DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1797 E. , 2021/3053 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1797
Karar No : 2021/3053
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 16/12/2020 tarih ve E:2016/56849, K:2020/5857 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin aynı Kurul tarafından zımnen reddine ilişkin kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 16/12/2020 tarih ve E:2016/56849, K:2020/5857 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş,
Dava konusu … tarih ve … sayılı kararın iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi yönünden:
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği, 29/08/2014-18/01/2015 tarihleri arasında 673 kez ByLock uygulamasına bağlantı kurulduğunun tespit edildiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt içerisinde yer aldığına, hakim adaylığı döneminde örgüte ait evlerde kaldığına, 2014 HSK seçim döneminde örgütün sözde bağımsız adayları lehine çalıştığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadelerin ve davacının bu ifadelere karşı beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının bu beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Diğer taraftan, davacının, FETÖ/PDY terör örgütünün Adalet Bakanlığı ve Hakimler ve Savcılar Kurulunda etkin olduğu dönemde Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görevlendirilmesinin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği,
Dava konusu zımni ret işleminin iptali istemi yönünden:
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı kararın, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu edilen kesinleşmiş bu kararın iptali isteminin incelenmesi gerektiği,
Bununla birlikte, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı karara ilişkin yeniden inceleme talebine davalı idarece 60 gün içerisinde cevap verilmemesi suretiyle oluştuğu öne sürülen zımni ret işlemine ilişkin iptal istemi yönünden ise, bu istemin kararda yer verilen gerekçe uyarınca ortada oluşmuş bir zımni ret işleminden bahsedilemeyeceğinden incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi ve davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi yönünden davanın reddine, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebine 60 gün içerisinde cevap verilmemesinin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, yapılan işlemlere karşı hakkını aramasının mümkün olmadığı, bu uygulamanın Anayasa’nın 2, 4, 6/2, 10, 10/5 ve AİHS’nin 5, 6, 13. maddelerine aykırı olduğu, savunma hakkının, etkin hukuk yolu ilkesinin, ölçülülük ilkesinin ve hakkın özüne dokunma yasağının, eşitlik ilkesinin, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ve aleyhe kuralın geçmişe yürümezliği ilkelerinin, özel yaşama saygı hakkının, çalışma hakkının, medeni haklarının, suç ve cezaların erişebilirliği, öngörülebilirliği ilkelerinin, ifade özgürlüğünün, ayrımcılık yasağının, hakkın özüne dokunma yasağının ihlal edildiği, davalı idarenin savunmasında haklarında işlem yapılanlar için bilgi havuzu oluşturulduğu dolayısıyla kişiselleştirme yapıldığı ileri sürülmüş ve Dairece de bu talep doğrultusunda karar verilmiş ise de, kişiselleştirmenin, ilgilinin somut olarak hangi iddiaya muhatap olduğu, hangi somut delille iltisak ve irtibatının saptandığı ve meslekten çıkarıldığının açıkça gösterilmesi demek olduğu, kararda yer verilmeyen ilgiliye bildirilmeyen bu bilgi toplama işleminin hiçbir anlamı ve değerinin olmadığı, hakkında vermiş olduğu hiçbir karar nedeni ile soruşturma açılmadığı, terfilerinin tamamının c defterinde başarılı bulunarak %81 oranına yükseltilmesine karar verildiği, ByLock kullanıcısı olmadığı, tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı, dosya içinde bulunmayan bilgi ve belgelere dayalı olarak karar verilmesinin fiziken ve zamanen mümkün olmadığı, dernek üyeliğinin FETÖ ile bir ilgisinin olmadığı, temyize konu kararın davalı idarenin beyanlarının tekrarı niteliğinde olduğu, ceza yargılaması dosyasında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığı, her iki tanığın da ifadelerine başvurulmadığından bu yargılama için bir anlam ifade etmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 16/12/2020 tarih ve E:2016/56849, K:2020/5857 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.