YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4285
KARAR NO : 2010/6588
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ : KAYSERİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/01/2010
NUMARASI : 2007/331-2010/4
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı ve birleşen dosyada davalı B.Madencilik Ltd. Şti., maden arama ve işletme ruhsatları olduğunu, çekişme konusu yerin de ruhsat kapsamı içinde kaldığını, Maden Yasası uyarınca kadastro çalışmaları sırasında şirket ruhsat ve haklarının gözönünde bulundurulması gerekirken taşınmazın bir kısmının yanlışlıkla davalılar adına tescil edildiğini, taşınmazın tarıma elverişle arazi olmadığını belirterek davalı şahıslar adına olan kaydın iptali ile şirket adına tesciline karar verilmesini istemiş, birleşen elatmanın önlenmesi davasının ise reddini savunmuştur.
Davalılar ve birleşen dosyada davacılar; 171 ada, 5 parsel sayılı taşınmada paydaş olduklarını, davalı şirketlerin maden arama ruhsatı kapsamında kaldığından bahisle taşınmazda kazı çalışmaları yaptıklarını, hafriyat ve maden arama çalışmaları nedeniyle taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve taşınmaza verilen zarar karşılığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000.-TL. tazminatın ihtarın tebliğinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişler, birleşen dava da ise şirketin iptal ve tescil davası açma ehliyetinin olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyetin kazanılmasına yol açacak zilyetliklerinin olmadığını, işletme ruhsatının mülkiyet hakkı doğurmayacağını, 3213 Sayılı Yasanın 46. maddesi uyarınca bedeli karşılığında irtifak ve intifa hakkı tesisinin talep edilebileceğini belirterek iptal tescil davasının reddini savunmuşlar, aşamalarda tazminat istemlerini 28.576,22.-TL. olarak ıslah etmişlerdir.
Birleşen davalı A.Ltd. Şti., kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu yerle ilgilerinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iptal tescil davası bakımından HUMK’nu 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, fen bilirkişinin 28.05.2009 tarihli, krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 545,44 m² alana davalı Bemtaş Ltd. Şti. elatmasının önlenmesine,20.000,00.-TL. tazminatın 04/05/2006 tarihinden itibaren, ıslah edilen 8.576,22 TL. tazminatın ise ıslah tarihi olan 19/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı-birleşen davanın davalısı B.Madencilik İnşaat Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi … raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, iptal tescil, birleşen dava ise çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve zararın tazmini isteğine ilişkindir.
Mahkemece; B.Madencilik ve Sanayi Ticaret ve Limited şirketi tarafından açılan iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, birleşen elatmanın önlenmesi ve tazminat davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl davacı B.Madencilik ve Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ve birleşen davanın davacıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği, toplanan deliller, yapılan araştırma, uygulama ve inceleme neticesinde; iptal tescile yönelik asıl davanın usulünce takip edilmediğine; birleştirilen dava bakımından ise; davacıların kayden malik oldukları 171 ada, 5 sayılı parselinin 28.05.2009 tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 545,44 m2’ lik bölümüne elatıldığı ve zarar yol açıldığı saptanarak, teknik bilirkişilerin, bilimsel verilere uygun olduğu saptanan raporlarında belirledikleri tazminata hükmedilmesi ile davacı- birleşen davalılardan B. Maden Limited Şirketi yönünden elatmanın önlenmesine karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı-birleşen davalı B.Madencilik ve Sanayi Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne varki; dava dilekçesinde istenilen tazminat miktarı belirtilmiş buna ilişkin harç ikmal edilmekle beraber elatılan yer yönünden bir değer gösterilmemiştir. Elatma olgusu bir eylem olup taşınmazın aynı ile ilgilidir ve taşınmaza yönelik açılan davanın da nispi harca tabi olduğu 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi hükmü gereğidir. Bu nedenle elatma ile ilgili olarak davanın sürdürülebilmesi ve neticeye bağlanabilmesi için öncelikle bu konuda bir değer belirtilmesi ve bu değer üzerinden harcın ikmal edilmesi zorunludur. Zira 492 sayılı Harçlar Yasasının 30 ve 32. maddesi uyarınca harç ikmal edilmedikçe davaya devam edilemez. Harcın ikmal edilmemesi halinde ise müeyyidesi öngörülen yasal düzenlemelerde açıkça ifade edilmiştir. Bu durumda, elatmanın önlenmesi isteği bakımından öncelikle harcın tamamlattırılmaması ve ondan sonra esasa hakkında bir karar verilmesi yerine anılan hususun gözardı edilmiş olması doğru değildir.
Diğer taraftan kabule göre de; birleştirilen elatmanın önlenmesi ve tazminat davası bakımından; A.İnşaat Limited Şirketi davalı olarak karar başlığında gösterilmemiş ise de bu husus neticeye etkili olmamakla birlikte anılan şirket yönünden elatmanın önlenmesi isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması isabetsizdir.
Öte yandan, elatmanın önlenmesi isteği sadece B.Maden Limited Şirketi yönünden kabul edildiği halde her iki şirketin mali sorumluluğuna yol açacak şekilde hüküm kurulması da doğru olmamakla birlikte temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Hal böyle olunca; elatmanın önlenmesi davasının davacıları tarafından yapılan temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün bu yöne hasren HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.