Danıştay Kararı 10. Daire 2021/2604 E. 2021/6327 K. 15.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/2604 E.  ,  2021/6327 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2604
Karar No : 2021/6327

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 13/06/2014-27/12/2016 tarihleri arasında 108 servis istasyonunda yapılan bakım ve onarım işlemlerinde Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 10. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak azami tamir süresi olan 30 iş gününün aşıldığı, dolayısıyla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 58. maddesinin 3. fıkrasına aykırı hareket edildiğinden bahisle anılan Kanun’un 77. maddesinin 10. fıkrası uyarınca toplam 122.496,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile peşin ödenen 91.872,00 TL’nin iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Bakanlık makamının onayı ile davacı şirket hakkında yapılan inceleme sonucunda, davacı şirket tarafından ibraz edilen belgeler üzerinde yapılan incelemeden, davacı şirketin 108 ayrı istasyonunda 13/06/2014 – 27/12/2016 tarihleri arasında yapılan bakım-onarım hizmetlerinin 4.325 adedinde azami tamir süresi olan 30 iş gününün aşıldığının sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirketin 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinin 10. fıkrasının uyarınca 13/06/2014 – 27/12/2016 tarih aralığındaki dönem için toplam 122.496,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen kararın, Danıştay Onuncu Dairesinin 19/02/2020 tarih ve E:2019/1234, K:2020/641 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, sadece garantör sıfatının kapsamına giren onarımlardan sorumlu tutulabileceği, garantisi bulunmayan aracın, kaza hasar onarımı ile ilgili tüketici taleplerinin garanti hükümleri ile ilgisinin bulunmadığı, azami tamir süresi, yalnızca garanti kapsamındaki üründen kaynaklı arıza onarımlarında tamirin servisten kaynaklanan nedenlerle tamamlanmaması hallerinde geçerli olduğundan, garanti kapsamında değerlendirilmeyen, örneğin kaza hasar onarımı konularında, müşterinin onarımı bitmiş aracını zamanında teslim almaya gelmemesi hallerinde geçerli olmayacağı, Bakanlık müfettişlerinin hangi onarım durumlarını idari para cezasındaki sayısal verilere dahil ettiğinin belli olmadığı, kaza onarımının maldan kaynaklandığı, dolayısıyla ayıplı mal olmadığından yasal 30 günlük sürede tamir şartının aranamayacağı, temyize konu kararın gerekçeden yoksun olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Ticaret Bakanlığının (Mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) … tarihli ve … sayılı onayı ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı 2015 Yılı Yıllık Denetim Plan ve Programının kabul edilerek yürürlüğe girdiği; anılan denetim programı kapsamında 6502 sayılı Kanun’a ve ilgili yönetmeliklere aykırı uygulamalarının bulunup bulunmadığı hususlarında denetim yapılmasına karar verilen … Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.’nin servis istasyonlarındaki tamir sürelerinin azami tamir sürelerini aşıp aşmadığının tespit edilebilmesi için … tarih ve … sayılı yazı ile davacı şirketten 13/06/2014 – 27/12/2016 tarihleri arasında yapılan bakım-onarım hizmetlerinin listesinin istenildiği; şirket tarafından yurt çapındaki servis istasyonlarında 2014, 2015 ve 2016 yıllarında yapılan bakım-onarım hizmetlerine ilişkin listenin yıllara göre 3 ayrı Excel dosyasında ibraz edildiği; liste üzerinde yapılan incelemede, 2014 yılında 237.572, 2015 yılında 397.451 ve 2016 yılında 378.736 olmak üzere toplam 1.013.759 adet bakım-onarım işleminin yapıldığının görüldüğü, listedeki onarım işlemlerinin mevzuatın öngördüğü azami süreyi aşıp aşmadığı hususunun (iş günü hesaplamasında Pazar günleri ve resmi tatil günleri hesap dışı bırakılarak) incelenmesi neticesinde söz konusu işlemlerin 4.325 adedinde azami tamir süresi olan 30 iş gününün aşıldığının tespit edildiği; tespit edilen aykırılıklarla ilgili olarak davacı şirketten … tarih ve … sayılı yazı ile açıklama istenildiği, davacı şirket tarafından … tarih ve … tarihli cevabî yazıyla “Satış sonrası kayıtlarımızda yaptığımız incelemeler sonucunda onarım emri açılış tarihi ile faturanın oluşturulduğu tarih farkının 30 iş gününü geçtiği durumlar tespit edilmiştir. Konu bazında yapılan incelemelerde aracın hareketine engel olmayan onarım emri açık ancak aracın müşteri kullanımında olduğu anlaşılmıştır. Bu duruma, aracın güvenli sürüşüne engel olmayan bir parçanın (radyo, koltuk döşemesi, yedek anahtar, fonksiyonel olarak çalışır durumda ancak görsel olarak problemli parçalar) yetkili servis stokunda olmayıp sipariş ettiği, parça temininin 30 iş gününden daha kısa bir sürede yapılmış olmasına rağmen müşterimizin parçayı değiştirmek için haber verilmesine rağmen servise gelmediği vakalar örnek olarak verilebilir. Bununla birlikte yapılan onarımın teyit edilmesi için aracın takibe alındığı, müşterinin sonradan tekrar davet edildiği durumlar da söz konusudur. Ancak bu tip durumlar veri analizi ile kolaylıkla ortaya çıkarılamamakta, özel inceleme gerektirmektedir. Bu sebeple yetkili servislerimizde kullanılan bilgi işlem sistemleri üzerinde gerekli iyileştirmeler yapılarak daha izlenebilir bir sistem kurulacağını bilgilerinize sunarız.” açıklamasının yapıldığı; mevzuata aykırılık tespit edilen işlemlerin, işlem sayısı ve işlem tarihleri açısından incelenmesi neticesinde, 13/06/2014-27/12/2016 tarihleri arasında toplam 108 servis istasyonunda 4.325 onarım işleminde gecikme gerçekleştiğinin tespit edildiği, uygulanacak yaptırımın belirlenmesi için aykırılık tespit edilen her bir yetkili servisin azami tamir süresini aşan en son işlemi esas alınarak değerlendirme yapıldığı, anılan istasyonlardan 14 adedinde son aykırılığın 2014 yılında, 12 adedinde 2015 yılında ve 82 adedinde 2016 yılında gerçekleştiğinin tespit edildiği; yapılan incelemeler sonucunda Gümrük ve Ticaret Müfettişi tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı İnceleme Raporu gereğince, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 10. maddesinin 4. fıkrasının ve 6502 sayılı Kanun’un 58. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun’un 77. maddesinin 10. fıkrası uyarınca, 2014 yılı için 14.000,00 TL (14×1000), 2015 yılı için 13.212,00 TL (12×1.101) ve 2016 yılı için 95.284,00 TL (82×1.162) olmak üzere toplam 122.496,00 TL idari para cezası uygulanmasına yönelik tesis edilen İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile peşin ödenen 91.872,00 TL’nin iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Satış sonrası hizmetler” başlıklı 58. maddesinin birinci fıkrasında, “Üretici veya ithalatçılar, ürettikleri veya ithal ettikleri mallar için Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince, satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerini sağlamak zorundadır.” hükmü; üçüncü fıkrasında, “Bir malın yetkili servis istasyonlarındaki tamir süresi, yönetmelikle belirlenen azami süreyi geçemez.” hükmü; dördüncü fıkrasında, “Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarını kendileri kurabileceği gibi servis istasyonlarının verdiği hizmetlerden sorumlu olmak şartıyla kurulu bulunan servis istasyonlarından veya servis organizasyonlarından da faydalanabilir.” hükmü getirilmiş; aynı Kanun’un “Ceza hükümleri” başlıklı 77. maddesinin onuncu fıkrasında, “Bu Kanunun 58 inci maddesine aykırı davranan üretici ve ithalatçılar hakkında, satış sonrası hizmet yeterlilik belgesinin alınmaması durumunda yüz bin Türk Lirası; kurulmayan her bir servis istasyonu için on bin Türk Lirası; servis istasyonlarında tespit edilen eksiklik ve aykırılıklarla ilgili olarak her bir servis istasyonu için bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
13/06/2014 tarih ve 29029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin “Servis istasyonlarının sorumlulukları” başlıklı 10. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle dördüncü fıkrasında, “Kullanım ömrü süresince malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez. Bu süre, garanti süresi içerisinde mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde, garanti süresi dışında ise malın yetkili servis istasyonuna teslim tarihinden itibaren başlar. Tüketici arıza bildirimini; telefon, faks, e-posta, iadeli taahhütlü mektup ve benzeri bir yolla yapabilir. Uyuşmazlık halinde bildirime ilişkin ispat yükümlülüğü tüketiciye aittir.” hükmüne; “Üretici, ithalatçı ve satıcının sorumluluğu” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında, “Üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludur.” hükmüne; altıncı fıkrasında ise, “Üretici veya ithalatçılar; satış sonrası hizmetlerin ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülmesini sağlamak, yetkili servis istasyonlarının çalışmalarını izlemek, kontrol etmek ve görülen eksiklikleri gidermekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiş; Yönetmelik eki listede de binek araçlar için azami tamir süresi, 30 iş günü olarak belirlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
13/06/2014 tarihli ve 29029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinde, binek araçlar için öngörülen azami tamir süresi 30 iş günü olarak belirlenmiş iken; 12/02/2020 tarihli ve 31037 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapılan değişiklikle binek araçlar için öngörülen azami tamir süresinin 45 iş günü olarak belirlendiği, azami tamir sürenin uzatılmasının davacının lehine bir durum olduğu anlaşılmaktadır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde, Kanun’un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin ise, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun’un 5. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesinde ise, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanacağı ve infaz olunacağı belirtilmiştir.
Kabahatler Kanunu’nun anılan hükümleri göz ardı edilerek karar verilmesi mümkün olmadığı gibi lehe kanun uygulamasından davacının mahrum edilmesinin de düşünülemeyeceği açıktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı şirkete, 108 servis istasyonunda yapılan bakım ve onarım işlemlerinde Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’nin 10. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak azami tamir süresi olan 30 iş gününün aşıldığı gerekçesiyle idari para cezasının uygulandığı anlaşılmakta olup, tespit edilen hukuka aykırılığın idari para cezasını gerektirdiği açık ise de; 13/06/2014 tarih ve 29029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinde, 12/02/2020 tarihli ve 31037 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yapılan değişiklikle binek araçların için öngörülen azami tamir süresinin 30 iş gününden, 45 iş gününe çıkarıldığı, bu nedenle davacı lehine olan bu hükmün uygulanması suretiyle davacı şirkete ait servis istasyonlarında yapılan bakım-onarım hizmetlerinden süresi 45 iş gününü aşanların tespiti üzerine yeniden işlem tesis edilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemde ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, yeniden yapılacak yargılamada verilecek karar neticesinde davacı şirketçe peşin ödenen 91.872,00 TL’nin iadesi hususunda davalı idare tarafından bir işlem tesis edilmesi gerektiği de açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/12/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.