YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9842
KARAR NO : 2009/11991
KARAR TARİHİ : 16.11.2009
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 21/07/2009NUMARASI : 2008/126-2009/294 Taraflar arasında görülen davada;Davacı çekişme konusu 2401 parsel sayılı taşınmazı davalı N..’dan kayden satın aldığını, ancak davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından taş ocağının patlayıcı depolama alanında kaldığından bahisle kamulaştırmasız elatması nedeniyle tazminat ödemek suretiyle anılan davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptali olmadığı takdirde satış bedelinin tazminini istemiştir.Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptali, olmazsa satış bedelinin tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 2401 parsel sayılı taşınmazın E. K.. ve müşterekleri adına kayıtlı iken davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından taşocağı patlayıcı depolama alanı olarak kamulaştırılması yönünde kararı alınıp, fiilen elatılması nedeni ile anılan kayıt malikleri tarafından kamulaştırmasız elatmadan dolayı tapu iptali, tescil ve tazminat davası açıldığı; açılan dava sonunda taşınmazın tapu maliklerine tazminat ödenmesi suretiyle Büyükşehir Belediyesi adına tesciline karar verildiği, verilen kararda derecaattan geçmek suretiyle 18.6.2007 tarihinde kesinleştiği; anılan dava görülürken, bir kısım kayıt maliklerinin toplam 1/4 paylarını davalı N..’a 29.3.2006 tarihli akitle satış suretiyle temlik ettikleri, N.. tarafından bu payın 28. 9.2006 tarihinde davacı H..’a satıldığı, ancak davalı Büyükşehir Belediyesi adına kesinleşen ilamın infaz edilip anılan belediye adına 5.32008 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı çekişmeli payı iyiniyetle davalı N..’dan satın aldığını, N..’nın bile bile kamulaştırılan payı temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde ödediği satış bedelinin tahsili isteğiyle eldeki davayı açmıştır.Bilindiği üzere, kamulaştırma ile kamu malı niteliğini kazanan taşınmazı edinenlerin Türk Medeni Kanununun 1023.maddesinin koruyucundan yararlanma olanağı yoktur. Öyleyse, tapu iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine Ancak, davacı taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil edilmemesi halinde satış bedelinin tahsilini de istemiştir. Davalı N.. ise, tapu kaydının mahkeme ilamı ile iptal edildiğini, kendisine izafe edilecek bir kusur bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Hiç kimse, taşınmazın öncesinin kamulaştırıldığını, kamu malı olmadığını bilemeyeceğini, dolayısıyla iyi niyetli olduğunu ileri süremez. Bu durumda olayda, Türk Medeni Kanununun 1020 ve 1023. maddesindeki tapu sicilinin aleniliği ve güven prensiplerinin de, uygulama olanağı bulunmamaktadır. Buna bağlı olarak da kamu mallarının özel mülk olarak devir ve temlikleri hukuken sonuç doğurmaz. Başka bir anlatımla taraflar arasında yapılan taşınmaz ile ilgili sözleşme geçersiz olup, bu sözleşme taraflarına herhangi bir hak bahsetmez.Ne var ki, geçersiz satışlarda, herkes aldığını iade ile mükelleftir. Taşınmazın kaydı iptal edildiğine göre, davacı satış sırasında ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre, davalı N..’dan isteyebilir. O halde, davacının satış bedelinin tahsiline ilişkin isteğine yönelik taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz harcının temyiz edene geri verilmesine, 16.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.