Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2009/9857 E. 2009/11650 K. 09.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9857
KARAR NO : 2009/11650
KARAR TARİHİ : 09.11.2009

MAHKEMESİ : ISPARTA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 14/07/2009NUMARASI : 2009/107-2009/278Taraflar arasında görülen davada;Davacı, ortak miras bırakanları A..in 1 parsel sayılı taşınmazdaki payını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini, satmaya ihtiyacı olmadığını, temlikin bedelsiz olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile miras bırakan adına tescilini olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuştur.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Dahili davalılar, davaya muvafakat ettiklerini , temlikin muvazaalı olduğunu bildirmişlerdir.Mahkemece, muris muvazaası iddiası sabit görülerek davanın kabulü ile 1 parsel sayılı taşınmazdaki çekişmeli payın tapusunun iptali ile miras bırakan adına tesciline karar verilmiştir.Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve terekeye döndürülmesi isteğine ilişkindir.Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazdaki 986/2400 payın tarafların ortak miras bırakanı A.A.. adına kayıtlı iken davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, yapılan soruşturma sonucu belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle davanın 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı uyarınca kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur.Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine. Ancak, davanın terekeye iade biçiminde açıldığı, tüm mirasçılarında davada taraf olduğu gözetilerek mirasçıların miras payları oranında tapunun iptal ve tesciline karar verilmesi gerekirken, şahsiyetin ölümle son bulacağına ilişkin Medeni Kanunun 28. maddesi hükmü ve ölü kişi adına sicil oluşturulamayacağı ilkesi gözardı edilerek muris A.A.. adına tescil biçiminde davanın kabul edilmiş olması doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazın keşfen saptanan değeri üzerinden yargılama aşamasında harcın tamamlanmadığı gözetilerek dava dilekçesinde gösterilen değer yerine harcı tamamlanmayan değer üzerinden davacı yararına fazla Avukatlık parasına hükmedilmiş olması da isabetsizdir.Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 9.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.