Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/1829 E. 2012/3630 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1829
KARAR NO : 2012/3630
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ : KALECİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/09/2010
NUMARASI : 2010/71-2010/87
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kalecik Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.09.2010 gün ve 2010/71 esas 2010/87 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 5.7.2011 gün ve 2042-7916 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde müdahil davacı Hazine vekili ile davalılar vekilleri tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, davacı Kalecik Belediye Başkanlığı tarafından açılan davanın reddine, müdahil davacı hazine tarafından açılan davanın kabulüne dair verilen kararın davacı Belediye, davalılar ve müdahil Hazine tarafından temyizi üzerine Dairece; ” … Hazine tarafından ibraz edilen müdahale dilekçesinin asli müdahale talebini içeren bir dilekçe olduğunun kabul edilemiyeceği, zira Hazine dilekçesinde davaya müdahale talebinde bulunduğunu belirtmiş ve her nekadar taşınmazın tapunun iptali ile tescilini istemiş ise de dilekçesinde husumeti tevcih ettiği tarafları belirtmediği, bu durumda Hazinenin talebinin usulüne uygun asli müdahale niteliğinde olduğunun kabul edilemiyeceği, mahkemece bu istek asli müdahale olarak kabul edilerek Hazine adına tapunun iptal ve tesciline karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, öte yandan dava konusu taşınmazın değinilen ilkeler doğrultusunda satışına ilişkin usulünce alınmış bir Belediye Meclis Kararının bulunmadığı, bu durumda dava konusu taşınmazın davacı Belediye tarafından davalı … Fidancılık A.Ş’ye satışının geçersiz olduğu, diğer taraftan dava açıldıktan sonra taşınmazın 2 dönümünde yapılan deneme amaçlı bağ tesisi dışında kalan kısmında bağcılık yönünden herhangi bir imar yapılmadığı, tapu kaydındaki açık şerhe rağmen taşınmazın bir kısım payının , .. Fidancılık A.Ş. tarafından diğer davalı … … A.Ş.ne satışı yönünden de iyiniyet savunmasına değer verilemiyeceği, hal böyle olunca, taşınmazın davacı Belediye adına tesciline karar verilmesi gerektiği ” hususlarına değinilerek bozulmuş olup, müdahil Hazine vekili ile davalılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
Davalıların karar düzeltme dilekçesinde yazılı nedenler (6100 Sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi gereğince) HUMK’un 440. maddesinde gösterilen dört halden hiçbirine uymamaktadır. Bu nedenle davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin REDDİNE.
Hazinenin karar düzeltme isteğine gelince; Kalecik Belediye Başkanlığı tarafından açılan davaya Hazine 26.10.2004 havale tarihli dilekçesi ile asli müdahale talebinde bulunarak tapunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiş olup, mahkemece asli müdahale kabul edilerek müdahil Hazine adına tescile karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; yerel mahkemece kararın ittihaz edildiği tarihte yürürlükte olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 50. ve takip eden maddelerinde feri müdahaleye yer verilmekle beraber asli müdahaleye ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Ne var ki; davada taraf olmayan kimsenin davanın tarafları dışında müstakilen hak iddiasında bulunmak suretiyle davaya müdahale talep etmesi yargısal uygulamalarla ve bilimsel görüşlerle kabul edilmiştir.
Esasen 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda bu hususta bir düzenlemeye ver verilmemiş olmakla beraber 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Asli Müdahale başlıklı 65. maddesinde ” Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkeme de dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır. ” hükmüne yerverilerek asli müdahale kabul edilmiştir.
Somut olayda da; Hazine asli müdahale talebinde bulunarak taşınmazın kendi adına tescilini istemiş ve 26.10.2004 tarihli dilekçeyi ibraz etmiştir.
Bilindiği üzere; dava dilekçesinin 1086 sayılı HUMK.nun 179. maddesinde (6100 Sayılı HMK’nın 119. maddesi) belirtilen unsurları taşıması ve iddianın açık ve anlaşılabilir şekilde gösterilmesi, bir başka anlatımla isteklerin her birinin açıkça ortaya konulması icap eder.
Ancak, Hazine müdahale dilekçesinde, davaya müdahale talebinde bulunduğunu, taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini istediğini belirtmiş ise de dilekçesinde husumeti tevcih ettiği tarafları göstermemiştir.
O halde; böylesi bir durumda takip edilecek yol dilekçenin iptaline karar vermek ve önel verilerek usulüne uygun yeni bir dilekçe verme imkanı tanımaktan ibarettir.
Bu usuli işlemin ikmal edilmemesi halinde talebin reddine karar verilmesi gerekirken usulsüz dilekçeye dayanılarak müdahilin talebinin kabulü ile adına tescile karar verilmesi isabetsizdir.
Anılan bu husus karar düzeltme isteği üzerine bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından asli müdahale talep eden Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairenin 05.07.2011 tarih, 2011/2042 Esas, 2011/7916 Karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına, yukarıda değinilen usuli işlemler tamamlandıktan sonra işin esası bakımından bir karar verilmek üzere yerel mahkemenin 16.09.202010 tarih ve 2010/71 Esas, 2010/87 Karar sayılı kararının, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.