Danıştay Kararı 13. Daire 2020/1862 E. 2021/5172 K. 16.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/1862 E.  ,  2021/5172 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1862
Karar No:2021/5172

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 06-12/07/2013 tarihleri arasında yapılan denetimlerde, vaziyet planında yer almayan gizli tanklar ve düzenek bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle tesis edilen … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının, Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.000.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; Samsun Emniyet Müdürlüğü ekiplerince davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda gerçekleştirilen denetimler neticesinde, istasyon vaziyet planında 50.000 lt ve 5.000 lt kapasiteli olarak gözüken ancak 100.000 lt ve 15.000 lt kapasiteli olduğu anlaşılan yasal olmayan yer altı tankları, istasyon vaziyet planında 10.000 lt kapasiteli olarak gözüken ancak 20.000 lt kapasiteli olduğu değerlendirilen yasal olmayan yer altı tankı ve istasyon vaziyet planında bulunmayan 20.000 lt kapasiteli içerisinde kaçak yakıt bulunan yasal olmayan yer üstü tankı bulunarak el konulduğu, davacının akaryakıt istasyonunda vaziyet planı haricinde gizli tanklar ve düzenek bulunduğunun yapılan denetimlerle sabit olduğu, davacı şirketin Kanun gereği vaziyet planı haricinde gizli düzenek bulundurma fiilinden sorumlu sayılarak Kanun’la öngörülen para cezası ile cezalandırıldığı dikkate alındığında, usulüne uygun şekilde tanzim edilen tutanak, yapılan soruşturma ve alınan savunma değerlendirilmek suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mevzuatta lehine değişiklikler yapıldığı, dava konusu idarî para cezası miktarının fahiş olduğu, en üst sınırdan idarî para cezası tesis edildiği, davalı Kurum tarafından ön araştırma ve soruşturma prosedürünün atlanarak sadece kendisine sunulan tutanak ve kolluk evrakı üzerinden orantılılık ve ölçülülük ilkeleri gözetilmeksizin cezalandırma yoluna gidildiği, bu nedenle savunma hakkının engellendiği, idarî para cezalarının ön araştırma ve soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra hak düşürücü süre olan en geç üç ay içinde karara bağlanması gerektiği; davaya konu idarî para cezası miktarının fahiş olduğu; şirket yetkilisi hakkında kovuşturmaya yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, iş yerinde bulunan tank ve pompaların tamamının vaziyet planında yer aldığı, gizli düzenek niteliğinde olmadığı, kendisinin iş yerinde kiracı olduğu ve söz konusu tankın iş yeri kiralandığında da iş yerinde bulunduğu, tutanakların tek taraflı tutulduğu, huzurda okunmadığı ve şirket çalışanları tarafından okunmasına izin verilmediği, mevzuata aykırılığa karşı hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağının belirtilmediği, idarî para cezasına konu eylemle hiçbir ilgisinin bulunmadığı, kendisinin de mağdur olduğu, tutanaktaki tespitlerin yoruma dayalı olduğu, Kurum adına denetim yapan görevlilerin alanında uzman kişiler olmadığı, basit kolluk görevlileri olduğu, söz konusu tespitlerin ancak alanında uzman bilirkişilerce yapılabilecek tespitler olduğu, kendisine isnat edilen olayla ilgili somut delil bulunmadığı, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince idarî para cezasının verilmemesi gerektiği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 16/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.