Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/4555 E. , 2021/5197 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/4555
Karar No:2021/5197
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Elektrik Dağıtım A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının elektrik aboneliği tesisi amacıyla yaptığı başvurunun, bölgenin yerleşim alanı dışında olduğundan bahisle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … . İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; çözümü teknik bilgi gerektiren uyuşmazlıkta yapılan keşif incelemesi sonucunda düzenlenen 11/08/2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının dava dosyasına sunduğu fotoğraflarda görülen ve bölgede yapılan incelemelerde, bölgede … ait elektrik dağıtım hatları, direkleri bulunduğu, bu elektrik dağıtım hat direklerinin kadastro yolunun kenarında dikildiği, abonelere enerji verildiğinin görüldüğü, elektrik dağıtım şebekesinden gelen hat (… ) O.G. ve A.G. olarak dağıldığı, İSU trafosuna kadar ve oradan da diğer İSU pompa istasyonuna kadar O.G.-A.G. müşterek hat olarak yapıldığı, … ait olan O.G. enerji nakil hattının İSU tarafından A.G. hatları çekilerek müşterek hatta çevrildiğinin davalı kurum tarafından sunulan evraklardan tespit edildiği, mevcut bulunan enerji nakil hattı direkleri tüm bölgede kadastro yolu kenarına dikilmiş olduğu, bölgenin elektrik ihtiyacının davalı dağıtım şirketi tarafından karşılandığı, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11. maddesinde “bölgesindeki tüm müşterilere eşit, taraflar arasında ayrım gözetmeksizin yeterli, kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sunacak şekilde hizmet verir.” yazılmakta ve … tarafından yakın abonelere elektrik sağlamakta, uzak olan aboneleri ise ek tesis kapsamında değerlendirdiğinin görüldüğü, elektrik dağıtım şebekelerinde trafodan çıkan hatların her aboneye eşit mesafede olması mümkün olmadığından hattın sonundaki abone her zaman yerleşim alanı içinde bulunmadığı, davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından aynı bölgede bazı abonelere yerleşim merkezine uzak olmasına rağmen kadastro yolu kenarında direkler dikerek elektrik verdiğinin tespit edildiği, davalı vekilinin dava dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde, yerleşim alanı dışındaki bölgelerde şebekenin tesis edilmesinde geçilecek güzergahlarda, yollar ve imar alanları belli olmadığından özel mülkiyetlerden geçilmesi zorunluluğu doğduğunu, kamulaştırma gerektiğini belirtmiş ise de, bu bölgede (davacının evinin önünden geçen yol) mevcut kadastro yolu bulunmakta olduğu, yol kenarına direkler dikilerek ek tesis kapsamında elektrik hattı çekilmesi ile davacının elektrik abonesi olmasına imkan sağlanabileceği, dağıtım şirketleri lisanslarında belirlenen bölgelerde kurulması öngörülen yeni dağıtım tesisleri için dağıtım yatırım planı yapmak, yeni dağıtım tesislerini kurmak, gerekli iyileştirmeleri yapmak, ilgili mevzuata uygun olarak dağıtım sistemini işletmek, bakım ve onarımını yapmakla yükümlü olduğu, davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin 2011 yılından beri bu bölgede bir çalışma yapmadığının anlaşıldığı, tüm bu tespitlere göre davacının 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca yaptığı konutu için davalı idarenin elektrik abonesi yapması gerektiğinin ifade edildiği, söz konusu raporun teknik tespit açısından yeterli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, bu durumda, davalı elektrik dağıtım şirketinin kendine verilen görev ve yükümlülükler ile yapının konumu ve yeri dikkate alındığında söz konusu yere gerekli hizmeti götürmesi gerekirken bölgenin yerleşim alanı dışında kaldığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, özel hukuk tüzel kişi olan şirketin işlemlerinin idarî işlem sayılamayacağı, bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.