Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/6180 E. 2016/6247 K. 13.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6180
KARAR NO : 2016/6247
KARAR TARİHİ : 13.06.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun 765 sayılı Yasanın 228/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 16/06/1992 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde ise;
Didim Belediye Başkanı olan sanık hakkında, iddianame içeriğindeki “… ….. isimli firmaların belediyeye yaptıkları hazır beton, parke taşı ve benzeri malzemelerin hibe edildiği, hibe edilen bu malzemelerin 5393 sayılı Belediye Kanununun 18. maddesi gereğince kabulü yönünde karar alınarak belediye kayıtlarına girişinin sağlanmadığı, ilgili firmalarca ne kadar malzemenin hibe edildiğinin tespit edilemediği, bu malzemelerin nerede ne şekilde ve hangi belediye hizmetlerinde kullanıldığının belgelendirilemediği…” şeklindeki isnadın sübutu halinde, eylemin zimmet suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca delillerin takdir ve tartışması ile davaya bakmanın Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu, diğer isnadların da bununla bağlantılı olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.