Danıştay Kararı 12. Daire 2019/902 E. 2021/6840 K. 16.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/902 E.  ,  2021/6840 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/902
Karar No : 2021/6840

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …
VEKİLİ : …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : …

DAVANIN KONUSU : 12/04/2000 tarih ve 24018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerini değiştiren, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptali ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin “Genel Şartlar” başlığının 8. bendinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yolu ile başvuruda bulunulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Sözleşmeli öğretmen olarak Şanlıurfa Akçakale … İlkokulu’na atamasının yapıldığı, ancak 15/11/2018 tarihli işlemle atamasının iptaline karar verildiği, atamasının iptal edilmesinin nedeninin güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak sonuçlanmasının gösterildiği, işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, ayrıca 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin “Genel Şartlar” başlığının 8. bendinin de Anayasaya aykırı olması nedeniyle itiraz yolu Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği belirtilmektedir.

…’NIN SAVUNMASI : Dava konusu Yönetmelik hükümlerinin hem 4045 sayılı Kanun hem de 657 sayılı Kanun’un kapsamına uygun olduğu, söz konusu kanunların hilafına düzenleme içermediği, güvenlik soruşturmasının yapılmasının amacının Devletin kendisini temsil edecek ve kendisi adına vazife ifa edecek kamu görevlilerini seçerken onlardan beklenen sadakat ve güven yükümlülüğünün gereği gibi ifa edilip edilmeyeceğinin tespitine ilişkin olup; dava konusu düzenlemeler, ceza hukuku anlamında sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız ve farklı olarak memuriyete alınmanın ya da memuriyette kalmanın uygun olup olmadığı yönünde yapılacak değerlendirmeye dayanak oluşturacak raporların oluşturulmasına yönelik usul ve esasların düzenlenmesinden ibaret olduğu, dolayısıyla hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır

… BAKANLIĞI’NIN SAVUNMASI : Davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz olması ve öğretmenlik mesleğinin hassasiyeti ile öğrenciler üzerinde olumsuz bir etkinin meydana gelmemesi için, davacının öğretmen olarak görev yapmasının uygun bulunmadığı, dava konusu edilen düzenleme üst hukuk normlarına, ilgili yasal düzenlemelere uygun olup, üst hukuk normunun kapsamını değiştiren, genişleten bir hüküm içermediği gibi, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiğinden, yasal ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Dava konusu edilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin dayanağı olan 4045 sayılı Kanun yürürlükte bulunmadığından, iptali istenilen Yönetmelik maddelerinin de hukuki dayanağı kalmadığı anlaşıldığından, 12/04/2000 tarih ve 24018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerini değiştiren, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 12/04/2000 tarihli ve 24018 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 1. ve 2. maddelerini değiştiren, 25/10/2018 tarihli ve 30576 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptali ile 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin “Genel Şartlar” başlığının 8. bendinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulması istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafından, iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilen 657 sayılı Kanun’un 48/1-A-8 hükmünün Anayasa Mahkemesi’nin 24/07/2019 gün ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu kararın 29/11/2019 gün ve 30963 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı görüldüğünden, bu istemin incelenmesine gerek görülmediği düşünülerek işin esasına geçildi.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Genel ve özel şartlar” başlıklı 48. maddesinde, “Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.
A) Genel şartlar:
1. Türk Vatandaşı olmak,
2. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak,
3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,
4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
5. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.
6. Askerlik durumu itibariyle;
a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,
b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,
c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,
7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek (…)(2) akıl hastalığı (…)(2) bulunmamak.
8. (Ek: 3/10/2016 – KHK-676/74 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/60 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile)
B) Özel şartlar:
1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,
2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak.”
hükmü yer almıştır.
Anayasa’nın 124. maddesinde (Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.), Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevlerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinde, “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır.
Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almıştır.
4045 sayılı Kanun’un 1. maddesine dayanılarak Cumhurbaşkanı tarafından, 12/04/2000 tarihli ve 24018 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 1. ve 2. maddelerini değiştiren 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir.”, “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde ise, “Bu Yönetmelik; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeleri, bunların toplanmasını ve işlemini yürüten bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili birim ve kısımlarının belirlenmesini, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personeli, ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacakları ayrıca bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatlarında sürekli görevlendirilecek bütün personel için yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının esas ve usullerini, bunu yapacak mercileri, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak gizlilik dereceli yerlerde çalışan kamu personeli ile meslek grupları ve üst kademe yöneticilerini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Bahse konu “ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla ilgili düzenlemenin, anılan Yönetmeliğin “amaç” ve “kapsam”ı olarak belirlenmiştir.
Söz konusu düzenlemelerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Devlet memurluğuna alınmada genel ve özel şartları düzenleyen 48. maddesinin birinci fıkrasının A bendinin 8. alt bendine 03/10/2016 tarih ve 676 sayılı Kanun Hükmünde Karaname’nin 74. maddesiyle eklenen ve “güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olma” şartını genel şart olarak belirleyen Kanun hükmünün yansıması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu düzenlemelerin kanuni dayanağı olan 657 sayılı Kanun’un 48/1-A-8 hükmünün Anayasa Mahkemesi’nin 24/07/2019 gün ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu kararın 29/11/2019 gün ve 30963 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinde geçen ibarelerin kanuni dayanağı ortadan kalkmış bulunmaktadır.
Açıklanan nedenle, dava konusu Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
12/04/2000 tarih ve 24018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerini değiştiren, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptali ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin “Genel Şartlar” başlığının 8. bendinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yolu ile başvuruda bulunulması istenilmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen 8. alt bendinin davacı tarafından Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi’nin 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı ile; Anayasa’nın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla kanunla sınırlanabileceğinin ifade edildiği; 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağının belirtildiği ve üçüncü fıkrasında, “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir.” denilerek kişisel verilerin korunması özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında güvenceye kavuşturulduğu; 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüklerinin düzenlendiği; Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere “…adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin…” kişisel veri olarak kabul edildiği; dolayısıyla, kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kuralın kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme getiren kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve olası kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiği; kuralda güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması memurluğa alımlarda genel şartlar arasında sayılmasına karşın güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı, diğer bir ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilen kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması devlet memurluğuna alımlarda aranacak şartlar arasında sayıldığı; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden, Anayasa’ya aykırılık iddiasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın “Yönetmelikler” başlıklı 124. maddesinde; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmü yer almaktadır.
4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevlerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinde de; “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır.
(Ek:18/10/2018-7148/29 md.) (İptal ikinci fıkra:Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 tarihli ve E.:2018/163, K.:2020/13 sayılı Kararı ile)
Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükümleri yer almıştır.
Dava konusu edilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin “Dayanak” başlıklı 3. maddesinde; “Bu Yönetmelik 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine dayanılarak çıkarılmıştır.” hükmü yer almıştır.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi eklenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri düzenleme yetkisini Anayasa’dan aldıkları gibi, yönetmelikler de düzenleme yetkilerini kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden almaktadırlar.
Dava konusu Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin dayanağı olan, 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevlerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 07/04/2021 tarih ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 13. maddesinin sekizinci fıkrasıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
Anayasa’nın 124. maddesi uyarınca kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarına ilişkin yönetmelikleri, dayanağı kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak üzere çıkardıklarına göre yönetmeliğin dayanağı Kanun hükmünün sonradan yürürlüğe giren başka bir Kanunla yürürlükten kaldırılması ve bu yeni düzenlemede önceki Kanun hükmüne dayalı olarak çıkartılan yönetmeliğin yürürlükte kalmaya devam edeceği ya da yürürlükte kalacağı süreye ilişkin bir kurala yer verilmeyip önceki Yönetmeliğin düzenlediği alana ilişkin usul ve esasların yeniden belirleneceği kuralına yer verilmesi durumunda, dayanak Kanun yürürlükten kaldırıldığı için buna dayalı olarak çıkartılan yönetmelikler de hükümsüz hale gelecektir.
Uyuşmazlıkta, 7315 sayılı Kanunun 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile dava konusu yönetmeliğin dayanağını oluşturan 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldığından ve anılan Kanun’da dava konusu yönetmeliğin yürürlükte kalmaya devam edeceğine ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğinden ve bunun bir sonucu olarak, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği de hükümsüz hale geldiğinden, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine eklenen ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 12/04/2000 tarih ve 24018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerini değiştiren, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava; 12/04/2000 tarih ve 24018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerini değiştiren, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava konusu Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin dayanağı olan 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun, 07/04/2021 tarih ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 13. maddesinin sekizinci fıkrasıyla yürürlükten kaldırıldığından, 12/04/2000 tarih ve 24018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerini değiştiren, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin de dayanağının kalmadığı ortadadır.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine eklenen ”ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi ile aynı Yönetmeliğin 6., 8/2., 9/A, 9/B ve 15. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 07/12/2021 tarih ve E:2017/10342, K:2021/6342 sayılı kararıyla; “dava konusu Yönetmelik’in dayanağı olan 4045 sayılı Kanun yürürlükte bulunmadığından, Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerine eklenen ‘ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar’ ibaresi ile aynı Yönetmeliğin 6., 8/2., 9/A, 9/B ve 15. maddelerinin de hukuken dayanağının kalmadığı” gerekçesiyle anılan maddelerin iptaline karar verildiğinden; iş bu davaya konu edilen Yönetmelik maddelerinin iptali istemi hakkında yeniden bir karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, işbu davada iptali istenen Yönetmelik hükümleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği görüşüyle, anılan maddelerin iptali yolunda verilen karara katılmıyorum.