YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3823
KARAR NO : 2006/13601
KARAR TARİHİ : 10.10.2006
MAHKEMESİ :Torbalı 1. A.H.
TARİHİ :07.07.2005
NUMARASI :433-478
DAVA TÜRÜ :Mirasta İade – Tenkis
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün *duruşmalı temyiz eden davacılar vekili Avukat E. İ. geldi.Temyiz eden karşı taraf tebligata rağmen gelmedi.Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre mirasta iadeye yönelik sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacılar “iadenin mümkün olmaması halinde dava konusu gayrimenkullerde mahfuz hisseyi aşan kısmının tenkisine” karar verilmesini istemişlerdir.Bu talep yönünden tarafların delillerin toplanıp, gerektiğinde bilirkişi incelmesi yaptırılıp sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde red hükmü kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün 2. bentte yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyizin 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 450 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, bozma sebebine göre davalının vekalet ücretine yönelik temyizinin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 10.10.2006 Salı
KARŞI OY YAZISI
Yasal mirasçı davacı tarafından kardeşi olan davalıya karşı mirasbırakanları olan annesinden “miras payına mahsuben” elde ettiği sağlararası karşılıksız kazandırmayı denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermesi için “mirasta denkleştirme” davası açıldığı, yerel mahkeme tarafından “dava konusu taşınmazların minnet duygusu içerisinde davalıya kayıtsız şartsız bağışlandığı” sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır.
Çekişme nedir?;
Mirasta denkleştirme koşulları oluşmuş mudur?
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 S.K. md.17) Mirasbırakan F. Ş. 3.3.2002 tarihinde ölmekle 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
Mirasta denkleştirmenin istenebilmesi için aşağıdaki koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir;
-Denkleştirme “sağlararası” (TMK. m. 669, f. I, 9.sözcük) kazandırma için istenebilir. Mirasbırakan sağlararası bir işlemle Torbalı ilçesi Yeniköy köyünde bulunan bağ ve tarla niteliğindeki taşınmazlarını 2.3.1994 günü davalı oğluna hibe etmiştir.
-Mirasbırakanın kazandırması “karşılıksız” (TMK. m. 669, f. I, 10.sözcük) olmalıdır. Mirasbırakan dava konusu taşınmazları davalı oğluna “hibe” etmiştir.
-Kazandırma “yasal mirasçıya” (TMK. m. 669, f. I, 1-2.sözcük) yapılmalıdır. Mirasbırakan dava konusu taşınmazları “oğlu olan yasal mirasçısı” davalıya hibe etmiştir.
-Mirasbırakan tarafından; çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmaların denkleştirmeye tabi olmadığı açıkça kendisi tarafından açıkça belirtilmiş olmamalıdır. (TMK. m. 669, f. II) Mirasbırakanın bu yönde bir iradesi açıklanmış ya da kanıtlanmış değildir.
-Mirasbırakanın kazandırması denkleştirme dışı (TMK. m. 675) kazanım oluşturmamalıdır. Tarafların kazandırmanın TMK m. 675 (Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, Yetkin Yayınevi: I. Cilt, (TMK. m. 1-351), Ankara 2004 ( 1614 sayfa), II. Cilt, (TMK. m. 352-1030) Ankara 2004 (1628 sayfa), Kısaltma: GENÇCAN-TMK, s. 2399) kapsamında olduğu yönünde bir iddası/savunması yoktur.
Öncelikle “kural olarak” kanıtlama yüküne açıklık getirilmelidir.
Mirasbırakanın altsoyuna yaptığı kazandırmaların denkleştirmeye tabi olmaması için bu konudaki iradesini “açıkça” belirtmiş olmalıdır. (Aynı görüş: ANTALYA, s.338, KILIÇOĞLU, s. 437) Başka bir anlatımla altsoy lehine yapılan kazandırmalarda denkleştirme asıldır. Aksini iddia eden altsoy bunu kanıtlamalıdır. (Aynı görüş: KILIÇOĞLU, s. 440, AYAN, s.252, HATEMİ, s.43, AYBAY, s.110, İNAN/ERTAŞ/ALBAŞ, s. 575)
Şimdi de davalıya yapılan kazandırmanın “niteliği” belirlenmelidir.
Bu belirlemenin sağlıklı olabilmesi için “tarafların statüsü” açıklanmalıdır.
-Mirasbırakan F. Ş. 1329 doğumludur. Kazandırmayı gerçekleştirdiği 2.3.1994 günü dul idi.
-Davalının özelliklerini “kendi tanıkları” şöyle açıklamaktadır: “Davalı, annesine ait yerleri ekip biçiyor, onunla geçimini sağlıyor.”. Diğer tanık: “Davalı, tarım ile geçiniyor. Annesinin kendisine verdiği arazileri kullanarak geliri ile geçiniyor.”
Bağımsız ekonomik yaşamın “kurulması” ve “sürdürülmesi” amacıyla yapılan kazandırmalar da TMK m. 669 f. II kapsamındadır. (Aynı görüş: İNAN/ERTAŞ/ALBAŞ, s. 576, ANTALYA, s.335, DURAL/ÖZ, s. 323)
Dava konusu taşınmazlardan 411 parsel sayılı taşınmaz: 9.600 m2 bir bağ olup 421 parsel sayılı taşınmaz ise. 13.800 m2 bir tarladır. Dava konusu taşınmazlar her türlü sulu tarım yapılabilen 1. sınıf tarım arazisidir. Dava konusu taşınmazların 2002 yılı değeri toplam: 62.984.937.600 TL’dir.
TMK m. 669 f. II kapsamındaki kazandırmalar “kendiliğinden” denkleştirmeye tabidir. Yeter ki mirasbırakan aksini “açıkça” belirtmiş olmasın. Aksine davalı tanığının ifadesine göre “Mirasbırakan geriye kalan malları için tüm mirasçıların paylarını almalarını istiyordu”
Davalıya yapılan temlik, mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak “benzeri” karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu bir kazandırmadır. (Mirasbırakanın ticaret yapması için oğluna para vermesi gibi. İMRE, s. 702) Aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadığından/bu olgu davalı tarafından da kanıtlanamadığından kazandırma denkleştirmeye tâbidir.
Değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.