Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2008/9628 E. 2009/822 K. 26.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9628
KARAR NO : 2009/822
KARAR TARİHİ : 26.01.2009

MAHKEMESİ :Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :28.12.2006
NUMARASI :Esas no: 1989/20 Karar no: 2006/400
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 18.03.2008 günü temyiz eden Rahime vekili Av. M. A.geldi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 S.K. md.17)
Davacı E.Ç., üvey annesi E. D.e karşı açtığı davada;
“Mirasbırakan babası M.nın, kendisine karşı üvey evlat muamelesi yaparak; Uşak merkez Çevre köyünde bulunan 293- 564- 568- 805- 811- 896 parsel sayılı taşınmazları, ikinci eşi olan davalı E.ye bağışladığını,
Yine mirasbırakan M.kendisine ait taşınmazları satarak, elde edilen gelirleri ile Çevre köyünde bulunan 876 – 1693 – 1682 – parseller ile Uşak merkez F.Ç. mahallesi .da 1 parsel, .ada 5 parsel, 269 ada 4 parsel, 235 ada 6 parsel sayılı taşınamazları alarak ve davalı adına tescil ettirdiğini, mirasbırakanın üzerinde kayda değer bir taşınmazın kalmadığını, bu sebeple taşınmazların tapu kayıtlarının muris muvazaası nedeniyle iptaline, mirasçılık belgesi oranlarında taraflar adına tesciline, olmaz ise mahfuz hisseye tecavüz oranında tenkisine karar verilmesini” talep etmiştir.
Davacı 876 parsel sayılı taşınmaza yönelik isteğinden, 9.1.1991 tarihli dilekçesi ile vazgeçmiştir.
Aynı gerekçelerle yukarıdaki taşınmazlara yönelik, Mübeccel Yanık tarafından 24.5.1989 tarihinde açılan tapu iptal – tescil olmaz ise tenkis istemli dava bu dava dosyası ile birleştirilmiş, 28.12.2006 tarihli oturumda ise davacı Mübeccel davasından feragat etmiştir.
Davalı E.D. in 26.2.2000 tarihinde ölümü üzerine dava davalı E. mirasçılarına yöneltilerek, yapılan yargılama sonunda:
Dosya ile birleşen Mübeccel in davasının feragat nedeniyle reddine, .
Davalı E. D.mirasçıları Mübeccel, H.ve Ü. yönünden Çevre köyü 293- 564- 568- 805- 811- 896- 1682 ve 1683 parseller ile F.çakmak mahallesi 284 Ada 1 Parsel yönünden bu davalıların kabul beyanları dikkate alınarak muvazaaya dayalı davanın kabulüne, davacının miras hissesi oranında adına tesciline, yine aynı davalı mirasçıları yönünden F.Çakmak 235 ada 6 parsel, 245 ada 5 parsel ve 269 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davcının mahfuz hissesine tecavüz oranında tenkisine,
Davalı E.D.mirasçılarından R.yönünden ise davaya konu tüm parseller itibariyle muvazaa nedenine dayalı davanın reddine, tenkis istemi yönüyle talebin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı mirasçılarından Rahime Yılmaz tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan delillerden; Uşak merkez Çevre köyü 1682 parsel sayılı taşınmaz, üçüncü kişiden harici satış yolu ile alınarak belgesizden 27.2.1965 tarihinde, Uşak merkez F.Çakmak mahallesi 269 ada 4 parsel üçüncü kişiden satın almaya dayalı olarak, kadastro komisyonuna itiraz üzerine 22.2.1980 tarihinde, yine aynı yer 245 ada 5 parsel ile 235 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar üçüncü kişilerden tapulu olarak alınmış ve kadastro çalışmalarında davalı E.D.adına 18.12.1979 tarihinde, tescil edildikleri anlaşılmıştır. E.D.in üçüncü kişilerden aldığı bu taşınmazların bedelinin mirasbırakan Mustafa tarafından ödendiği davacı tarafça ispat edilememiştir. Bu durumda bu taşınmazlara ödenen bedelin tenkis hesabı için terekeye eklenmesi doğru değildir.
Tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (teberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır.
Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile, iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. (MK.454) Miras bırakanın Medeni Kanunun 453. maddesinde belirlenen mahfuz hisseye tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır.
Tasarruf oranı aşılmış ise davalıya yapılan tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberrü arasında kurulan oranda (SABİT TENKİS ORANI) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olmayacağı (MK. 506) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranıda bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.
Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 506. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmadan, davalının tercihinin kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca sür’atle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, tercih hakkının kullanıldığı gündeki fiatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak NAKTİN ödetilmesine karar verilmesi gerekirken , yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ:Hükmün açıklanan nedenlerlelerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,duruşma için takdir olunan 625.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26.01.2009 (Pzt.)