Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/3151 E. 2013/5443 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3151
KARAR NO : 2013/5443
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın eyleminin sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan, katılan vekilinin sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, kardeşi Mustafa’nın eşi ile mağdur Fuat arasında duygusal birliktelik olduğunu düşünen sanık Ejder’in bu durumdan duyduğu rahatsızlığı Fuat’a ilettiği ve bu konudan dolayı Fuat tarafından 2 ay boyunca tehdit edildiği, Fuat’ın tehditlerinden dolayı maruz kaldığı haksız tahrik altında olay günü kendisine ait 12 numara fişek atan av tüfeğini alan Ejder’in Fuat’ın çalıştığı tarlaya gittiği, burada traktör ile tarlayı süren Fuat’ı gördüğü, Ejder’in elinde av tüfeğini gören Fuat’ın ise traktörün üzerinde ayağa kalktığı, bunun üzerine Ejder’in birkaç metre mesafeden Fuat’ın ayaklarına hedef alarak dört el ateş ettiği, bu atışlar sonucu her iki bacakta ve sol uylukta toplu saçma isabeti nedeniyle hayati tehlikeye neden olmayacak şekilde doku defektleri oluştuğu, sağ bacakta doku defektine, 5. (ağır) derecede tibia ve fibula parçalı kırıklarına neden olan yaralanması nedeniyle organlardan veya duyularından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olan diz altı ambutasyonu (kesilmesi) uygulaması yapıldığı, daha sonra Fuat’ın yaralanması nedeniyle traktörden düşmesi üzerine korkuya kapılan Ejder’in kaçarak olay yerini terkettiği olayda;
Av tüfeği ile yakın mesafeden bacağa yönelik yapılan atışlarda, toplu saçma girişi ile geniş doku ve kemik defekti (eksikliği, kaybı) yanında ana damar ve sinir paketinin tamamen parçalanıp ani ve bol miktarda kan kaybı sonucu kısa sürede ölümün meydana geldiğinin bilinen bir durum olması nedeniyle; somut olayda kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması, atış mesafeleri ve meydana gelen yaraların nitelikleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 02.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.