Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/17990 E. 2013/21695 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17990
KARAR NO : 2013/21695
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Kızıltepe Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiTARİHİ :04.04.2012 NUMARASI :Esas no:2010/1077 Karar no:2012/477Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davada “taraf olarak gösterilen” nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmekle ve bir hükmün davanın taraflarınca temyiz edilmesinin mümkün bulunmasına göre evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması (TMK md. 145/4) sebebiyle mutlak butlan davası Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davaname ile açmıştır. Cumhuriyet savcısı, Kanunda açıkça öngörülen hallerde hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır (HMK md. 70/1). Mutlak butlan davası açma Cumhuriyet savcısı için bir görev olduğundan (TMK md.146/1) duruşmalarda hazır bulunması gereği de görevin doğal sonucu olarak bir zorunluluktur. Bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığının duruşmalara katılması sağlanmadan yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.2-Mutlak butlan sebebiyle evlenmenin iptali davalarında nüfus müdürlüğünün taraf sıfatı olmadığından nüfus müdürlüğü hakkındaki davanın “husumet yönünden” reddine karar verilmemesi doğru görülmemiştir.3-Kabule göre de; alınan nüfus kayıtlarından davalılardan Adle’nin diğer davalı Mahmut’un kardeşinin kızı olduğu yani davalıların dayı-yeğen oldukları görülmektedir. Türk Medeni Kanununun 129. maddesinde evlenmeye engel teşkil edecek olan hısımlık dereceleri gösterilmiş ve dayı-yeğen arasındaki evlenmenin yasak olduğu belirtilmiştir. Buna rağmen yapılan evlilikler ise mutlak butlanla batıldır (TMK md 145/3). Davalılar M. ve Adle esasen dayı- yeğen olmadıklarını, nüfus kayıtlarında yanlışlık olduğunu iddia ettiklerine göre davalılara nüfus kaydının düzeltilmesi davası açmaları için süre ve imkan tanınması, dava açtıkları taktirde bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken hatalı yorumla yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 24.09.2013 (Salı) KARŞI OY YAZISIDava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. Mad. 145/4) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanarak Cumhuriyet savcısı tarafından Ümraniye Nüfus Müdürlüğü, Hanım Bülbül ve Seyfettin Bülbül hasım gösterilerek açılmıştır.Dava nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde bulunmadığı gibi dava sonucunda verilecek iptal hükmünün nüfusa tescil edilecek olması da nüfus idaresinin hasım olarak gösterilmesini gerektirmez. Hal böyleyken nüfus idaresi hasım gösterilmiş ve yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Hasım gösterilmemesi gereken davalı nüfus idaresinin reddedilen davanın, kabulüne karar verilmesine yönelik temyiz talebinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı nüfus idaresinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.