Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/541 E. 2021/3076 K. 16.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/541 E.  ,  2021/3076 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/541
Karar No : 2021/3076

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Birliği
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

2- …Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2017/4863, K:2020/4343 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması taraflarca istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığının …tarih ve …sayılı işlemi ile yürürlüğe giren Vakıf Üniversiteleri ile Özel Hastanelerin İşbirliğine İlişkin Usul ve Esaslar’ın; “İşbirliği esasları” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının, “İşbirliği yapılamayan veya işbirliğinin iptalini gerektiren durumlar” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının, “İşbirliği protokolünün icrası ve sona ermesi” başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasının, “Hastanenin kapasitesi ve standartları” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b), (ç) ve (d) bentlerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2017/4863, K:2020/4343 sayılı kararıyla;
Usul ve Esaslar’ın “İşbirliği esasları” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrası, “İşbirliği yapılamayan veya işbirliğinin iptalini gerektiren durumlar” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrası yönünden;
Davacı tarafından, anılan düzenlemelerde, 3359 sayılı Temel Sağlık Hizmetleri Kanunu’nun ek 15. maddesinin aynen tekrar edildiği ve işbirliği yapılacak özel hastanenin kapasitesi yönünden uygulamanın gösterilmediği iddia edilmiş ise de, Usul ve Esasların 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde işbirliği yapılacak özel hastanenin kapasitesi ve standartlarının belirlendiği ve Usul ve Esasların 5. maddesinin 1. fıkrası ile 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “yeterli kapasite ve eğitim alt yapısı”nın ne olduğunun açıklığa kavuşturulduğu, bu nedenle dava konusu düzenlemelerde, dayanağı 3359 sayılı Temel Sağlık Hizmetleri Kanunu’nun ek 15. maddesine aykırılık bulunmadığı;
Usul ve Esaslar’ın “İşbirliği protokolünün icrası ve sona ermesi” başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrası yönünden;
Usul ve Esasların 7. maddesinin 3. fıkrasında, protokolün süresinin 5 yıl olduğu ve tarafların sürenin bitiminden en az bir yıl önce protokolün sona ereceğini karşı tarafa yazılı olarak bildirmediği takdirde protokolün aynı süreyle kendiliğinden uzamış sayılacağının düzenlendiği, eğitim ve sağlık hizmetinin aksamadan yürütülmesi için gerekli olan önlemleri almak şartıyla vakıf üniversitesi ile özel hastane arasında imzalanan protokolün feshini öngören düzenlemede hizmet gereklerine aykırılık görülmediği;
Usul ve Esaslar’ın “Hastanenin kapasitesi ve standartları” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) ile (ç) bendi yönünden;
Usul ve Esaslarda asıl olanın yeterli kapasite ve eğitim alt yapısına sahip bir hastane ile işbirliği yapılması olduğu, istisnai şartlarda uygulamada aksaklığa yol açmamak üzere, işbirliği yapılan hastanenin yeterli şartları sağlayamaması üzerine bir hastane ile daha işbirliği yapılmasını öngören 8/1-b maddesindeki düzenlemede dayanağı Kanun’a ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı;
Vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapacak olan özel hastanede uzmanlık eğitimi verilebilmesi için Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği uyarınca uzmanlık eğitimi çekirdek müfredatlarının ve bu müfredatlara göre uzmanlık eğitimlerinin gereklerini yerine getirecek sayı ve çeşitlilikte hasta kabul edebilecek yapılanmanın tamamlanmasının gerektiği, dava konusu 8/1-ç maddesindeki düzenlemede dayanağı Kanun’a ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı;
Usul ve Esaslar’ın “Hastanenin kapasitesi ve standartları” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi yönünden;
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 15. maddesine göre, işbirliği yapılan özel hastanelerde fiilen görev yapacak olan üniversite öğretim elemanlarının, ilgili dekan ve hastane yöneticisinin talebi üzerine rektör tarafından görevlendirilmeleri gerektiği; dava konusu Usul ve Esasların 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 3359 sayılı Kanun’un ek 15. maddesinde öngörülen usulden ayrılarak, her uzmanlık eğitim programı için ilgili dalın çekirdek müfredatındaki eğitim standardını sağlayacak asgari sayıda öğretim üyesinin Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü ve Bakanlığın onayı ile üniversite tarafından görevlendirileceğinin belirtildiği; Usul ve Esasların 10. maddesinde, işbirliği kapsamında hastanede fiilen görev yapacak olan üniversite öğretim elemanlarının, ilgili dekan ve hastane mesul müdürünün talebi üzerine rektör tarafından görevlendirileceği kurala bağlanarak, öğretim elemanlarının görevlendirilmesi konusunda, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile benzer bir düzenleme getirildiği; bu itibarla; dava konusu düzenlemede dayanak norm olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 15. maddesine uygunluk bulunmadığı;
gerekçesiyle Vakıf Üniversiteleri ile Özel Hastanelerin İşbirliğine İlişkin Usul ve Esasların 5. maddesinin 1. fıkrası, 6. maddesinin 1. fıkrası, 7. maddesinin 4. fıkrası ile 8. maddesinin 1. fıkrasının (b), (ç) bentleri yönünden davanın reddine; 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Vakıf Üniversiteleri ile Özel Hastanelerin İşbirliğine İlişkin Usul ve Esasların 5. maddesinin 1. fıkrası ve 6. maddesinin 1. fıkrası yönünden, dava konusu düzenlemelerde, Kanun’un içeriğinin tekrar edildiği ancak uygulama gösterilmediği, düzenlemenin bütününde yeterli kapasite ve eğitim olanakları olmayan vakıf üniversitelerinin tarifine rastlanmadığı, somut olarak hangi hallerin varlığının yeterli olarak kabul edileceğinin saptanmadığı, kuralların açıkça belirlenmediği ve öngörülebilir olmadığı; 7. maddesinin 4. fıkrası yönünden, protokolün sona erdirilmesi halinde alınacak önlemlerin düzenlenmediği, tıp ya da tıpta uzmanlık eğitimini sürdüren öğrencilerin yeterli eğitim alamama durumlarının ortaya çıkacağı, bu denetimi kimin hangi kuralları gözeterek yapacağı hususunun düzenlenmediği; 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen ek 15. madde ile tıp fakültesi açılabilmesi için gerekli olan uygulama ve araştırma merkezleri olan hastaneler kurulmaksızın vakıf üniversitelerine tıp fakültesi açma olanağı tanındığı, dava konusu düzenleme ile birden fazla hastane ile işbirliği yolunun açılarak bu istisnanın genişletildiği, Kanun’un sadece bir hastane ile işbirliği yapma yetkisi verdiği; (ç) bendi yönünden, düzenlemede yer alan yapılanmanın nasıl ve kim tarafından tespit edileceğinin ve kriterlerinin ne olacağının belirlenmediği ileri sürülmekte ve davanın reddi yolundaki Daire kararının bozulması istenilmektedir.

Davalı idareler tarafından, dava konusu Usul ve Esasların 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile anlatılmak istenenin, çekirdek eğitim programı için gerekli olan kadro sayısının ve kadro verilme işleminin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmesine rağmen ilgili öğretim üyelerinin atamalarının Üniversite tarafından yapılacağı olduğu; zira Usul ve Esasların 10. maddesinde, hastanede görev alacak üniversite öğretim elemanlarının rektör tarafından atanacağı hususunun açıkça düzenlendiği; bu nedenle 8. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali yolundaki Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idareler tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2017/4863, K:2020/4343 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 16/12/2021 tarihinde 8. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi yönünden oyçokluğu, diğer kısımları yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY
X- 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 15. maddesinde, işbirliği yapılan özel hastanelerde, fiilen görev yapacak olan üniversite öğretim elemanlarının, ilgili dekan ve hastane yöneticisinin talebi üzerine rektör tarafından görevlendirileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Vakıf Üniversiteleri ile Özel Hastanelerin İşbirliğine İlişkin Usul ve Esasların 10. maddesinde de, işbirliği kapsamında hastanede fiilen görev yapacak olan üniversite öğretim elemanlarının, ilgili dekan ve hastane mesul müdürünün talebi üzerine rektör tarafından görevlendirileceği kurala bağlanarak, öğretim elemanlarının görevlendirilmesi konusunda, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile benzer bir düzenleme getirilmiştir.
Temyize konu Daire kararında, dava konusu Usul ve Esasların iptaline hükmedilen 8. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan, “hastanelerde, çekirdek müfredatları ve uzmanlık eğitiminin gereklerini yerine getirmek üzere, her uzmanlık eğitimi programı için ilgili dalın çekirdek müfredatındaki eğitim standardını sağlayacak asgari sayıda öğretim üyesinin Yüksek Öğretim Kurulunun uygun görüşü ve Bakanlığın onayı ile üniversite tarafından görevlendirileceği” düzenlemesi ise, Daire kararında beliritildiğinin aksine, yukarıda yer verilen düzenlemelere aykırılık taşımamaktadır. Her uzmanlık eğitimi programı için ilgili dalın çekirdek müfredatındaki eğitim standardını sağlayacak öğretim üyesi kadro sayısını ve çekirdek eğitim programı için gerekli olup olmadığı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından belirlenirken, Sağlık Bakanlığı ilgili üniversiteye kadro vermektedir. Fakat çekirdek eğitim programı için gerekli öğretim üyelerinin atanması yine ilgili üniversite tarafından gerçekleştirilmektedir. Zira, Usul ve Esasların 10. maddesinde açıkça hastanede görev alacak üniversite öğretim elemanlarının rektör tarafından atanacağı düzenlenmektedir. Aynı Usul ve Esaslarda yer alan birbirine zıt iki hükmün uygulanmasının kabiliyeti olmayacağından burada birbiri ile çelişen iki madde yerine 8. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinin yanlış yorumlandığı açıktır. Bu maddede anlatılmak istenen çekirdek eğitim programı için gerekli olan kadro sayısının ve kadro verilme işleminin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmesine rağmen ilgili öğretim üyelerinin atamalarının ise Üniversite tarafından yapıldığıdır.
Açıklanan nedenlerle, Vakıf Üniversiteleri ile Özel Hastanelerin İşbirliğine İlişkin Usul ve Esasların 8. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinde hukuka aykırılık görülmediğinden; anılan kısma yönelik verilen iptal kararının bozulması gerektiği gerekçesiyle onama kararına katılmıyoruz.