YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35751
KARAR NO : 2015/20002
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde 01.06.1990-18.07.2011 tarihleri arasında muhasebeci olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının muhasebe kayıtlarını yanıltıcı, gelişigüzel tutarak kooperatif kaynak ve varlıklarının belirsizliğine neden olunması nedeni ile davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı hakkında açılan ceza davasının Yargıtay denetiminden geçmeksizin sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığına dair Ağır Ceza Mahkemesi denetimi sonrası kesinleştiği, bu nedenle Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın dikkate alınamayacağı ve ceza dava dosyasından bağımsız olarak hukuk dava dosyası içeriğine göre karar verilmesi gerektiği, buna göre davacının muhasebede görevli olarak çalıştığı, davacının yapmış olduğu işlemlerde herhangi bir insiyatif kullanma yetkisi bulunmaksızın kendisine verilen talimatlar doğrultusunda işlem yaptığı, Asliye Ceza Mahkemesi yargılamasına konu kooperatifin zarara uğraması işleminde kusurunun olmadığı, varsa kusurunun Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında belirtildiği üzere şirket yönetim kurulu üyelerinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Türk borçlar Kanununun 74. maddesi (Borçlar Kanununun 53. maddesi) hükmüne göre; kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamadığı gibi hukuk hakimi ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ile de maddi olayın meydana geliş biçimi yönünden bağlı olup kusur oranına ilişkin ceza mahkemesinin kabulü ile de bağlı değildir. Somut olayın açıklığa kavuşması bakımından ve ceza davasında belirlenebilecek maddi vakıa tespitlerinin hukuk hakimini de bağlayacağı hususu gözetildiğinde ceza davasının kesinleşmesi gerekir.
Somut olayda davacının iş akdi davalı tarafından, muhasebe kayıtlarını yanıltıcı, gelişigüzel tutarak kooperatif kaynak ve varlıklarının belirsizliğine neden olunması gibi suç teskil edecek fillerinden dolayı fesh edildiği iddia edilmiş ve bu konuda suç duyurusunda bulunulmuştur. Davacı hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/133 E. sayılı dosyası ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 62. maddesi delaletiyle görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonucu davacıya görevi kötüye kullanma suçundan 5 ay hapis cezası verilmiş, mahkemece hükmün açıklanması geriye bırakılmış ve karar kesinleşmiştir. Her ne kadar TBK 74. maddesine göre ceza mahkemesi kararı hukuk mahkemesi açısından bağlayıcı değil ise de, olayın oluş tarzı ve maddi vakıaların tespiti noktasında bağlayıcıdır. Davacı hakkında görevine ilişkin işlemiş olduğu bir kısım fillerin suç teşkil ettiğinin sabit olduğu … Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen 2013/133 E. , 2014/56 K. sayılı kararı ile tespit edilmiştir. Verilen karar neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması veya kararın Yargıtay denetiminden geçmemesinin bir önemi yoktur. Davacının iş akdi davalı işverence 4857 sayılı İş Kanunu 25/II-e maddesi gereği haklı nedenle feshedilmiştir. İş akdi işveren tarafından haklı nedenle feshedilen işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.