YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20007
KARAR NO : 2016/1890
KARAR TARİHİ : 15.02.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 30.7.2010 tarihinde, davalı zeytin yağı fabrikası işyerinde çalışır vaziyetteki malaksör makinasının temizliğini yaptığı sırada helozon bıçaklarına kendisini kaptırması sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan masrafların rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 23. maddesidir.
5510 sayılı Yasanın 23. maddesinde; “ Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.” hükmü öngörülmüş olup, maddenin açık hükmü karşısında; gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.
Anılan maddeye göre davalı işverenin sorumluluğu kusursuzluk ilkesine dayanmakta olup, zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe giriş bildirgesi yasal süre içerisinde Kuruma verilmemişse ve zararlandırıcı sigorta olayı bu yasal süreden sonra meydana gelmişse Kurumca yapılan sigorta yardımlarından 23. maddeye göre sorumlu tutulması, bu durumda tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değerinden, Borçlar Kanunu’nun 43-44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak kurum zararının belirlenmesi gerekecektir.
Hükme esas alınan kusur raporunda; zararlandırıcı sigorta olayında sigortalı %50, işveren şirket %50 oranında kusurlu bulunmuştur. Dava konusu somut olayda; 23. madde koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına karşısında; işveren şirketin 23. maddeye göre; tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değerinden, Borçlar Kanunu’nun 43-44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak kurum zararının %75’ından sorumlu olduğu gözetilmeksizin, %50 kurum zararının hüküm altına alınmak suretiyle eksiz rücu alacağına karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin %75 kusur oranında sorumlu olduğu bedel belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak şartıyla taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.