Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2013/10494 E. 2013/17870 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10494
KARAR NO : 2013/17870
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 30/01/2013 tarih 2011/24460 esas ve 2013/3845 karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 04/04/2013 tarih 2010/300796 sayılı itiraznamesi ile,
“ Sanık … Atalay’ın, tüm aşamalarda mağdurun kendisinden haksız yere para istediğini, bu amaçla kendisini tehdit ettiğini, en sonunda da olay günü aynı meseleden dolayı tartıştıkları esnada, mağdurun kendisine kafa atması sonucunda, üzerinde bulundurduğu çakı bıçağı ile mağdura vurduğunu, ilk haksız hareketin mağdurdan geldiğini savunduğu, mağdurla husumetli olduğuna dair bir bilgi bulunmayan tanık …’in yeminli tanıklığıyla bu savunmayı doğrulamasına ve mağdurun da, alacağını istemesi nedeniyle sanıkla tartıştığına ve ödemeye yanaşmaması üzerine sanığa kızıp, ittirdiğine dair beyanına göre, sanığın savunmasının aksinin yargılama aşamasında ispatlanmamış bulunması karşısında, ”şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanığın haksız tahrik hükmünden asgari oranda yararlandırılmaması yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulduğu, bu gerekçelerle karara karşı itiraz yoluna başvurulması talebiyle” Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na dosyanın gönderilmesinden sonra 05/07/2012 tarih ve 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere dairemize gönderilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 30/01/2013 gün ve 2011/24460 esas, 2013/3845 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık … ‘ın, tüm aşamalarda mağdurun kendisinden haksız yere para istediğini, bu amaçla kendisini tehdit ettiğini, en sonunda da olay günü aynı meseleden dolayı tartıştıkları esnada, mağdurun kendisine kafa atması sonucunda, üzerinde bulundurduğu çakı bıçağı ile mağdura vurduğunu, ilk haksız hareketin mağdurdan geldiğini savunduğu, mağdurla husumetli olduğuna dair bir bilgi bulunmayan tanık …’in yeminli tanıklığıyla bu savunmayı doğrulamasına ve mağdurun da, alacağını istemesi nedeniyle sanıkla tartıştığına ve ödemeye yanaşmaması üzerine sanığa kızıp, ittirdiğine dair beyanına göre, sanığın savunmasının aksinin yargılama aşamasında ispatlanmamış bulunması karşısında, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinden den yararlandırılmaması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.