YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8971
KARAR NO : 2016/3907
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2015 tarih ve 2014/382-2015/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde 39. sınıf kapsamında kalan hizmetlere ilişkin akıllıdepo+şekil ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun “Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri” yönünde 556 Sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini ileri sürerek … … tarafından verilen 10.6.2014 tarih 2014-M-9074 sayılı kararın redde ilişkin kısmını iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkil kurum tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, başvuruya konu markada geçen akıllı depo ibaresinin reddedilen hizmetler yönünden tanımlama içerdiği, yazılış şeklinin ve markadaki şekli unsurun bu algıyı değiştirmediği, bu ibarelerin ticaret hayatında herkesin kullanımına açık olduğu, kimsenin tekeline bırakılamayacağı, reddedilen hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin olmadığı, başvuruya konu markanın kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığının da ispat edilemediği, bu nedenle 556 Sayılı KHK’nın 7/1-a,c ve d bentleri uyarınca tescil engelinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.