Danıştay Kararı 12. Daire 2018/3791 E. 2021/6807 K. 15.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/3791 E.  ,  2021/6807 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3791
Karar No : 2021/6807

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda uzman yardımcısı olarak görev yapan davacının, mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinde önce göreve başlayan bankalar yeminli murakıp yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan mali ve sosyal hak ve yardımların göreve başladığı 30/12/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onbirinci Dairesinin 26/05/2016 tarih ve E: 2016/1711 K: 2016/2747 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle; davalı kurumda 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan davacının; mali, sosyal hak ve yardımlarına sınırlama getiren 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 11. maddesinin (b) bendinde yer alan “uzman” ibaresi Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğinden ve 15/01/2012 tarihinden önce ve sonra göreve başlayan bankalar uzman yardımcıları arasındaki mali, sosyal hak ve yardımlarına ilişkin farklılığa yol açan sınırlamanın yasal dayanağı kalmadığından, davacının mali, sosyal hak ve yardımlarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan personelle eşitlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka uygunluk görülmediğinden, dava konusu işlemin iptaline, davacının işe başladığı 30/12/2013-26/04/2016 tarihleri arasındaki mali ve sosyal hak ve yardımların başvuru tarihinden (13/03/2015) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, 26/04/2016 tarihinden sonra yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemine ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının mali ve sosyal haklarının, 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlaması nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 11. maddesi ve bu madde uyarınca yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu Kararındaki hükümlere ve belirlemelere göre tespit edildiği, yapılan işlemlerin, mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleştirildiği ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin, temyiz isteminin kısmen reddi ile İdare Mahkemesince verilen kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanması; kısmen kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle davacının 30/12/2013 – 26/04/2016 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 13/03/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY : 15/01/2012 tarihinden sonra davalı kurumda uzman yardımcısı olarak göreve başlayan davacının, anılan tarihten önce uzman yardımcısı kadrosuna atananlarla, kadro, görev, unvan ve sorumluluklarının aynı olmasına karşın mali ve sosyal haklarının çok düşük olarak belirlendiğinden bahisle, mali ve sosyal haklarla ilgili eşitliğin sağlanması talebiyle davalı idareye 13/03/2015 tarihinde yaptığı başvurunun reddi üzerine 19/03/2015 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın, dava konusu işlem nedeniyle davacının 30/12/2013-26/04/2016 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal haklarının, başvuru tarihi olan 13/03/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda; mali, sosyal hak ve yardımların 15/01/2012 tarihinden önce kurumda göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi gerektiği iddiası gibi süreklilik arzeden parasal ödemeler ile ilgili olarak belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir.
Başka bir anlatımla dava, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise; ancak, dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarede 30/12/2013 tarihinde göreve başlayan davacı tarafından, mali, sosyal hak ve yardımların 15/01/2012 tarihinden önce kurumda göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle davalı idareye 13/03/2015 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine 19/03/2015 tarihinde temyizen incelenen davanın açıldığı, mahkemece, yoksun kalınan tutarın davacının işe başladığı 30/12/2013 tarihinden itibaren hesaplanarak idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacı tarafından 13/03/2015 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine başvuru tarihinden itibaren 120 gün içinde bakılan davanın açıldığı anlaşıldığından, Mahkemece, dava tarihinden geriye doğru 120 gün, başvuru tarihi olan 13/03/2015 tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihi belirlenerek, anılan tarihten itibaren mali, sosyal hak ve yardımların ödenmesine hükmedilmesi, bu tarihten önceki döneme yönelik olarak ise davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yoksun kalınan tutarın, davacının işe başladığı 30/12/2013 tarihinden itibaren hesaplanarak ödenmesine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA;
2.Kısmen kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle davacının 30/12/2013 – 26/04/2016 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihi olan 13/03/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3.Dosyanın bozulan kısmı hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,
4.2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.