YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13026
KARAR NO : 2016/5560
KARAR TARİHİ : 22.03.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Eşya Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı, ziynet ve eşya alacağı talebinin tefriki, yargılama gideri, vekalet ücreti ve ihtiyati tedbir kararı yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen manevi tazminat, tazminat ve nafaka taleplerinin reddi, ziynet ve eşya alacağı talebinin tefriki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 15.04.2014 tarihli ara kararla davacı-davalı erkek adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan tedbir kararının Türk Medeni Kanununun 169. maddesi kapsamında verildiğinin ve boşanma kararının kesinleşeceği tarihte kendiliğinden sona ereceğinin tabii bulunmasına ve davalı-davacı kadının eyleminin güven sarsıcı boyutta olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın 27.09.2013 tarihli birleşen davasında boşanmanın yanı sıra ziynet ve ev eşyası alacağı talebinde bulunmuştur. Mahkemece kadının bu taleplerinin dosyadan tefriki ile mahkemenin başka bir esasına kaydına karar verildiği halde bu konuda yapılan bilirkişi incelemesine dair ücretin bu dosyada değerlendirilerek davacı-davalı aleyhine yargılama gideri olarak hüküm altına alması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süıesince gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1) geçimine (TMK m. 185/3) malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) olmak zorundadır (TMK m. 169). Toplanan delillerden davalı-davacı kadının iş akdinin yargılama devam ederken 24.12.2014 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu tarihten itibaren geliri bulunmayan davalı-davacı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 185/3 ve 186/3. maddeleri uyarınca 24.12.2014 tarihinden karar kesinleşene kadar uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.03.2016(Salı)