Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/990 E. , 2021/6524 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/990
Karar No : 2021/6524
DAVACI : …
DAVALI : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 24/11/2019 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile söz konusu işlemin dayanağı olan 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde yer alan “en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç karar verilmesi sayısı kadar aday” ibaresinin iptaline ve arabulucular siciline kaydının yapılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda düzenlenmeyen şartın davaya konu Yönetmelik ile getirilmesinin ve idareye ihtiyaç miktarını belirlemek konusunda takdir yetkisi verilmesinin anılan Kanun’a aykırı olduğu, ayrıca söz konusu Kanun kapsamında daha önce iki kez arabuluculuk sınavının icra edildiği ve hiçbirinde bir ihtiyaç sınırının gözetilmediği, öte yandan, Yönetmelikte ihtiyacın neye göre belirlendiğinin belirtilmemesinin belirlilik ilkesine, getirilen ihtiyaç (kontenjan) sınırlamasının arabuluculuk faaliyetinin niteliğine aykırı olduğu, ayrıca düzenlemenin arabuluculuk eğitimini başarıyla tamamlayarak belge sahibi olanlara uygulanmasının kazanılmış haklara da aykırılık teşkil ettiği belirtilerek arabulucular siciline kaydının yapılması ile sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ve bu işlemin dayanağı Yönetmelik maddesinin iptalleri gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, davacının arabulucular siciline kaydının yapılması istemi yönünden, idari işlem niteliğinde karar verilmesinin mümkün olmaması nedeniyle davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, esas yönünden, 01/01/2018 tarihinden itibaren iş davalarının dava şartı olarak arabuluculuk kapsamına alınması, 01/01/2019 tarihinden itibaren de ticari davaların dava şartı olarak arabuluculuk kapsamına alınması ile birlikte bir kısım arabulucunun daha sisteme dahil edilmesi gerektiği düşünülerek arabuluculuk sınavının yapılmasının kararlaştırıldığı, arabuluculuk sınavı ile sisteme dahil edilecek arabulucu sayısının belirlenmesinin Bakanlığın tasarrufunda olan bir husus olduğu, arabulucu ihtiyaç sayısı belirlenirken de halihazırda görev yapan arabulucu sayısı, arabuluculuk başvuruları, sisteme dahil edilmesi beklenen dosya sayısı, arabulucu başına düşen tahmini dosya miktarı, sürece ilişkin diğer sayısal veriler ve arabuluculuk faaliyetinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi gibi bir çok ölçütün göz önünde bulundurulduğu, ayrıca 6325 sayılı Kanun’un 20. maddesinde arabuluculuk siciline kayıt koşullarının düzenlendiği, sınavda başarılı sayılma kriterini tespit hususunun ise idarenin takdirine bırakıldığı, öte yandan sınavda başarı kriterinin belirlenmesinde yüz tam puan üzerinden “en az 70 (yetmiş) puan koşulu” ile beraber en objektif usul olan puan sıralamasının esas alındığı, belirtilen sebeplerle arabuluculuk sınavının mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği ve davaya konu Yönetmelik hükmü ile dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davaya konu düzenleyici işleme ilişkin iptal istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, sınavda başarısız sayılmaya ilişkin bireysel işlem yönünden davanın reddine, arabulucular siciline kaydının yapılması istemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının 24/11/2019 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ve söz konusu işlemin dayanağı olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde yer alan “en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday” ibaresinin iptali ile Arabulucular Siciline kaydının yapılmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun “Arabulucular siciline kayıt şartları” başlıklı 20. maddesinin 2. fıkrasının c) bendine göre; arabulucular siciline kaydedilebilmek için arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı sınavda başarılı olmak gerekir. Kanunun 36. maddesinin 1. fıkrasına göre de; arabuluculuk eğitimi verecek kuruluşların denetlenmesi ile eğitimin süresi, içeriği ve standartları, yapılacak olan yazılı sınavın ilke ve kurallarının belirlenmesi, arabulucular sicilinin düzenlenmesi ve arabulucularda aranacak koşullar, arabulucuların denetlenmesi ve izlenmesi ile bu Kanunun uygulanmasını gösteren diğer hususlar, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenecektir.
Yasal düzenlemede; yazılı sınavda başarılı sayılma ve sınav türüne ilişkin bir belirleme yapılmamış, yazılı sınavda başarılı olmanın/sayılmanın puan ölçütü ve ilkelerinin neler olduğu gösterilmemiştir. Yazılı sınavın ilke ve kurallarının belirlenmesi konusunda düzenleme yapma yetkisi yönetmelik yoluyla Adalet Bakanlığına bırakılmıştır.
02.06.2018 tarihli, 30439 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 30. maddesinde sicile kayıt olma şartları düzenlenmiş, 2. fıkrasının e) bendinde sicile kaydedilebilmek için arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı sınavda başarılı olmak öngörülmüş, yasal düzenleme tekrar edilmiştir.
Yönetmeliğin 38. maddesi, arabuluculuk eğitimini tamamlayanların sicile kayıt olabilmeleri için bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı sınavda başarılı olmalarının zorunlu olduğunu; 39. maddesi, sınavın Bakanlık tarafından belirlenen arabulucu ihtiyaç sayısına göre yapılacağı, sınavın yapılacağı yer, tarih ve saatin Daire Başkanlığınca belirleneceğini; 41. maddesi ise, Daire Başkanlığının sınavla ilgili soruların hazırlattırılması, sınavın ilanı, süresi, sınav tutanaklarının düzenlenmesi ile sınavlara ilişkin diğer işlemlerin yürütülmekle görevli olduğunu belirlemektedir.
Sınavda başarı koşulu Yönetmeliğin 45. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; aday “sınavda yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması koşuluyla en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday, sınavda başarılı sayılır. Başarılı sayılan en düşük puanlı adayla aynı puanı alan adaylar da başarılı sayılır.”
Yarışma sınavı; adayların, görevlerini etkinlik ve verimlilikle yerine getirebilecek, yeterli donanımı ile üstlenecekleri faaliyetlerin gerektirdiği niteliklere sahip olup olmadıklarını, bilgisini ölçmek suretiyle puan esasına göre sıralanmasına yönelik bir sınavdır. Bu sınav, evrensel norm olarak “eşitler arası yarışma” ilkesi gereği, hukuksal durum itibarıyla denk durumda olanların kendi aralarında yarışmalarının sağlanmasını amaçlar.
Dava konusu Yönetmelik maddeleriyle, arabuluculuk eğitimini alan adaylar arasında arabulucu ihtiyaç sayısı esas alınmak suretiyle yapılan yazılı sınavda; yeterliliğin saptanması amacına hizmet etmek üzere en az yetmiş puan almak şartını taşıyanlardan, bu puan ve üzerinde puan alan adaylar içinden, yarışma sınavı ilkesine uygun olarak, arabulucu ihtiyaç sayısına isabet eden puanı alanlar ile en düşük puanı alan adayla aynı puanı alan adaylar da birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılan sıralama, “sınavda başarılı sayılanlar” olarak kabul edilmektedir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin dava konusu edilen kuralın dayanağı 6325 sayılı Kanuna aykırılık taşımadığı, kamuda yapılan sınavlara ilişkin düzenlenmelere yansıyan objektif ölçütler ve sınavların temel ilkeleriyle uyumlu olarak, yazılı sınavına ilişkin ilke ve kuralların düzenlendiği, arabulucu ihtiyaç sayısı baz alınarak, yarışma ve yeterlilik esaslarına göre sınav başarı listesinin oluşturulması ya da sınavda başarılı sayılanların belirlenmesi şeklindeki idarenin düzenleme yetkisinin nesnel ve hukuka uygun olarak kullanıldığı, Yönetmeliğin yazılı sınava ilişkin ilke ve kuralları uyarınca dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği, iptali istenilen düzenlemede ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde arabulucunun üstlendiği görev dikkate alınarak yazılı sınav karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; hakim ve savcı adaylığına atanabilmek için 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunun 9/A maddesinde yarışma sınavının düzenlenmesine ilişkin ilkelerin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin dava konusu edilen kurallarına da yansıdığı, her iki düzenlemede benzer ilke ve kurallara yer verildiği görülmektedir.
Davacının Arabulucular Siciline kaydının yapılmasına karar verilmesi istemine gelince;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinin 4. fıkrasında: “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” kuralı uyarınca, yargı yetkisi dışında idarenin yerine geçerek Arabulucular Siciline kayıt yapılması yolunda karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından davanın bu kısmına yönelik olarak inceleme yapılarak karar verilmesine olanak bulunmadığından istemin incelenmeksizin reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının Arabulucular Siciline kayıt yapılmasına karar verilmesi isteminin incelenmeksizin reddi, davanın diğer kısmının ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davalı idare tarafından, 5000 (beşbin) arabulucu ihtiyacına yönelik olarak “2019 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınavı”nın 24/11/2019 tarihinde yapılacağı ve sınavın yüz tam puan üzerinden değerlendirileceği 02/08/2019 tarihinde ilan edilmiştir. Sınav, 24/11/2019 tarihinde gerçekleştirilmiş ve 5000 kişilik ihtiyaç sayısı ile gerek davaya konu Yönetmelik hükmü, gerekse sınav ilanında belirtilen “başarılı sayılan en düşük puanlı adayla aynı puanı alan adayların da başarılı sayılacakları” kuralı uyarınca sınavda 91 ve üzeri puan alan toplam 6272 kişi başarılı kabul edilmiştir.
24/11/2019 tarihinde yapılan sınava katılan davacı, sınavdan 79 puan almış olması sebebiyle başarısız sayılmıştır.
Bunun üzerine davacı tarafından, sınavda başarısız sayılmasına yönelik işlem ile söz konusu işlemin dayanağı olan 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 45. maddesinde yer alan “en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday” ibaresinin iptali ve arabulucular siciline kaydının yapılması istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından, idari yargı yetkisinin sınırlarının aşılmasına neden olacağından davacının arabulucular siciline kaydının yapılması istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
Anayasa’nın 125. maddesi, 4. fıkrasında, “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırını düzenleyen 2. maddesi, 2. fıkrasında da, idari yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, İdare Mahkemelerinin, yerindelik denetimi yapamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği kurala bağlamıştır.
Bu durumda, davacının arabulucular siciline kaydının yapılmasına ilişkin istemi, yargı yerinden idari işlem niteliğinde karar verilmesi niteliğinde olduğundan, anılan istemin esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
07/06/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun “Arabulucular siciline kayıt şartları” başlıklı 20. maddesinde, “…(2) Arabulucular siciline kaydedilebilmek için; …e) Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı sınavda başarılı olmak, gerekir…” hükmü; “Kuruluş ve teşkilat” başlıklı 28. maddesinde, “(1) Bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, Genel Müdürlük bünyesinde Daire Başkanlığı kurulur.
(2) Arabuluculuk hizmetlerine ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, Bakanlık bünyesinde Arabuluculuk Kurulu oluşturulur…” hükümleri; “Kurulun görevleri” başlıklı 32. maddesinde, “(1) Kurulun görevleri şunlardır:…
b) Arabuluculuk eğitimine ve bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınava ilişkin temel ilke ve standartları tespit etmek…ç) Bu Kanuna göre çıkarılması gereken ve Genel Müdürlük tarafından hazırlanan yönetmelik taslaklarına, gerekirse değişiklik yaparak son şeklini vermek…” hükümleri; “Yönetmelikler” başlıklı 36. maddesinde, “Arabuluculuk eğitimi verecek kuruluşların denetlenmesi ile eğitimin süresi, içeriği ve standartları, yapılacak olan yazılı sınavın ilke ve kurallarının belirlenmesi, arabulucular sicilinin düzenlenmesi ve arabulucularda aranacak koşullar, arabulucuların denetlenmesi ve izlenmesi ile bu Kanunun uygulanmasını gösteren diğer hususlar, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 15. maddesi, 10. fıkrası, 19. maddesi, 2. fıkrası, 22. maddesi, 31. maddesi 8. fıkrası, 36. maddesi ile 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi, 22. fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin, “Sınav” başlıklı 38. maddesi, 1. fıkrasında, “Arabuluculuk eğitimini tamamlayanların sicile kayıt olabilmeleri için bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı sınavda başarılı olmaları zorunludur.” kuralı; davaya konu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle “Sınavın yeri ve günü” başlıklı 39. maddesi, 1. fıkrasında, “Sınav Bakanlık tarafından belirlenen arabulucu ihtiyaç sayısına göre yapılır. Sınavın yapılacağı yer, tarih ve saat Daire Başkanlığınca belirlenir.” kuralları; davaya konu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle “Sınavda başarı koşulu” başlıklı 45. maddesinde, “Sınavda yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması koşuluyla en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday, sınavda başarılı sayılır. Başarılı sayılan en düşük puanlı adayla aynı puanı alan adaylar da başarılı sayılır.” kuralları yer almıştır.
Öte yandan, 17/11/2021 tarih ve 31662 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinin, “(1) Sınavda yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alan adaylar başarılı sayılır. Ancak Bakanlıkça, ihtiyaç durumuna göre başarılı sayılacak aday sayısı belirlenebilir. Bu durumda, arabulucu ihtiyaç sayısı sınav ilanında duyurulur.
(2) İhtiyaç sayısının Bakanlıkça belirlenmesi halinde, sınavda yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması koşuluyla en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday, sınavda başarılı sayılır. Başarılı sayılan en düşük puanlı adayla aynı puanı alan adaylar da başarılı sayılır.” şeklinde değiştirildiği görülmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava Konusu Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 45. maddesinde yer alan “en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday” ibaresinin iptali istemi yönünden yapılan inceleme:
Yukarıda yer verilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile dava konusu Yönetmeliğin 45. maddesinin tamamının değiştirildiği görülmektedir.
Bu haliyle, anılan Yönetmeliğin dava konusu 45. maddesinin, davaya konu kısmı yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Dava Konusu Bireysel İşlem Yönünden Yapılan İnceleme:
Her ne kadar karar tarihi itibariyle değişikliğe uğramış ise de, dava konusu uygulama işleminin tesis edilmesinde dayanak olarak alınması sebebiyle Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 45. maddesinde yer alan “en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday” ibaresinin de hukuka uygunluk incelemesinin yapılması gerektiği açıktır.
Anayasa’nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken “normlar hiyerarşisi” kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Yukarıda yer verilen 6325 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; arabulucular siciline kaydedilebilmek için arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı sınavda başarılı olmak gerektiği, yapılacak olan yazılı sınavın ilke ve kurallarının belirlenmesi ve Kanunun uygulanmasını gösteren diğer hususların Bakanlık tarafından çıkarılacak Yönetmelik ile düzenleneceği görülmekte olup; bu haliyle yazılı sınavın ilke ve kurallarına ilişkin bulunan dava konusu Yönetmelik ile yapılan düzenlemenin, anılan Kanun’un verdiği yetki kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, anılan yetkiye istinaden davalı idarenin, yapılacak sınavda başarı şartını objektif bir şekilde belirleyerek yeterlilik sınavı esasına göre asgari puan kriteri (70 puan) yanında, ihtiyaç duyulan sayıda arabulucunun sisteme giriş yapmasını teminen kontenjan (sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday) kriteri getirmesinde ve adaylar içinde en başarılı olanların yarışma sınavı esasına göre tespit edilmesi amacıyla puan sıralaması öngörmesinde, Kanun’a, hizmet gereklerine ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, arabulucu ihtiyaç sayısını belirlemede idarenin takdir yetkisine sahip olduğu, söz konusu yetkinin ise sınırsız olamayacağı açık ise de; davalı Bakanlıkça dava konusu sınav ilanında duyurulan sayının (5000 kişi) halihazırda görev yapan arabulucu sayısı, arabuluculuk başvuruları, sisteme dahil edilmesi beklenen dosya sayısı, arabulucu başına düşen tahmini dosya miktarı ve diğer sayısal verilerden oluşan ölçütler dikkate alınarak belirlendiği, ayrıca idarenin arabulucu ihtiyacını karşılamak amacıyla belirlediği kontenjanın tamamını tek seferde yapılacak sınavla tüketme yükümlülüğü olduğundan da söz edilemeyeceği anlaşıldığından, idarenin takdir yetkisini hukuksal çerçeve içinde kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek kullandığı sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca, 6325 sayılı Kanun’un 32. maddesi, 1. fıkrası, (ç) bendinde, bu Kanuna göre çıkarılması gereken yönetmelik taslaklarına gerekirse değişiklik yaparak son şeklini vermenin Arabuluculuk Kurulunun görevleri arasında sayıldığı ve bu hükme uygun olarak dava konusu Yönetmelik yayımlanmadan önce adı geçen Kuruldan olumlu görüş alındığı anlaşıldığından, davaya konu kontenjan (ihtiyaç sayısı) kuralının Arabuluculuk Kurulunun da onayından geçtiği görülmektedir.
Bu durumda, hukuka uygun olduğu anlaşılan Yönetmelik maddesine dayanılarak ve söz konusu Yönetmelik maddesinde getirilen düzenlemeye uygun olarak, 24/11/2019 tarihinde gerçekleştirilen davaya konu sınavda, ilanda belirtilen 5000 kişilik ihtiyaç sayısı da göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılan sıralama sonucuna göre 91 ve üzeri puan alan adayların başarılı kabul edildiği dikkate alındığında; 79 puan alan davacının söz konusu başarı sıralaması içinde yer almadığı anlaşıldığından, sınavda başarısız sayılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte; Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 08/11/2021 tarihinde yapılan duyuruda; 24/11/2019 tarihinde yapılan arabuluculuk sınavında yer alan soruların bir kısmının hatalı olduğu iddiasıyla açılan davada, Ankara 9. İdare Mahkemesi’nce 3 sorunun iptal edilmesi üzerine Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi tarafından, Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 46. maddesi, 5. fıkrası uyarınca sınav sonuçları tekrar değerlendirilerek yeni bir başarı listesi oluşturulduğu, yeni oluşturulan listeye göre, en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilanda belirtilen ihtiyaç sayısı kadar adayın (5000 arabulucu) başarılı sayıldığı, ayrıca 5000. adayın puanının 92,78 puan olması nedeniyle aynı puanı alan adayların da başarılı sayıldığı hususlarına yer verildiği dikkate alındığında; davacının oluşan bu yeni duruma göre başarı durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği de açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının arabulucular siciline kaydının yapılmasına ilişkin istemi yönünden DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 45. maddesinde yer alan “en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday” ibaresinin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Davacının 24/11/2019 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden DAVANIN REDDİNE,
4. Netice itibariyle davaya konu düzenleyici işlemin yürürlükte olduğu tarihte hukuka uygun olduğu, bireysel işlem yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı da göz önünde bulundurularak, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 20/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.