Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/2938 E. 2016/1538 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2938
KARAR NO : 2016/1538
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 21/04/2015 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; ancak, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını
gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluş ve dosya içeriğine göre, yakınanın soruşturma aşamasındaki beyanında “sanıklar … ve …’nın daha önceden kendisinden para istediklerini, olay günü sanıkların yanına gelerek “ya beşbin lira ver yada senin canını alırız” dediklerini, para vermeyi kabul etmemesi üzerine sanık …’nın diğer sanık …’e “sık buna” dediğini, bunun üzerine sanık …’in tabanca ile bacağına bir el ateş ettiğini ve yaraladığını” söylediği, mahkemedeki ifadesinde ise “5-6 yıl kadar önce arkadaşı olan …’nın abisi …’nın karışmış olduğu hırsızlık olayında kendisinin adını verdiğini, bu nedenle avukat tutmak istediğini, …’nın annesi…’den avukat tutmak için 5 bin TL aldığını, sanık …’ın bu parayı istediğini, olay günü sanıkların iş yerinde olmadığı bir saatte gelerek eşine kendisini sorduklarını, sanık …’ı gördüğünde “niye benim eşimle görüşüyorsunuz, alacağın varsa ben vereceğim, niye hanımıma söylüyorsun” dediğini, o sırada sanık …’in de “Versene lan adamın parasını, niye vermiyorsun” dediğini, bunun üzerine …. tokat attığını, sanık …’in de silahını çekerek ayağından yaraladığını, sanık …’ın önüne geçerek, yapma dediğini” beyan ettiği,

Sanık …’in soruşturma aşamasında amcasının oğlu tanık …a uyuşturucu sattığı gerekçesiyle tartıştıklarını, yakınanın kendisine tokat atması üzerine silahla ayağından yaraladığını söylemesine rağmen mahkeme aşamasında yakınanın avukat tutmak için sanık …’ın annesinden 5 bin TL aldığını, sanık
…ın bu parayı yakınandan istediğini ancak alamadığını, olay günü yakınanı sormak için iş yerine gidip eşi tanık … ile görüştüklerini, daha sonra yakınan ile karşılaşınca sanık …’ın araçtan inip konuştuklarını, bu sırada yakınanın sanık …’a vurduğunu görünce araçtan inip silahla yakınanı yaraladığını söylediği,

Sanık …’nın soruşturma aşamasında yakınan ile sanık …’in amcasının oğlu tanık …’a uyuşturucu sattığı gerekçesiyle tartıştıklarını, kendisinin bu sırada araçta olduğunu, nasıl olduğunu anlamadığı bir şekilde sanık …’in koşarak uzaklaştığını görünce kendisinin de araçla olay yerinden ayrıldığını söylemesine rağmen mahkeme aşamasında yakınanın avukat tutmak için annesinden 5 bin TL aldığını, olay günü yakınanı sormak için iş yerine gidip eşi tanık … ile görüştüklerini, daha sonra yakınan ile karşılaşınca “eşimden neden para istiyorsunuz” dediğini, bu nedenle tartıştıklarını, bu sırada yakınanın sanık …’e vurduğunu, onunda silahla yakınanı bacağından yaraladığını söylediği olayda; yakınanın sanık …’ın annesinden para alıp almadığı, eğer almış ise bu hukuki ilişkinin taraflarının kim olduğu belirlenmeden, değişen beyanlara ne şekilde itibar edildiği karar yerinde gösterilmeden eksik inceleme ile yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

2- TCK’nın 150. maddesi uyarınca yağma suçundan hüküm kurulurken aynı yasanın 29. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden sanıklar hakkında haksız tahrik hükümleri ile uygulanma yapılması,

3- 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinde değişiklik yapıldığından yeniden takdiri lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının korunmasına, 25.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.