Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18107 E. , 2021/4964 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/18107
Karar No : 2021/4964
DAVACI : … Nakliye Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından; “sivri biber”, “sivri biber-cin” ve “domates” satışı ile ilgili olarak, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle aynı Kanun’un 18. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi ile 4. fıkrası ve Ek 1. maddesi uyarınca 25.000,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun 03/12/2020 günlü, 2020/9 sayılı işlemi ile işlemin dayanağı olan 28/05/2020 günlü, 31138 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 15. maddesinin 4. ve 5. fıkralarının iptali istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 03/06/2021 günlü, E:…, K:… sayılı gönderme kararı ile Dairemize iletilen dosyada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca …’ün açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava dosyasının incelenmesinden; … Ataşehir Meyve Sebze Hali içinde alım satım işi yapan davacı hakkında, … Bakanlığı nezdinde kurulan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından, hal kayıt sistemi üzerinden 2020 yılı Haziran ayı döneminde yapmış olduğu ürün alış ve satışına ilişkin künye bildirimleri incelenerek “sivri biber” alış fiyatının 1,2 ila 2,3 TL, satış fiyatının ise yüzde 504 ila 733 arasında değişen farklar ile 10-15 TL arasında olduğu; “sivri biber-cin” alış fiyatının 2 TL, satış fiyatının ise yüzde 650 farkla 15 TL olduğu, “domates” alış fiyatının 0,9 ila 1 TL, satış fiyatının ise yüzde 500 ila 800 arasında değişen farklar ile 6-9 TL arasında olduğundan bahisle 03/12/2020 günlü, 2020/9 sayılı işlemle 25.000,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, bu işlemin ve 28/05/2020 günlü, 31138 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 15. maddesinin 4. ve 5. fıkralarının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 7. maddesinin 4. bendinde, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin 3/g bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin 1/d bendinde, bu yönlerden Kanun’a aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği belirtildikten sonra; anılan maddenin 5. fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel kanun niteliği” başlıklı 3. maddesinde, “Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, … uygulanır.” hükmüne; “Yaptırım türleri” başlıklı 16. maddesinde; “Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımlar, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibarettir. İdari tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir.” düzenlemesine; anılan Kanun’un “Başvuru yolu” başlıklı 27/1. maddesinde de, “İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir” hükümlerine yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde ise, “1. Danıştay ilk derece mahkemesi olarak; … c) Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, … Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar..” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda metnine yer verilen 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca; birden fazla işleme tek dilekçe ile dava açılabilmesinin, ancak, bu işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunması şartına bağlandığı tartışmasızdır.
Öte yandan, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının açıkça belirtilmiş olması karşısında, 25.000,00TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun 03/12/2020 günlü, 2020/9 sayılı işlemine ilişkin uyuşmazlığın, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince çözümlenmesi gerekirken, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’ne karşı açılan davanın ise idari yargı yeri olan Danıştayda çözümlenmesi gerektiği de açıktır.
Bu durumda; idari para cezasına karşı adli yargıda, düzenleyici işleme karşı ise idari yargıda dava açılması gerekmekte olduğundan, uyuşmazlıkların aynı dosyada görüm ve çözümünün hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; uyuşmazlıklara bakacak yargı mercilerinin farklı olması nedeniyle söz konusu Yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle Danıştayda, bireysel işlem için görevli adli yargı yerinde ayrı dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-d maddesi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde, yukarıdaki hususlar gözetilerek, Yönetmeliğin dava konusu hükümlerinin iptali istemiyle dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Danıştayda dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun’un 15/5. maddesi hükmüne göre, dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde, davanın reddedileceği hususunun davacıya tebliğine,
3. Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmasına,
4. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta giderinin ve kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.