YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/532
KARAR NO : 2009/6718
KARAR TARİHİ : 08.04.2009
MAHKEMESİ :Ankara 5. Aile MahkemesiTARİHİ : 19.11.2008NUMARASI :Esas no: 2008/926 Karar no: 2008/1264Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.Davacı, Hollanda mahkemesince verilen boşanma kararının Türkiye’de tenfizen tanınmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece; davanın kabulüne, Hollanda’dan verilen boşanma kararının tenfizine karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.İstek, tanımaya ilişkin olup, dava; 29.7.2008 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinden önce 12.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun tenfiz kararı verilebilmesinin koşullarının düzenleyen 54. maddesinin (ç) bendi gereğince; “o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesinde itiraz etmemiş olması” şarttır. Bu koşul, yabancı mahkeme ilamının tanınmasında da aranır. (5718 s. MÖHUK.m.58) Buna göre, yabancı mahkemece, hüküm kendisine karşı tenfiz ve tanıma istenen kişinin yokluğunda verilmiş ise, bu kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmış olması veya o mahkemede temsil edilmiş olması , bunun da kararda belirtilmiş bulunması zorunludur.Tanınması istenen, tarafların boşanmalarına dair Hollanda Hertogenbosch Hukuk mahkemesinin 10.8.2007 tarihli kararında; davalı A.. S.’in adresi gösterilmemiş, ismi karşısında “Hollanda dahili ve harici ikametgahının bilinmediği” yazılmış, karar, davalının yokluğunda verilmiştir. Davalının, hükmü veren mahkemeye o yer kanunları uyarınca usulüne uygun bir şekilde çağrıldığı kararda belirtilmediği gibi, buna ilişkin bir belge de davacı tarafından sunulmamıştır. Dosyaya sunulan belgelerden, boşanma davasının Hollanda’da 16.4.2007 tarihinde açıldığı, davalının ise 1.6.2006 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığı, bu tarihten beri Ankara’da ikamet ettiği, adresinin bilindiği anlaşılmaktadır. Kendisine karşı tanıma istenen davalının hükmü verene mahkemeye o yer kanunları uyarınca usulüne uygun şekilde çağrılmamış olması, tanımaya engeldir. Bu husus gözetilmeden, isteğin reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.04.2009 (Çrş.)