Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/3 E. 2012/5325 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3
KARAR NO : 2012/5325
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ : KARTAL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/05/2011
NUMARASI : 2010/480-2011/204
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, İflas İdaresi tarafından inanç sözleşmesi ve hile hukuksal nedenine dayanarak 32 ve 57 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve tescil isteğiyle açılan davanın yazılı bir belgenin ibraz edilemediği gerekçesiyle reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, ancak saklanan bir belgenin hükümden sonra ele geçirildiğini, davalı H.G. ve arkadaşları hakkında açılan ceza davasının sonucu beklenmeden önceki kararın verildiğini ileri sürerek, yargılamanın yenilenmesiyle kesinleşen ilamın ortadan kaldırılması, 32 ve 57 sayılı parsellerle ilgili yeni bir karar verilerek taşınmazların M.ve İflas İdaresine iadesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar ve dahili davalı TMSF, davanın reddini savunmuşlardır.
İflas İdaresi tarafından açılan davanın reddine, davacılar Ş.T. ve H.Ö. yönünden açılan davaların açılmamış sayılmasına dair önceden verilen kararın Dairece “…Adli Tıp Genel Kurulundan mütalaa istenmesi ve elde edilecek sağlıklı, ayrıntılı ve önceden alınan raporları da irdeleyen rapora göre ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması…” gereğine değinilerek bozulması üzerine mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve bilahare İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğü Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı bilirkişilerden rapor alınarak, davacı tarafın dayandığı 01.05.1998 tarihli belgedeki imzanın davalı B.A.’ın eli ürünü olduğu; İflas İdaresi dışındaki davacıların birleşen davalarının açılmamış sayılmasına ilişkin kararlarının kesinleştikleri gerekçesiyle; davacı tarafın yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile önceki ilamın iptaline ve çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Ahmet Şimşek adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı B.A. vekili ve davalı H.G. vekili ile dahili davalı TMSF vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.05.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil B.A. ve vekili Avukat E.. E.., dahili davalı TMSF vekili Avukat C. K. ile temyiz edilen davacı M.A.Ş. İflas İdaresi vekilleri Avukat A. A.Avukat M.r U., davalı H.G. vekilleri Avukat O.S.Avukat V.E. G.davalı asil A. Ş. geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı asiller N.Ö. ve Ş.T., ihbar olunan Kadıköy İflas İdaresi vekili Avukat gelmedi yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece önceden kurulan hükmün temyizi üzerine Dairece “…davacılar, inanç sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının delili olduğunu ileri sürdükleri 1.5.1998 tarihli anlaşma başlıklı belgenin önceki kararın kesinleşmesinden sonra ele geçirildiğini iddia etmişler, davalı B.A. savunmasında belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını bildirmiş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan inceleme konusu belgede B.A. adına atfen atılmış imzaların orjinal imzalar olmayıp, bulundukları yere fotokopi yolu ile aktarıldığının” saptandığı şeklindeki rapora itibar edilerek yargılamanın yenilenmesi davasının reddine karar verilmiştir.
Oysa, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/39308 sayılı Hazırlık soruşturması sırasında aldırılan bir adet tek kişilik, bir adet te üç kişilik bilirkişi raporunda ” 1.5.1998 tarihli anlaşma başlıklı belgede B.A. adına atılı bulunan imzaların B.A. eli mahsulü oldukları kanaatine varıldığı” bildirmiştir.
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin raporunda ise yeterli açıklayıcı ve tatmin edici gerekçe oluşturulmamış, rapor, kapsamı itibariyle yeterince kanaat verici nitelikte bulunmamıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; 14.4.1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasasının 8/e ve 21.maddelerinde açıkça vurgulandığı üzere “imza incelemesi” işinin aynı kurumun Fizik İhtisas Dairesine ait olduğu tartışmasızdır. Ne varki, anılan kurulun kararlarına karşı istisnai de olsa aynı yasanın 15.maddesi hükmüne göre Adli Tıp (Genel) Kuruluna gidilebileceği olanaklıdır.
O halde, değinilen yasanın 15.maddesi ve işin yukarıda açıklanan mahiyeti dikkate alınarak Adli Tıp Genel Kurulundan mütalaa istenmesi ve elde edilecek sağlıklı, ayrıntılı ve önceden alınan raporları da irdeleyen rapora göre ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir…” gerekçesiyle karar bozulmuş; mahkemece bu bozma ilamına uyulmuştur.
Öyle ise, bozma kararına uyulmuş olmakla, orada belirtilen hususların yerine getirilmesi ve o doğrultuda işlem yapılması zorunlu hale gelir. Anılan bu husus, usulü kazanılmış hakkın bir sonucudur. O halde, mahkemece Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmayıp, bozma kararına aykırı olarak İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğünden rapor alınmak suretiyle neticeye gidilmiş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca, daha önceki bozma kararında gösterildiği şekilde işlem ifa edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davalılar ile dahili davalı vekillerinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden davalılar ve dahili davalı vekilleri için 900.00.’er-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.