Danıştay Kararı 10. Daire 2016/394 E. 2021/6536 K. 20.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/394 E.  ,  2021/6536 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/394
Karar No : 2021/6536

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
(… Şubesi)
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : … Derneği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
3- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİLLER (DAVALILAR
YANINDA) : 1- … Mühendislik İnş. ve San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
2- … Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, … Mahallesinde bulunan ve gerçek kişiler adına kayıtlı iken Milli Savunma Bakanlığı tarafından kamulaştırılmak suretiyle Hazine adına tescil edilen ve Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisi yapılan 34 adet taşınmazın Milli Savunma Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında yapılan protokolle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devrinin uygun görülmesine ilişkin Genelkurmay Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile bu taşınmazların Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devrine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı olur işleminin; orman niteliğinde olan bu alanda konut yapılmasına sebep olacak işlemlerin açıkça Anayasa’ya aykırı olduğu iddialarıyla iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2012 tarih ve E:2012/925, K:2012/7169 sayılı bozma kararına uyularak, davaya konu parsellerin öncesinde gerçek kişiler adına kayıtlı iken kamulaştırıldığı ve Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, 2006 yılında Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı arasında gerçekleştirilen protokol hükümleri çerçevesinde 2012 yılında tapuda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına tescilin gerçekleştirildiği, gerek tescil sırasında ve gerekse öncesinde Orman İdaresi tarafından bu taşınmazların orman tahdit sınırları içerisinde kaldığına dair bir bildirim, tahsis talebi veya tapu kaydı şerhi bulunmadığından, bu taşınmazların Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devrine dair onay işlemi ile taşınmazların Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devrine dair işlemde yasaya ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, diğer taraftan taşınmazın tapu kayıtlarında Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına kayıtlı olduğu dikkate alındığında, orman vasfında olduğu iddiasıyla bu taşınmazların tescili istemiyle adli yargıda dava açılmasına da bir engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğünce hazırlanan 20/12/2010 tarihli raporda, orman tahdit hattı sınırı içerisinde kalan …, … ve … nolu parsellerde herhangi bir yapılaşmanın söz konusu olamayacağı ayrıca Hazine alanına ait fiili orman olan uyuşmazlık konusu …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel numaralı taşınmazlar üzerinde yapılan incelemelerde 10 ile 50 yaşlarında meşe, kestane, karaçam, çınar v.b. orman ağaçlarının olduğunun tespit edildiği, bu bağlamda Orman Kanunu’nun 1. ve 6. maddeleri gereği Orman Genel Müdürlüğü adına tahsisinin yapılması gerektiğinin belirtildiği, bahse konu bu rapora rağmen ve Anayasanın 169. maddesinde yer alan ormanların korunmasına ilişkin hükümlere aykırı olarak dava konusu işlemlerle taşınmazların Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devredildiği, Mahkemenin bahsi geçen rapordaki orman varlığını tespit etmek için keşif ve bilirkişi incelemesine başvurmadığı, Mahkeme kararında, Orman İdaresi tarafından bu taşınmazların orman tahdit sınırları içerisinde kaldığına dair bir bildirim, tahsis talebi olmadığı veya tapu kaydı şerhi bulunmadığı gerekçesine yer verilmişse de, Bahçeköy İşletme Müdürlüğünün bahsi geçen raporunun bulunduğu, devlet organlarının hatalı işlemleri sonucu orman vasfında olduğu halde bu kayda alınmamış alanların orman olarak vasfının korunması sorumluluğunun Anayasanın amir hükmü gereği devletin sorumluluğunda bulunduğu, Danıştay 6. Dairesinin E:2012/3789 sayılı dosyasında dava konusu parsellerin bulunduğu sahaya ilişkin hazırlanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının iptali istemiyle dava açıldığı ve bu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda bahse konu taşınmazların orman alanında kaldığının ve orman idaresine devredilmesinin icap ettiğinin belirtildiği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler ve müdahiller tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra müdahillerin duruşma istemleri 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, … Mahallesinde bulunan 34 adet parselin, uzun yıllar önce gerçek kişiler adına kayıtlı iken NATO Müşterek Enfrastrüktür programı gereğince NIKE mevzileri inşası amacıyla Milli Savunma Bakanlığı tarafından hak sahiplerine bedelleri ödenmek suretiyle kamulaştırıldığı ve Maliye Hazinesi adına tescil edilmesini müteakiben Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı 15. Füze Üs Komutanlığı’na 18/10/1977 tarih ve 77 sayılı olur ile 49 yıllığına tahsisin gerçekleştirildiği, Milli Savunma Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında yapılan 21/12/2006 tarihli protokol ile uyuşmazlık konusu 34 adet parselin kıymet takdir bedeli oranında Milli Savunma Bakanlığı’na ait Hareket Alarm İskan Tesisleri yapılması karşılığında devrinin kararlaştırıldığı, akabinde bu protokol hükümleri çerçevesinde Genelkurmay Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devrinin uygun bulunduğu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemiyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devrine olur verildiği, bu işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
09/11/1982 tarih ve 17863 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 169. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında,”Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
08/09/1956 tarih ve 9402 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesinde, ” Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır…”; 6. maddesinde ise, “Devlet ormanlarına ve Devlet ormanı sayılan yerlere ait her çeşit işler Orman Genel Müdürlüğünce yapılır ve yaptırılır. Devletten başkasına ait olan bütün ormanlar, bu Kanunun hükümleri dairesinde Orman Genel Müdürlüğünün murakabesine tabidir.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu taşınmazların bulunduğu İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, … Mahallesi, III. derece doğal sit alanında hazırlanan … Toplu Konut Alanı 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/06/2016 tarih ve E:2012/3789, K:2016/4696 sayılı kararıyla dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 13/03/2019 tarih ve E:2017/12, K:2019/1014 sayılı kararı ile onanmış, karar düzeltme talebi ise anılan Kurulun 03/02/2020 tarih ve E:2019/2904, K:2020/212 sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Danıştay Altıncı Dairesinin iptal hükmüne dayanak aldığı bilirkişi heyeti raporu özetle şu şekildedir: “1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında dava konusu alanın ‘Askeri Alanlar ve Askeri Güvenlik Bölgeleri’ alanında kaldığı, buna göre 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planına ait Plan Raporunda bu alanların kentin yağ lekesi şeklindeki gelişme sürecinde, yerleşik doku içerisinde yapılaşma için fiziksel bir bariyer olmuş ve mevcut durumda kentin nefes alabildiği büyük açık alanlar olarak doğal eşik benzeri bir işlev kazandığı, planda, askeri alanların, Milli Savunma Bakanlığı’nın programı dahilinde askeri alan dışına çıkarılması halinde, bu alanların öncelikle eksik olan sosyal ve teknik altyapı (eğitim, sağlık, kültürel tesis, mezarlık, yeşil alan vb.) alanları olarak kullanılmasının öngörüldüğü, plana ilişkin uygulama hükümlerinde (Plan Notları’nda) de bu doğrultuda düzenleme yapıldığı, planlama alanının tümünün Zekeriyaköy Devlet Ormanı olarak 1938 yılında sınırlandığı, 1/25.000 ölçekli haritada da plan alanının Kılıçpınar Devlet Ormanının devamı olduğunun görüldüğü, dava konusu planlarda arazi kullanım kararlarının oluşturulmasında; alanda bulunan ve alanın 3. derece doğal sit statüsüne sahip olmasının gerekçesini oluşturan korunması gerekli bitki örtüsünün (Zekeriyaköy Devlet Ormanı) dikkate alınmadığı ve bu doğrultuda tutarlı planlama stratejileri oluşturulmadığı, yapılaşma koşullarının alanın doğal dokusunun korunmasına hizmet etmeyeceği, Zekeriyaköy Devlet Ormanı olarak 1938 yılında sınırlanan ve tescil edilen alanın, 5658 sayılı Yasa uyarınca ‘iadeye tabi’ ormanlardan sayılamayacağı, 2896 ve 3302 sayılı Orman Kanunları ile 6831 sayılı Orman Kanununun 2-B maddesinde yapılan değişiklik uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı iddia edilen İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü tarafından sunulmuş olan raporlarda çıkarma işlemlerinin Zekeriyaköy Devlet Ormanında değil, Kılıçpınarı Devlet Ormanının doğusundaki Kasapçayırı özel ormanında yapıldığı, Zekeriyaköy Devlet Ormanının askerî alan olmasından dolayı 2896 ve 3302 sayılı Kanunlara göre yapılan 2-B uygulamalarında tespit dışı bırakıldığı,1959 yılında yapılan tapu ve kadastro çalışmasında köylünün işlediği orman içi açıklıkların çevresindeki orman ile birlikte 34 parsele ayrılarak tapuya kaydedildiği, bu tapulama işleminde Zekeriyaköy Devlet Ormanı tahdit ve tescilinin gözönüne alınmadığı, Devlet Ormanında yapılan bu tapulama işleminin ‘tapu geldilerine’ dayandırılmadığı için geçersiz sayılması gerektiği, ancak askerî alanın oluşturulmasında 34 parselin önemli bölümünün 1959-60-62 yıllarında, diğerlerinin de ihtiyaca göre kamulaştırıldığı, askerî yerleşime gerekli bina, tesis, yol vd. için orman alanında önemli açmalar yapıldığı, bu sebeple de ormandaki açık alan miktarının arttığı, bu durumun 158 nolu Orman Kadastro Komisyonu tespiti ile belirlendiği, askerî yerleşim süreci sona erdikten sonra 34 parselin Hazineye iade edildiği, Hazinenin 34 parseli tek parselde birleştirip, orman idaresine iade etmesi gerekirken, bu işlemin yapılmadığı, Hazinenin 34 parseli 12 parsele birleştirerek Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na (TOKİ) devrettiği, TOKİ tarafından açılan inşaat ihalesi sonucunda 12 parselde toplu konut vd. yapılaşma işlerinin … İnşaat Tic. San. Ltd. Şirketine devredildiği, Zekeriyaköy Devlet Ormanının Bahçeköy Orman İşletmesine iadesi için düzenlenen inceleme raporlarına dayanılarak yapılan isteklere Hazinenin ve TOKİ’nin olumsuz cevaplar verdiği, sonunda Genel Müdürlükçe oluşturulan bir komisyona düzenlettirilen rapor ile değerlendirmelerin parsel bazında yapıldığı ve orman varlığı 3 ha’ı geçmeyen parsellerin orman dışı sayıldığı, orman varlığı 3 ha’dan fazla olan 3 parselin de ‘Hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait özel orman’ sayıldığının belirtildiği, Zekeriyaköy Devlet Ormanının tek parsel olarak 1938 yılında tahdit ve tescil edilmesi işleminin halen geçerli olduğu, bu tahdit ve tescil işlemini ortadan kaldıracak yöndeki bütün işlemlerin (34 parsele ayırıp tapulamanın, 34 tapu parselini 12 parsele indirgemenin, parsel bazında orman alanı değerlendirmesi ile araziyi “orman dışı” saymak üzere verilen raporların) hukukî geçerliliğinin bulunmadığı, 1938 yılından beri “Kaziye-i Muhkeme” sayılacak bir hükmün de söz konusu olmadığı, bu sebeple orman alanının Bahçeköy Devlet Orman İşletmesine devredilmesinin gerektiği; Zekeriya Köyün ve çevresinin bulunduğu çukur alanın yapılaşma, trafik, atık su ve çöp kaldırma kapasitesi sınırlarını aştığı, çukur alana kirli havanın çökeldiği, Zekeriya Köy çevresindeki ormanların temiz su ve oksijen üretimi ve havayı temizlemesi fonksiyonları bakımından Köyün kendi varlığı/devamlılığı kadar İstanbul’un da varlığı ve devamlılığı için çok önemli olduğu, bu sebeple orman alanlarının korunması ve yapılaşmalara açılmaması, özellikle bu konunun halkın sağlığı ve ülkenin devamlılığı bakımından ‘Üstün Kamu Yararı’ kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, gerekçeleri ile dava konusu imar planlarının şehircilik ve koruma ilkelerine, planlama ve koruma esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığı kanaatine varıldığı”, belirtilmiştir.
Danıştay Altıncı Dairesinin 13/05/2013 tarihli ara kararı ile uyuşmazlık konusu alanın orman alanı kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gönderilen belgelerin Danıştay Altıncı Dairesinin bahse konu kararına yansıyan kısımları şu şekildedir. “Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Zekeriyaköy’de bulunan Maliye Hazinesi adına kayıtlı, Milli Savunma Bakanlığına tahsisli taşınmazların devir alınması üzerine imar planlama çalışmalarına başlanılacağından, konuya ilişkin kurum görüşü sorulan Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğünün 20/12/2010 tarihli inceleme raporunda, uyuşmazlığa konu, TOKİ’ye devredilen 34 adet parselin üzerinde 10 ile 50 yaşlarında meşe, kestane, karaçam, çınar v.b. orman ağaçlarının olduğunun saptandığı, bu nedenle fiili orman olan bu taşınmazların idareleri adına tahsisinin yapılmasının gerektiğinin belirtildiği; bu kapsamda İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünün başvurusu üzerine Bahçeköy Orman İşletme Müdürlüğünce kapsamlı çalışma yapılabilmesi amacıyla kadastro komisyonu görevlendirilmesinin istenildiği, görevlendirilen 158 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 18/03/2011 tarihli, 14 sayılı yazı ve ekinde TOKİ parsellerinin orman ağaçlarıyla kaplı alanının detaylı olarak gösterildiği, buna göre toplam 506661.12 m² alan içinde 311955.91 m²nin ağaçlık alan (orman alanı) 194705.21 m²’nin de açıklık alan olarak tespit edildiği, bu arada anılan taşınmazların TOKİ’ye devri işlemlerinin iptali istemiyle açılan davaya Orman Genel Müdürlüğünün müdahilliği konusunda düzenlenen 26/08/2011 günlü inceleme raporunda, bölgede 1938 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman tahdidinin yapıldığı, 1984 yılında 2896 sayılı Yasa kapsamında uygulama yapıldığı, 1987 yılında 3302 sayılı Yasa kapsamında çalışma yapıldığı, 02/03/1959 yılında 5602 sayılı Tapulama Kanununa göre arazi kadastrosu çalışması yapıldığı, bu çalışmalarda davaya konu 34 adet parselin orman tahdit hattı dışında bırakıldığının belirtildiği; Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünün 30/09/2011 tarihli değerlendirme yazısında, önceki iş ve işlemlerden bahsedilerek orman örtüsüyle kaplı parsellerin Hazineden orman olarak kullanılmak üzere tahsislerinin talep edilmesi gerektiği görüşünün belirtildiği, daha sonra düzenlenen 21/02/2012, 23/02/2012, 02/04/2012 ve 06/06/2012 tarihli inceleme raporlarında da aynı hususların tekrar edildiği, tahsisin gerçekleşmemesi halinde açılmış olan davaya müdahil olunması gerektiğinin belirtildiği, ancak davaya müdahalenin gerçekleşmediği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 15/11/2012 tarihli inceleme raporunda, anılan dava sonucunda verilecek karar saklı kalmak üzere uyuşmazlığa konu tamamı özel şahıslara ait orman sayılmayan arazilerin halen TOKİ adına tapulu olması nedeniyle, Genel Müdürlüğün ‘Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların orman rejimine alınma usul ve esasları hakkındaki 2012/1 sayılı Tamim’ kapsamında, Devlet ormanı olarak kullanılmak üzere tahsis yoluyla orman rejimine alınmasının mümkün olmadığının belirtildiği, bölgede parselasyon işlemi yapılmış olması nedeniyle bölgede yapılacak çalışmalar konusunda tereddüte düşülmesi üzerine düzenlenen 26/04/2013 ve 28/05/2013 tarihli inceleme raporlarında, sonuç olarak, yeni parsel alanlarına ve harita plan örneklerine göre işlemlerin yürütülmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.”
İmar planlarının iptali istemiyle açılan dava dosyasına sunulan bilirkişi heyeti raporu ve Orman Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen belgeler ile işbu dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu alanın 1/100.000 ölçekli imar planında Askeri Alanlar ve Askeri Güvenlik Bölgeleri alanında kaldığı, ayrıca Zekeriyaköy Devlet Ormanının tek parsel olarak 1938 yılında tahdit ve tescil edildiği ve bu işlemin halen geçerli olduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazların da Zekeriyaköy Devlet Ormanında yer aldığı, bölgeye ilişkin olarak 158 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan tespit sonucunda alanın büyük çoğunluğunun ağaçlık alan olduğu ve orman alanı olarak tahsis edilmesinin gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, Anayasa’nın 169. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre, orman alanlarının yerleşime açılması ve mülk edinilmesinin mümkün olmamasına karşın, büyük bir kısmı orman alanı olan ve üst ölçekli imar planlarında askeri alan kullanımına ayrılmış bulunan taşınmazların toplu konut yapımı amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devredilmesi hukuka aykırı olup, idarece bu devri haklı ve hukuki kılacak bir sebep ve/veya bilgi-belge de sunulamamıştır.
Bu itibarla, taşınmazların Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devredilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.