı kararlarımız) , Fikret Demircan isimli işçinin ise iş akdinin davranışlarından kaynaklanan nedenlerle feshedildiği ve açmış olduğu dava neticesinde Dairemizce işe iadesine kararı verilmiş ise de bu işçinin sendikal nedenle iş akdinin feshedildiği yönünde bir iddiasının ve sendikal tazminat talebinin bulunmadığı (26.05.2015 tarih 2015/9349 E-9997 K sayılı kararımız ), davacının 26.07.2012 tarihinde Çelik İş Sendikasına üye olduğu ve iş akdinin üyeliğinden yaklaşık 1.5 yıl sonra 27.02.2013 tarihinde feshedildiği, davalı tanıklarından …’nın sendika üyesi olduğu ve gerek bu tanığın gerekse davacı tanığı …’in davacıya sendikal nedenle baskı yapıldığına yönelik açık bir beyanının bulunmadığı, dosya içerisinde mevcut bulunan Türkiye İş Kurumu İşgücü Çizelgesi’ne göre davacının iş akdinin feshedildiği ayda toplam 642 işçi çalıştığı, sayının ay sonunda 603’e düştüğü, bu ay 42 işçinin iş akdinin sona ermesine karşın sendika tarafından bu ay sadece bir sendika üyesi işçinin işten çıkarıldığının belirtilmiş olduğu, tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü kendisine düşen davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini ispatladığından söz edilemeyeceğinden davacının sendikal tazminat talebinin reddi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle mahkemece sendikal tazminata hükmedilmiş olması isabetsizdir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalı tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 27,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 75,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- HMK 333 md uyarınca kesinleşen gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 05/11/2015 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.