YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5219
KARAR NO : 2013/17364
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :İzmir 2. Aile MahkemesiTARİHİ :28.12.2012 NUMARASI :Esas no:2011/1090 Karar no:2012/1036Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından; kusur belirlemesi, tazminat, yoksulluk nafakası ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.2-Davacı-davalı kadının düzenli ve sürekli gelir getiren bir işte çalıştığı, tarafların gelirlerinin birbirlerine denk olduğu, davacı-davalı kadının boşanma ile yoksulluğa düşmeyeceği, Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının somut olayda kadın lehine oluşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru bulunmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 20.06.2013 (Per.) KARŞI OY YAZISIÖn inceleme aşamasına kadar maddi ve manevi tazminat talep etmeyen eş, ön inceleme duruşmasında karşı taraf hazır ise ancak onun açık muvafakati ile istemde bulunabilir. Açıklanan kural (HMK md. 141/1) gözetilmeden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. KARŞI OY YAZISIDavacı-davalı kadın tarafından 15.11.2011 tarihinde, davalı-davacı koca tarafından da 05.04.2011 tarihinde açılan boşanma davalarının birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda davac-davalının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacı-davalının dava dilekçesi, davalı-davacıya 15.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği halde, davalı-davacı süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş, davacı-davalı vekili ön incelemenin yapıldığı 09.02.2012 tarihinde verdiği dilekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacı-davalının karşı dava dilekçesine verdiği cevap dilekçesinde de maddi ve manevi tazminat talebi bulunmamaktadır.Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK md. 141/1). Ön inceleme duruşmasının yapıldığı gün maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulması iddianın genişletilmesi niteliğindedir. Davacı-davalı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi bulunmadığı gibi; davalı-davacının talebin genişletilmesine açık muvafakatı da bulunmamaktadır. O halde; davacı-davalının maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK.md.174/2) tazminat talepleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına kararı” verilecek yerde, yazılı şekilde davacı-davalı yararına tazminatlara hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu yönden de bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bu yöne ilişkin görüşüne katılmıyorum.