Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/7149 E. , 2021/6772 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/7149
Karar No : 2021/6772
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …İşletmesi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …’nu temsilen, …Memur Sendikası (… …-Sen)
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …Havalimanı Elektronik Dairesi Başkanlığına bağlı Haberleşme Sistemleri Şefliğinde elektronik teknisyeni olarak görev yapan davacı tarafından, …tarih ve …sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı’nın Ek-1 sayılı Cetvelinde yer alan oranlar üzerinden havacılık tazminatı ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan havacılık tazminatı farkının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki kararının Danıştay Onbirinci Dairesinin 08/03/2017 tarih ve E:2016/2790, K:2017/2455 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyulmak suretiyle; davalı idarede görevli personelin görev yaptığı yer itibarıyla seyrüsefer personeli olup olmadığı hususunun ünite amirlerinin teklifi üzerine komisyon tarafından belirlendiği; bozma kararı doğrultusunda verilen 22/12/2017 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevap ile dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının ilk ataması yapıldığında herhangi bir alt birim ve sistemin belirtilmediği, ünite amirince havalimanı ihtiyacına binaen hem seyrüsefer hem de terminal hizmetlerinde görevlendirildiği, dolayısıyla görev yerinin belirli olmadığı, idarece norm kadrosunun açık ve net olarak ortaya konulmadığı, hizmet verdiği birim, ifa ettiği görevin niteliği, aldığı eğitim ve bitirdiği kurslar dikkate alındığında, davacının …tarih ve …sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı’nın Personel Maliyetleri Tamamen Karşılanan (1. Grup) Ek-1 Sayılı Cetvel Tazminat Dağıtım Tablosunun XIII. Grubunun 30. sırasında yer aldığının görüldüğü, öte yandan, …tarih ve …sayılı komisyon kararıyla idarece havacılık tazminatının (davacının talebine uygun olarak) I. Gruptan ödenmeye başlanıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile tazminat talebinin kabulüne, davacının idareye başvuru tarihinden (16/10/2014) itibaren maaşında oluşan parasal kayıplarının, her bir aylık ödemenin hak edildiği tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Herhangi bir personelin maliyetleri kısmen karşılanan (ortak) grupta değerlendirilmesinde belirleyici tek kriterin, söz konusu personelin hava seyrüsefer hizmetleri dışında yürüttüğü başka bir görevinin bulunup bulunmaması olduğu, keza, elektronik personelinin bir kısmının kuruluşlarının seyrüsefer hizmetleri dışındaki faaliyet alanlarında da görev yapması halinde ortak grupta değerlendirildiği, davacının taleplerinin, Kuruluşlarının mevcut yapısı dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının yoksun kalınan parasal haklara ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, “davacının idareye başvuru tarihinden (16/10/2014) itibaren maaşında oluşan parasal kayıpların, her bir aylık ödemenin hak edildiği tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine” ilişkin hüküm fıkrasına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlanmıştır.
Belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir.
Başka bir anlatımla dava, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür.
Bu durumda; 16/10/2014 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun, davalı idarenin 27/10/2014 tarihli işlemiyle reddi üzerine, 12/12/2014 tarihinde bakılan davanın açıldığı dikkate alındığında; başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihinin belirlenerek, söz konusu tarihten itibaren, davacının yoksun kaldığı parasal hakların başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Temyize konu karardaki tazmin edilecek parasal hakların başlangıç tarihine ilişkin bu yanlışlık, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlıklar kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, “idareye başvuru tarihi olan 16/10/2014 tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içerisindeki ilk uygulama tarihi olan 15/09/2014 tarihinden itibaren yoksun kalınan parasal hakların, başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile tazminat talebinin kabulü, davacının idareye başvuru tarihinden (16/10/2014) itibaren maaşında oluşan parasal kayıplarının, her bir aylık ödemenin hak edildiği tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının yukarıda açıklandığı şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.