Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5668 E. , 2021/6306 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5668
Karar No : 2021/6306
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ
İSTEYEN ve TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ : 1.Huk. Müşv. Yrd. V. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten çocukları … ve …’e velayeten …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU :Diyarbakır ili, Çınar ilçesinde 13/01/2016 tarihinde Emniyet Müdürlüğüne ve lojmanlara yönelik bombalı terör saldırısı sonucu Emniyet Müdürlüğünün yakınında bulunan evlerinin yıkılması sonucu davacılardan …’ün eşi, diğer davacıların babası olan … ile davacı …’ün çocukları, diğer davacıların kardeşleri olan … ve …’ün hayatlarını kaybetmeleri ve davacıların yaralanması (davacılardan … % 96 oranında sakat kalacak şekilde) nedeniyle davalı idarenin sosyal risk ilkesi uyarınca sorumlu olduğundan bahisle manevi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile anne … için 300.000,00 TL, çocuklardan … için 200.000,00 TL ve … için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; yaşanan olayda davacıların uğradığı manevi zarar ile idari eylem arasında nedensellik bağı bulunmamakla birlikte yargısal içtihatlarla kabul edilen sosyal risk ilkesi gereğince uğranılan manevi zararın tazmini gerektiği, öte yandan, manevi tazminatın, kişilerin mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlayan bir tatmin aracı olduğu, davacılardan anne …’ün; olayı bizzat yaşaması, eşi … ve çocukları … ile …’ün hayatlarını kaybetmesi, çocukları …ve …’ün yaralanması, davacılardan …’ün; babası … ile kardeşleri … ile …’ün hayatlarını kaybetmesi ve kardeşi …’ün sakat kalması ve kendisinin yaralanması, davacılardan …’ün; babası … ile kardeşleri … ile …’ün hayatlarını kaybetmesi ve kendisinin de en son alınan sağlık kurulu raporundan da anlaşılacağı üzere % 96 oranında sakat kalması nedeniyle ve olayın oluş şekli de dikkate alındığında davacıların duyduğu acı ve beraberinde söz konusu olayın psikolojik dünyalarında meydana getirdiği üzüntülerinde kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren davacı anne … için 150.000,00 TL, çocuklardan … için 50.000,00 TL, çocuklardan … için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevî zararın davalı idare tarafından tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı’na 30/12/2016 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi işleminin iptali isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-b maddesi uyarınca incelenmeksizin reddine; davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 300.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara (anne … için 150.000,00 TL, çocuklardan … için 50.000,00 TL ve … için 100.000,00TL) ödenmesine, fazlaya dair istem yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı ile davanın incelenmeksizin redde ilişkin kısmının bulunması nedeniyle idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı ve taraflarca istinaf dilekçelerinde ileri sürülen hususlar kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden tarafların bu kısımlara yönelik istinaf başvurularının reddine, davacıların; kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; dava konusu olayda, olayın oluş şekli ve zararın niteliği ile olayda idarenin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının duyulan üzüntü ve sıkıntıyı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığının görüldüğü, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yetersiz bulunduğundan, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak manevi tazminatın Bölge İdare Mahkemesince yeniden belirlenmesi gerektiği, olayda, davacıların eş ve iki çocuğunu kaybeden, kendisi ve kızı hafif yaralanan ve 8 yaşındaki oğlu %96 oranında engelli kalan, evi yıkılan ve ailesi ile enkaz altında kalan davacı …’ün maruz kaldığı üzüntü ve sıkıntının hafifletilebilmesi amacıyla olayın gelişimi ve talep edilen tazminat miktarı göz önünde bulundurularak takdiren 300.000,00 TL, 8 yaşında enkaz altında kalarak %96 oranında engelli hale gelen, babası ve iki kardeşini kaybeden ve annesi ile kardeşi enkaz altından yaralı kurtulan …’ün maruz kaldığı üzüntü ve sıkıntının hafifletilebilmesi amacıyla olayın gelişimi ve talep edilen tazminat miktarı göz önünde bulundurularak takdiren 200.000,00 TL, 5 yaşında enkaz altında kalarak hafif yaralanan, babası ve iki kardeşini kaybeden ve hayatta kalan tek kardeşi %96 engelli hale gelen …’ün maruz kaldığı üzüntü ve sıkıntının hafifletilebilmesi amacıyla olayın gelişimi ve talep edilen tazminat miktarı göz önünde bulundurularak takdiren 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmesi uygun bulunduğundan, İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin bölümünde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacılar istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile anılan kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin kabulü ile …için 300.000,00 TL, … için 200.000,00 TL ve … için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 03/01/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5233 sayılı Kanun’a göre manevi zararların karşılanamayacağı, ayrıca hükmedilen tazminatın yüksek olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 04/02/2020 tarih ve E:2019/12522, K:2020/217 sayılı temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararı kaldırılarak işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu zımnen ret işleminin incelenmeksizin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı ile idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının reddi, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının kabulü yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/12/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.