Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/6651 E. , 2021/6277 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6651
Karar No : 2021/6277
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : …Adına Velayeten, Kendi Adlarına
Asaleten …ve …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : Davacılar tarafından, …’ın Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleşen doğumunda uygulanan yanlış tedavi neticesinde uzuv ve bedensel güç kaybı meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 300.000,00 TL maddi, (dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle) 400.000,00 TL manevi tazminatın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, aydınlatma yükümlülüğünün idare tarafından yerine getirilmediği, ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/12/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dava dosyasının incelenmesinden, doğumun gerçekleştiği hastanede gebenin doğumdan önce de takiplerinin yapıldığı, doğumdan yaklaşık 2 hafta önce yapılan ( 39 hafta 1 günlük) USG tetkiklerinde bebeğin kilousunun 4189 gram olarak ölçüldüğü, doğumdan iki gün önce yapılan USG tetkikinde bebeğin kilosunun 3870 gram tespit edildiği ancak 13/10/2010 tarihinde gerçekleşen doğumda bebeğin 4150 gram olarak dünyaya geldiği anlaşılmaktadır.
Davacılar tarafından, doğum öncesinde bebeğin biraz iri olduğunun, sezaryenle doğum yapılacağının doktor tarafından söylendiği belirtilmiş olmakla birlikte; dosyada mevcut, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu raporunda, doğum öncesinde bebeğin tahmini fetal ağırlığına ilişkin tetkiklerin neden uyumsuz olduğu hususunun, (davacıların da bebeğin iri bebek olduğu ve bunun bilinerek sezaryen planlandığı iddiası kapsamında) değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Belirtilen bu durumda, eksik inceleme nedeniyle hükme esas alınamayacak nitelikte olan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş olduğu sonucuna varıldığından ve yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle hazırlanacak olan Adli Tıp Kurumu Üst Kurulunca düzenlenecek bir bilirkişi raporu uyarınca karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması oyuyla, Daire kararına katılmıyorum.