YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/363
KARAR NO : 2012/18198
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
Davacı S. T. vekili tarafından, davalı M. K. aleyhine 20/07/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/11/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı tarafından idare aleyhinde idari yargıda açılan atama tasarrufunun iptali istemine ilişkin dava dosyasına ibraz olunan 05.05.2009 tarihli karar düzeltme istemini içerir dilekçesinde, kendisi hakkında hakaret ve iftira niteliğinde beyanlarda bulunulduğu gerekçesi ile uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, idari yargıda görülen dava dosyasına davalının 07.04.2005 günü ibraz ettiği dilekçesindeki davacıya yönelik iddialardan dolayı davacı tarafından tazminat davası açıldığını, davanın kısmen kabul edilerek kesinleştiğini, bu kez aynı iddiaların 05.05.2009 günlü dilekçe içeriğinde tekrar edilmesinden dolayı yeniden tazminat istemi ile dava açılmış ise de aynı nedenden dolayı iki tazminat verilemeyeceğinden her iki davanın konusu ve içeriği aynı olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK nın dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinde “ i) Aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.” sayılmıştır. Ne var ki aynı dava tabiri, tarafları, konusu ve hukuki sebebi aynı olan davalar için kullanılabilecek bir tanımdır. Davacı tarafından davalı aleyhinde önceden açılan davanın konusu; davalının bir başka dava dosyasına ibraz ettiği 07.04.2005 günlü dilekçe içeriğinin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturması nedenine dayanmaktadır. Eldeki davanın konusu ise davalı tarafından aynı dava dosyasına ibraz olunan bu kez 05.05.2009 günlü dilekçe içeriğindeki beyanların davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu iddiasıdır. Her iki dilekçe içeriğindeki beyanlar aynı olsa dahi dilekçeler farklı tarihli olup hukuk alanında doğuracakları sonuçları da farklı olacaktır. Şu durumda, mahkemece, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile istemin reddedilmiş olması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.