YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4100
KARAR NO : 2016/6902
KARAR TARİHİ : 16.03.2016
Kasten yaralama suçundan sanıklar … ve …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 52 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Sulh Ceza Mahkemesinin 16/02/2012 tarihli ve 2009/906 esas, 2012/118 sayılı kararını müteakip, sanıkların deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemeleri nedeniyle anılan Mahkeme tarafından daha önce verilen hükmün açıklanmasına, sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 52 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2015 tarihli ve 2014/128 esas, 2015/996 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 18.01.2016 tarih ve 2015/1092 – 4214 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.02.2016 tarih ve 2016/25071 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/906 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında müştekilerden Kerem Demirören’in 25/04/2011 tarihli talimat duruşmasındaki ifadesinde sanıklar hakkında şikayetçi olduğunu beyan ettiği gözetilmeden, müştekinin şikayetçi olmadığından bahisle sanıklar hakkında düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiş ise de, olağanüstü ve istisnai kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği cihetle yapılan incelemede,
Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/906 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında müşteki …’in 02/02/2011 tarihli talimat duruşmasındaki ifadesinde sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği gözetilmeden sanıklar hakkında açılan davanın aynı Kanun’un 73/4. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesi yerine, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Asliye Ceza Mahkemesinin
13/07/2015 tarihli ve 2014/128 esas, 2015/996 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanıklar hakkında mağdur …’i yaralama eylemlerinden açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 73/4. maddesi delaletiyle 5271 sayılı CMK’ nin 223/8. maddesi gereğince mağdur …’in şikayeti söz konusu olmadığından DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.