YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13855
KARAR NO : 2016/2635
KARAR TARİHİ : 03.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nun 245/1. maddesi uyarınca temel hapis cezası belirlenirken 3 yıl yerine 2 yıl hapis olarak belirlenmiş ise de; TCK.nun 62. maddesi uygulanması ile sonuç cezanın 2 yıl 6 ay olarak doğru tayini karşısında, bu hususun mahallinde düzeltilebilir hata olduğu kabul edilmiş; katılana ait kartını değişik zamanlarda birden çok kez kullanan sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK.nun 43. maddesi gereğince arttırılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek infaz aşamasında değerlen- dirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, suçun sübut bulmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün (ONANMASINA), 03.03.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(K.D)
KARŞI DÜŞÜNCE
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sanık hakkında, TCK.nun 245/1. maddesinden kurulan hükümde mahke- mece temel ceza 3 yıl yerine 2 yıl olarak belirlenmiş, 62. maddenin uygulanması sonucu ise ceza 1 yıl 8 ay yerine 2 yıl 6 ay olarak verilmiştir.
Sayın çoğunluk, TCK.nun 245/1. maddesi uyarınca temel hapis cezası belirlenirken 3 yıl yerine 2 yıl hapis olarak belirlenmesini, sonuç cezanın 2 yıl 6 ay olarak doğru tayini karşısında mahallinde düzeltilebileceği gerekçesiyle bozma nedeni yapmamış ve hükmün onanmasına karar vermiştir.
Oysa temel cezanın 3 yıl yerine 2 yıl olarak belirlenmesinin maddi hata olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. 1412 sayılı CMUK.nun 322/6. madde ve fıkrasında, arttırma veya indirme sonucu ceza müddeti veya miktarını tayindeki hatayı maddi hata olarak kabul etmekte olup, temel cezanın belirlenmesinde yapılan hatayı ise maddi hata olarak kabul etmemiştir. Yine Ceza Genel Kurulunun 25.02.2014 tarih ve 2012/2-1414 E, 2014/94 K sayılı ilamında da, cezaların belirlenmesi sırasında iradi olmaksızın ve güdülen amacın dışında yapılan basit toplama, çıkarma, çarpma ve bölme şeklindeki dört işlem hataları maddi hatalar olarak kabul edilmiş, temel cezanın belirlenmesindeki yanlışlığı maddi hata olarak kabul etmemiştir. Tüm bu anlatılanlar karşısında, mahkemenin temel cezayı 3 yıl yerine 2 yıl olarak belirlemesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp, sanık dışında aleyhe temyiz olmaması nedeniyle CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 62/1. madde ve fıkrası uyarınca yapılacak indirimin 2 yıl üzerinden yapılarak sonuç cezanın 1 yıl 8 ay olarak tayin edilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun olmayan kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.03.03.2016