Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/27920 E. 2016/1028 K. 18.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27920
KARAR NO : 2016/1028
KARAR TARİHİ : 18.01.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Mayıs 2011’de davalıya ait işyerinde tenis öğretmeni olarak çalışmaya başladığını, sigorta girişinin 03/06/2011 tarihinde yapıldığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, aylık 1.000 TL net ücret ve verdiği özel ders ücretlerinin üzerinden prim almak üzere anlaştığını, özel tek ders ücretlerinden %35 ve grup ders ücretlerinden %40 prim verilmesi hususunda anlaşmaya rağmen prim alacaklarını alamadığını iddia ederek fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdinin ekonomik nedenlerden dolayı 22/11/2011 tarihinde feshedildiğini, maaşı hak ettiği primleri ve tüm yasal alacaklarının aynı gün bankaya hesabına yatırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının çalıştığı döneme ait ödenmeyen fazla çalışma ücretlerinin mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir.
Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. İşçinin fazla mesai yapması halinde ödenen primin fazla mesai ücretini de kapsadığı ve bu nedenle mahsubu gerektiği gerekçesi isabetli değildir. Ancak bu şekilde çalışan işçi fazla mesai yaptıkça buna bağlı olarak prime de fazladan hak kazanacağından, bir anlamda yüzde usulü çalıştığının kabulü gerekecektir. Bu durumda ise davacının fazla mesai ücretinin sadece % 50 zamlı kısmının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı ücret ve özel ders karşılığı prim usulü ile çalıştığından, müşteri sayısının artmasına bağlı olarak aldığı primin ve dolayısı ile ücretinin artacağı bellidir. Dolayısı ile müşteri artıkça mesaisi de artacağından, mesaiye bağlı değişken prim aldığı sabittir. Davacının bir anlamda yüzde usulü ile çalıştığının kabulü gerekmektedir. Bu nedenle fazla mesai ücretinin sadece %50 zamlı kısmının hesaplatılarak hüküm altına alınması gerekmektedir. Mahkemece fazla mesai saat ücretinin % 150 zamlı miktarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.