Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/11213 E. 2016/5273 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11213
KARAR NO : 2016/5273
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ : …….. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2014
NUMARASI : 2010/1105-2014/170
ASIL VEBİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : T.. U..
VEKİLİ : Av. G.. E..

Taraflar arasında görülen davada …….. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/05/2014 tarih ve 2010/1105-2014/170 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/05/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. H….. T….. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin asıl davalı İ….. Ltd. Şti.’nin %30 hissesine sahip ortağı ve müdürü olduğunu, 17/12/2002 tarihinde hisselerinin tamamını hisse devir sözleşmesi ile F.. Ş.. C……’a devrettiğini, bu tarih itibarı ile ortaklığının ve müdürlüğünün sona erdiğini, ancak şirketin diğer ortaklarının hisse devrini ticaret siciline tescil ettirmemeleri sebebi ile halen şirkette ortak olarak gözüktüğünü ileri sürerek 17/02/2002 tarihi itibarı ile ortaklığının sona erdiğinin tespiti ile hisse devir işleminin 17/02/2002 tarihi itibarı ile Ticaret Siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 520. maddesi uyarınca pay devrinin geçerli olabilmesi için, pay devrinin şirkete bildirilmesinin ve pay defterine kaydedilmesinin gerektiği, oysa ki davacının pay devrinin pay defterine kaydının yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.