Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1069 E. 2021/3107 K. 16.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1069 E.  ,  2021/3107 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1069
Karar No : 2021/3107

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2017/1985, K:2020/4812 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2017/1985, K:2020/4812 sayılı kararıyla;
Davacının Anayasa’ya aykırlık iddiası ciddi görülmeyerek,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itirazın reddi üzerine 22/04/2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ile davacıya ait … Cumhuriyet Başsavcılığınca Sor. No:… sayılı soruşturma kapsamında düzenlenen … tarihli sorgulama tutanağının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından 507…..46 numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına örgüt toplantılarına katıldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, mülakat ve meslek stajını yaptığı dönemlerde de örgüt evinde kalmaya devam ettiğine, örgüte himmet verdiğine, ByLock kullandığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının ifadesinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında delil olarak sunulan hususların dava konusu işlemden sonra ceza dosyasına girdiği, kendisi ile aynı durumda olup mesleğine devam eden kişilerin olduğu, dava konusu işlemden önce kendisine savunma hakkı verilmediği ve soruşturma yapılmadığı; 667 sayılı KHK soruşturma usullerine ilişkin yeni bir kural getirmediğinden, 2802 sayılı Kanun’da öngörülen usule göre soruşturma yapılması gerektiği; hangi eylemin suç unsuru oluşturduğu belirtilmeksizin genel değerlendirmeler sonucu oluşturulan liste kapsamında meslekten çıkarma kararı verilmesinin adil yargılanma hakkını ve masumiyet karinesinden yararlanma hakkını ihlal ettiği; Anayasa’nın 139. maddesine ve hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği; 15/07/2016 tarihine kadar bir cemaat olarak görülen yapıyla irtibatlı ve iltisaklı olmanın cezai ve idari bir karşılığı olacağının önceden bilinmesinin mümkün olmadığı; 667 sayılı KHK’nın Anayasa’ya aykırı olduğu; hakkında verilen hapis cezası hükmünün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiğinden kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının varlığından söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 27/10/2020 tarih ve E:2017/1985, K:2020/4812 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 16/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.